DOLAR 5,6976
EURO 6,2701
ALTIN 280,1
BIST 101.847
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Hafif Sağanak

Oyun içinde oyun

28.10.2014
37
A+
A-

PKK ihanetinin çığırından çıkması karşısında AKP’den gelen açıklamalar, nasıl bir perişanlık yaşandığını, kendi elleriyle ülkeyi bölünmenin eşiğine nasıl getirdiklerini ve şimdi de nasıl çaresiz kalıp yılana sarıldıklarını ibret verecek biçimde belgeliyor.

Hani analar ağlamayacaktı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beyanları çok çarpıcıdır. PKK’nın ve uzantısı olan siyasi partinin de çözüm istemediğini söylüyor. Sizin “Çözüm” dediğiniz şey PKK ve uzantılarını ikna edip terörden ve ihanetten vazgeçirmek değil miydi? Bu güruh çözüm istemiyorsa, bugüne kadar kimlerle neyi görüştünüz ve bu kadar teslimatı kime yaptınız? Hani barış gelecekti, kan akmayacaktı, analar ağlamayacaktı? Bugüne kadar yapılan teslimatların her birini “elde var bir” sayıp, her defasında daha fazlasını isteyen bunlar, veren de siz değil miydiniz? Bütün bunların sonunda gelinen yer, “bugüne kadar hiç olmadığımız kadar güçlüyüz, savaşsa savaş, her şeye varız” olmadı mı? Bu hainlerin çözüm istemediklerini anlamak için ülkenin bir bölümünü kayıtsız şartsız bu ihanet güruhuna teslim etmek mi gerekiyordu? Bugün ülkenin dünden daha iyi olduğunu, bölünme noktasına gelmediğini söyleyebilecek bir Allah’ın kulu var mı? Dün sorduk, bir defa daha tekrar edelim, isyan provalarının, bu kadar maddi ve manevi kaybın, daha da önemlisi şehitlerimizin hesabını kimden soracağız?

Yılana sarılmak bu olmalı

Sayın Cumhurbaşkanının sonraki cümlesi daha da ilginç ve tehlikeli. “İmralı gördüğüm kadarıyla rahatsız oldu ve ‘Çözüm sürecini bozmayın’ açıklamasını yaptı. ‘Engellemeyin’ dedi.” Diyor. Denize düşenin yılana sarılması, tam da bu olmalı. Bu katilin çözüm sürecinden anladığı, kendi canını kurtarmaktır. Onun dışında ne niyetinde, ne hedefinde en küçük bir değişiklik olmadığını kendi beyanları net biçimde ortaya koyuyor. Siz bugüne kadar bu bebek katilinin bölünme hedefinden vazgeçtiğini, terör istemediğini hiç duydunuz mu? Tam tersine fırsat bulduğu her durumda meydan okuyor ve tehdit ediyor. Kendisine gönderilen milletvekillerine, “benimle oynanmayacağını AKP’lilere anlatmalısınız. Umarım AKP bizi yanlış anlamaz, anlarsa felaket olur” diyen, bu katil değil miydi?

Oyunu yıllar önce ilan ettiler

Sayın Cumhurbaşkanı itiraflarına devam ediyor: “Oyun içerisinde oyun. Bu tuzağı veya tezgahı kuran başka bir mantık var. PYD’nin mantalitesinin bu kadar güçlü olduğunu düşünmüyorum. Muhtemelen daha üst bir akıl var.” Diyor, sayın Cumhurbaşkanı. Bu cümle, adına “çözüm” denilen şeyin aslının ne olduğunun itirafıdır. Oyun içinde oyun olduğunu, “Aralarında Türkiye’nin de olduğu 22 ülkenin rejimleri ve sınırları değişecek” diyerek, zaten açık, net ve kesin şekilde yıllar önce ilan ettiler. Bu oyunun ne olduğunu Barzani zaten göstermemiş miydi? Irak’da yaşananlar, Suriye’nin durumu nasıl bir oyun oynandığını anlamaya yetmiyor mu?

Peki siz ne yapıyorsunuz?

Bütün mesele bu oyun karşısında sizin ne yaptığınızdır. Bütün dünya bu oyunun başarıya ulaşması için AKP’nin nasıl seferber olduğuna şahittir. BOP Eşbaşkanlığının bu oyunun dışında kaldığını söyleyebilir misiniz? Bu oyunu önce PKK ve PYD’nin aynı şeyler olduğunu söyleyip, sonra da PYD’ye yani PKK’ya yardım için koridor açarak, Türkiye’ye yöneltileceği kesin olan silah ve mühimmat yardımı yaparak bozamazsınız. Bu oyunu, İmralı canisiyle masa kurup, onun her istediğini yerine getirerek boşa çıkaramazsınız. Bu oyunu Barzani’yi kardeş ilan edip, Irak’ın parçalanmasını, PKK’nın arkasını sağlama almasını sağlayarak, Suriye’nin bataklığa dönmesi için herkesten önce koşarak uzaklaştıramazsınız. Bütün bu yanlışların, bu teslimiyetlerin oyunu hedefine ulaşmasına yardımcı olduğunu aklı başında olan herkes görüyor. Daha da vahim olanı, bu sözleri söyledikten sonra bile aynı yolda devam edilmesidir. Bir taraftan PKK ve uzantılarının çözüm istemediklerini, bir oyun oynandığını söyleyip, sonra da “çözüm”den bahsetmenin makul ve iyi niyetli izahını kimse yapamaz. Çözümün ülkenin varlığını ve birliğini çözdüğü, bölünmenin eşiğine getirdiği artık kesinleşmiştir.

Hangi kamu düzeni?

Benzer çelişkileri hayretle Sayın Başbakanın açıklamalarında da görüyoruz. “Çözüm süreci kamu düzeninin alternatifi değildir. Kamu düzeninde bir zaaf olacağı şeklinde algılanmamalıdır. Misilleme mantığı ile güvenlik birimlerine saldırılar olursa, bunun da cevabı verilir.” Diyor. Çözüm süreci denilen şeyin vardığı nokta, ayrı paçavraların asılması, ayrı asayiş birimleri kurulması, ayrı trafik kontrolleri yapılması, ayrı mahkemeler oluşturulması ve ayrı bir devlet inşasıdır. Hadi çıkın, bunların olmadığını söyleyin. Hangi kamu düzeninden bahsediyorsunuz sayın Başbakan? Valiyi, kaymakamı, devlet görevlilerini iş yapamaz hale getirerek, askeri kışlasına hapsederek mi kamu düzeni sağlayacaksınız? Misilleme mantığı ile isyan provaları yaptılar, katliamlara başladılar, meydan okudular. Bütün bunların karşısında devlet otoritesini tesis etmek yerine, İmralı canisine sarılıp, gece yarısı mesaj vermesi için seferber olan siz değil miydiniz?

Bu böyle gitmez

Herşey gayet açık. Artık ne yapsanız da saklayamıyorsunuz. Yanaşma ve beslemeleriniz gayreti yetmiyor. Yaptığınız açıklamalar hiçbir ümit ışığı vermediği gibi, bugüne kadar tamamı haklı ve doğru çıkan endişelerimizi daha da arttırıyor. Türk milleti yıllardır nasıl aldatıldığını görmüştür. Bu böyle gitmez. Sandığın önüne geldiği ilk fırsatta mutlaka gereği yapılacak ve bu yalan, talan ve ihanet döneme son verilecektir.

Orhan Karataş

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.