DOLAR 5,7125
EURO 6,3746
ALTIN 278,0
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Az Bulutlu

Paralel Yapı Böyle Olur

30.05.2014
46
A+
A-

Orhan Karataş

Ortalığa saçılan tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvetinin üzerini örtebilmek için bir “paralel yapı” masalı anlatmaya başladılar. Aslında bu ülkede gerçekten de bir paralel yapı vardır. Bu yapı ülkeyi bölmek için AKP’nin özel himayesinde yürümekte ve hayal bile edemeyeceği mesafeler kat etmektedir. Tıpkı hırsızlığı örtmek için buldukları kılıf gibi, bu ihaneti gizlemek için de, “çözüm” kılıfı bulmuş ve millete bu masalı anlatmışlardır.

Nasıl da birbirlerini tamamlıyorlar

AKP-PKK paralel yapılanmasının hangi boyutlara ulaştığını bizzat sayın başbakanın itirafları belgeliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümeti, dağa kaçırılan çocuklar için PKK’nın uzantısı HDP’den himmet beklediğini ilan etmiştir. Bu açıklama hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, birbirlerini nasıl tamamladıklarını ve paralel hareket ettiklerini bir defa daha belgelemiştir. AKP bölgede devleti işlemez hale getirerek meydanı boşaltıyor. PKK bu fırsattan faydalanıp ihanete yeni halkalar ekleyip, fiili durum oluşturuyor. Sonra AKP gereğini yapıp bu ihaneti resmi ve kalıcı hale getiriyor.

Bölgede devlet yok

“Çözüm süreci” denilen yıkım planı, başından itibaren böyle işliyor. Habur rezaletleri ile başlayan, Oslo ihanetiyle devam eden süreç, İmralı’daki bebek katilinin tam ve kesin şekilde kontrolü ele almasıyla devam etmiştir. Bunun sonucunda ülkenin belli bir bölgesinde artık farklı paçavralar sallanıyor, farklı bir dil konuşuluyor ve farklı bir sistem işliyor. “Yurt dışına çıkıyorlar” denilerek yol verilen dağdaki eli silahlı katiller şehirlere inmiş, dışarıdaki kamplara gidenler de daha eğitilmiş ve silahlanmış şekilde geri dönüp, AKP’nin kendilerine bahşettiği düzen içindeki yerlerini almışlardır. Bugün artık bölgede devlet yoktur ve kontrol tamamen bu AKP paraleli terörist katillerdedir. Bu bizim iddiamız değil, bizzat devlet görevlilerinin yaptığı açıklamaların ortaya koyduğu tablodur.

Kuzuyu kurda teslim ettiler

Başbakanın dağa kaçırılan çocuklar için HDP’yi adres göstermesi, başka hiçbir şeye gerek kalmadan devletin ne hale getirildiğini ve ülkenin içler acısı durumunu ortaya koyan fazlasıyla yeterli bir belgedir. Kuzunun kurda teslim edildiğinin itirafıdır. AKP’yi bu şekilde teslim alan ihanet güruhu, artık bölgede devleti tanımıyor ve kendi düzenini kuruyor. Son birkaç gündür medyaya yansıyan haberler bunun yansımasıdır. Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklamada nasıl bir paralel yapı kurulduğunu ve ne kadar ileri gidildiğini acı biçimde ortaya koymuştur. PKK’lı hainler bir günde, yol kesme, adam kaçırma, cinayet, silah ve bomba nakli gibi 6 farklı eylem yapabilmişlerdir. Diyrabakır’a giden yollarda kontrol bu katil sürüsündedir ve günlerdir hükümet bu duruma seyirci kalmaktadır. Çocukları kaçırılan analar çaresiz biçimde feryat ediyorlar ve gidip himmet aradıkları yer, devlet değil ne yazık ki PKK uzantıları olmuştur. Zaten sayın başbakan da orayı adres göstermemiş miydi?

Bir acı itiraf daha

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı AKP’li Ayhan Sefer Üstün, AKP-PKK paralel yapılanmasının bir başka çarpıcı örneğini itiraf etmiştir Üstün’ün “Güneydoğu’daki bir okulumuzda bir sınıfın tamamı, öğretmenleri tarafından dağa çıkarıldı” açıklaması, bir ibret tablosudur. Bu sözler bölgede devletin nasıl yok edilip PKK ve uzantılarına teslim edildiğini belgelemekle kalmıyor, Türk eğitim sisteminin getirildiği içler acısı durumu da gözler önüne seriyor. Çocukları PKK uzantısı öğretmenlere teslim edip, bunun adına da “Milli Eğitim” diyorlar. Sonra da çıkıp çocuklara bedava kitap ve bilgisayar dağıtarak nasıl güzel bir sistem kurduklarını, bu millete övüne övüne anlatıyorlar. Alın size çözüm süreci, alın size eğitim sistemi.

Arınç-Irmak paslaşması

AKP ile PKK’nın nasıl birbirlerini tamamladıklarını ve paralel hareket ettiklerini ibret verecek biçimde belgeleyen bir başka örneği daha Türk milletinin takdirine sunalım: Dağa kaçırılan çocuklar için HDP’den yardım istenmesi, bölücü hainlerin ihaneti daha da ileri götürmeleri için bulunmaz bir fırsat oluşturdu. Kendilerine uzatılan bu pası hiç kaçırmadılar. Eli silahlı katiller iyice azıp zıvanadan çıkarken, siyasi uzantıları da kalan hedeflerine ulaşmak için harekete geçtiler. PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin Şırnak Milletvekili Selma Irmak,”müzakere yasasını çıkarın, düzenlemeleri yapın, hukuksal süreci başlatın, hep birlikte gidelim o dağlarda kamp kuralım ve ‘bütün çocukları almadan gelmiyoruz’ diyelim, var mısınız?” diyerek, işbirliği içinde oldukları iktidara dağdaki eli silahlı katilleri kucaklayacak bir teklif sundu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan bu sözlere gelen, “Eğer çözüm sürecine gerçekten inanıyorsak, bu dağdakileri indirmekle, siyasete ve fikir konuşmasına davet etmekle mümkün olur” cevabı, aralarındaki işbirliğinin, birbirlerini nasıl tamamladıklarının ve paralel yapılanmanın ibret veren bir belgesi oldu.

Hazmettir hazmettire

Olanlar olacakların habercisidir. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde AKP’yi tam olarak kontrole alan PKK ve uzantıları, artık kesin sonuç almak için harekete geçmişlerdir. Devletin tamamen çekilerek bölgede oluşturdukları fiili durumun ve özerk yapının resmi hale getirilmesini ve kontrolün tamamen kendilerine bırakılmasını, dağdaki eli silahlı katillerin ve yöneticilerinin şehre indirilip siyaset yapmalarına yol verilmesini, İmralı’daki katilin serbest bırakılmasını dayatmaktadırlar. Aksi halde, neler olacağını da yaptıkları katliamlarla, adam kaçırmalarla ve azgınlıklarla gösteriyorlar. AKP hükümeti bütün bunlar karşısında sadece susmakla kalmıyor, hazmettire hazmettire istediklerini veriyor. İhanetin ilerlemesinin, anaların feryadının, ülkenin bölünmesinin ne önemi var? Yeter ki, AKP’ye bir şey olmasın, yeter ki Cumhurbaşkanlığı hesapları şaşmasın.

Vah Türkiyem vah.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.