DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

Osmanlıca değil Türkçe

09.12.2014
88
A+
A-

Her seçim öncesi milletin zihnini bulandıracak, mazlum ve mağduru oynamasına imkan tanıyacak bir istismar bulmakta çok mahir olan AKP, yine aynı şeyi yapıyor. Yaklaşan seçimleri dikkate alarak inanç hortumculuğunu yeniden devreye sokarken, buna bir de “Osmanlıca” tartışmalarını ekledi.
ÖNCELİK ÜLKENİN VARLIĞI VE BİRLİĞİNDE
Altı kalın şekilde çizilecek ve önceliğe alınacak konu, seçim öncesinde ülkenin varlığı ve birliğinin ihanet masalarında pazarlığa açılmış olmasıdır. Bir hükümet düşünün ki, milletten aldığı iradeyi İmralı’daki bebek katiline ve kan dilli canilere teslim etmiş olsun. Şu anda AKP’nin “çözüm” dediği şey, tamamen budur. Oslo’da kurulan şeref masasındaki görüşmelerin ortalığa saçılmasından sonra, “Türk milleti bunu da hazmederse, artık uzağa gitmeye gerek görmez, bu kanlı masaları Ankara’da kurarlar” demiştik. Bugün tam da bunu yapıyorlar. Ankara’da hem de başbakanlık binasında İmralı ve Kan dilliler adına masaya oturan HDP heyetiyle, ülkenin varlığını ve birliği üzerinden pazarlıklar yürütüyorlar. Ve şu rezilliğe bakınız ki, alınan kararları Türk milletine değil, İmralı’daki caniye ve Kan dilli katillerin onayına sunuyorlar.
DEHŞET DENGESİ
Bu vahim durum her ne kadar AKP siciline uygun olsa da, asıl amaç PKK’yla anlaşıp seçimler öncesinde milleti afyonlayabilmektir. Meydanlarda, “görüyorsunuz, çözüm getirdik, analar artık ağlamıyor, olaylar durdu” diyebilmek için bir dehşet dengesi kuruyorlar. Hatta göstermelik olarak seçimin hemen öncesinde PKK’nın silah bıraktığı da açıklanırsa hiç şaşırmayacağız. Kameralar önünde, “kamu düzeni” nutukları atıyor, gerçek hayatta ülkenin belli bir bölgesinde kamu düzenini PKK’nın eli silahlı katillerine terk ediyorlar. PKK ile varılan anlaşmanın karşılığında AKP milleti kandırmayı bir defa başarırsa, yeni dönemde ülke Irak ve Suriye benzeri bir iç kargaşaya sürüklenerek bölünmenin ilk adımı olan federasyon hayata geçirilecek ve bebek katili salıverilecektir.
CAMBAZA BAK OYUNU
İnanç hortumculuğu ve Osmanlıca tartışmaları işte bu rezilliğin üzerinin örtülmesi içindir. Yine bir toplum mühendisliği ile çok dikkatli bir zamanlama yapılmış ve CHP sayesinde, “cambaza bak” oyunu oynanmıştır. Eğer aksi olsaydı, okullarda din dersinin daha alt sınıflarda okutulması ve Osmanlıca dersi verilmesi, şimdiye kadar çoktan hayata geçirilmiş olurdu. Zira, 12 yıllık bir iktidardan söz ediyoruz ve bu konularda düzenleme yapılmasında bize göre hiçbir sakınca ve engel yoktur. Özellikle seçim öncesini beklemişlerdir. CHP’nin bu oyuna geleceğini ve dikkatleri buraya çekeceklerini ve istismar malzemesi yapabileceklerini biliyorlar. Nitekim, CHP sözcüleri Milli Eğitim Şurasında alınan kararlara karşı çıkarak, “Ortaçağ zihniyeti” ezberlerini tekrarlayarak, her zaman olduğu gibi bu tuzağa düşmüş ve AKP’nin işini bir defa daha kolaylaştırmıştır. Cumhurbaşkanından başbakana bütün AKP sözcüleri, hemen üzerine çullanmışlardır. Durumdan vazife çıkaran yanaşma ve beslemeler, ülkenin varlığı ve birliğinin şeref masalarında müzakere edilmesini unutturmak için hemen harekete geçmiş ve meseleyi köpürterek her şeyin önüne geçirmişlerdir.
OSMANLININ DİLİ TÜRKÇEDİR
İşin içinde zerre kadar samimiyet olsaydı, önce bu kadar gürültü koparılmazdı. Sonra da aceleyle her şeyi birbirine karıştırmak yerine, net, anlaşılır ve doğru kavramlar üzerinden bir düzenleme yapılırdı. Her şeyden önce, “Osmanlıca” diye ortaya çıkmak, ya cehalettir veya “Türk” kelimesinden duyulan alerjinin yeni bir yansımasıdır. “Osmanlıca” diye bir dil yoktur ve hiçbir zaman da olmamıştır.Osmanlı’nın dile Türkçe’dir. Her zaman, her yerde ve her milli dilde geçerli olan kural burada da işlemiş ve Türkçe belli bir değişim geçirmiştir. Dolayısı ile eğer bir ad konulacaksa, bu “eski Türkçe” olmalıdır. Alfabe değişimi olduğu için, “eski yazı ve eski Türkçe” demek ve okullara bu isimlerle ders koymak, son derece yerinde olacaktır. Hatta çok geç kalınmıştır. Yine aynı şekilde insanların dinini erken yaşlarda öğrenmesinde hiçbir sakınca olmadığı gibi, bunun sayılamayacak kadar çok faydaları da olur. Dilini ve dinini doğru öğrenmiş her Türk evladı, AKP’nin bugünkü istismarlarına kanmaz. Yalan, talan ve ihanet bu kadar kolay yol almaz ve toplumsal çürüme bu kadar hızlı olmaz.
OYUNU MHP BOZDU
Oyunu her zaman olduğu gibi, yine MHP bozmuştur. Doğru ve kararlı bir duruş ortaya koyarak, istismara meydan vermemiş, AKP’nin güdük zihniyetini ve ihaneti örtme gayretini ifşa etmiştir. CHP ve HDP, AKP ile aynı yolun yolcuları oldukları için birbirlerini tamamlıyor, birbirlerine basamak oluyorlar.
EĞİTİM CİDDİ SORUN
Türkiye’nin milli eğitimde çok ciddi ve derin sorunları vardır. Özellikle son 12 yılda eğitim yaz-boz tahtasına dönmüş, gelen her bakana göre değişen sistemlerle bir çıkmaza girmiştir. Seviye son derece düşmüş, kalite yerlerde sürünür hale gelmiştir. AKP’nin saplantıları, güdük ve çağ dışı zihniyetiyle eğitim kurumları insan yetiştirmeye değil, yandaş ve militan yetiştirmeye göre kurgulanmıştır. Bunun sonucunda eğitimde dünya ve Avrupa sıralamasındaki yerimiz her yıl daha aşağılara düşmekte ve hızla diplomalı cahiller ülkesine dönüşmekteyiz. Milli Eğitim Şurası’nın görevi, AKP’ye istismar konuları hazırlamak değil, eğitimin bu hazin durumunu masaya yatırmak ve çözümler geliştirmek olmalıdır.

Orhan Karataş

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.