DOLAR 5,7656
EURO 6,4023
ALTIN 273,5
BIST 108.673
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

Paket üzerine…

07.10.2013
87
A+
A-

Hani “Takke düştü, kel göründü” derler ya, bu paket meselesi de aynen öyle oldu. Sayın Başbakan’ın “Paket” açıklamasını dinlerken kulaklarıma inanamadım, haber sayfalarından tekrar tekrar okudum yazılı metni. Övünmek gibi olmasın ama iyi bir hafızam olduğuna eminim. Buna rağmen açılım süreci denen “Melanet süreci” başladığından bu yana oluşturduğum arşivime bir göz atmadan edemedim. Açıklanan pakette yer alan konulara çok da fazla şaşırmamakla birlikte, bu boyutta bir çelişki ve tutarsızlık beklemiyordum.
Benim arşivlerime göre Sayın Başbakan 24.09.2010 tarihinde diyor ki; “Kendi bölgenizde nerede isterseniz, kurslarınızı açabilirsiniz. Dilinizi öğretebilirsiniz. Ama bizden resmi olarak ana dilde eğitim beklemeyin…” Ve devam ediyor Sayın Başbakan, “Bunu bizden beklemeyin. Çünkü Türkiye’nin resmi dili Türkçe’dir…” diye.
Yine Sayın Başbakan, 01.05.2011 tarihinde katıldığı Siyaset Meydanı programında kendine has üslubuyla kelimesi kelimesine şöyle diyor; “Kardeşim bu kadar istiyorsan, arzuluyorsan kurslarını kur, gidip orada öğrenin. Ama okullarımızda resmi dilde eğitimden taviz verdiğimiz anda, bu bizim birliğimizi, beraberliğimizi ve bütünlüğümüzü yok eder…”
Daha yakın bir tarihte 17.08.2013 günü yurt dışı seyahatinden dönüş yolunda uçakta yaptığı açıklamada ise; “Resmi ve özel okullarda ana dilde eğitim olmayacak, ülkeyi bölecek adımlar atmayacağız…” ifadelerini, altını çizerek kullanıyordu.
Nihayet, AKP iktidar sözcülerinin “Tarihi gün” diyerek neredeyse bayram olarak ilan edecekleri 30.09.2013 tarihinde “Demokratik Paket” sunumunu yapan Sayın Başbakan’ın konuya dair beyanları aynen şöyledir; “Yapacağımız yasal değişikliklerle, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz…”
Bir sütuna sığacak bir köşe yazısında, bahse konu AKP ve İmralı ortak yapımı olduğu açıkça belli olan söz konusu “Paket” hakkındaki düşüncelerimizi, tümüyle ifade edebilmemiz elbette mümkün değil. Bu sebeple pakete dair kendi düşüncelerimi değil, paketle birlikte sadece bir tek konuda bile nasıl aldatıldığımızı paylaşmak istedim sizlerle.
Merak bu ya, ülke genelindeki iktidar şakşakçılarını ulusal medyadan gözlemledikten sonra, “Demokratikleşme Paketi’nin” bir de yerel medyada nasıl bir yankı bulduğuna göz gezdireyim dedim. İlk gözüme çarpan, bence önemli bir Sivil Toplum Kuruluşu yöneticisinin, hangi akla hizmet ederek yaptığını pek anlayamadığım açıklaması oldu. Bana göre dinleyip, dinlemediği veya okuyup, okumadığı bile şüpheli olan bu Sayın STK Yöneticisi; “Sayın Başbakanımızın açıkladığı Demokratikleşme paketi, Türkiye’nin önünü açacak bir pakettir…” buyurmuşlar.
Aslında içimden kahkahalar atıp, gülmek geldi bu muhteşem açıklamaya ama kendisi duymayacağı için, işe yaramayacak diye vazgeçtim. Onun yerine kendilerine bir tavsiyede bulunmayı uygun gördüm. Başında bulundukları STK’nın diğer mensup ve yöneticileri kabul ederler mi bilemem ama eğer kabul ettirebilirlerse, kendilerini hangi ana dile mensup hissediyorlarsa, o dilde eğitim yapan bir okul yaptırsalar ve açılışına da Sayın Başbakan’ı davet etseler. Böylece hem ülkenin ufkunu açacağına inandıkları “Paket” e katkıda bulunmuş olurlar hem de bir ihtimal önümüzdeki dönem AKP Milletvekili aday sıralamasına bugünden yatırım yapmış olurlardı. Bizimkisi sadece bir öneri…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.