SON DAKİKA

Omurgamız sağlam olursa, dolar belimizi kıramaz

Bu haber 13 Ağustos 2018 - 21:41 'de eklendi ve 3.175 kez görüntülendi.

ABD ve Türkiye ilişkileri: Türkiye ne zaman ABD’ye karşı, kendi çıkarları için aksi karar alsa ilk tepkisi kriz yaratmak oldu.

Geçmişte yaşanan birçok krize direnemedik ve hep boyun eğmek zorunda kaldık. Bir kere boyun eğdiniz mi hep eğersiniz. Kafanızı dik tutmak için omurganız sağlam olmalı…Omurgamız sağlam olursa, dolar belimizi kıramaz.

Türkiye’nin dış politikasında batıya ve özellikle ABD’ye yakınlaştığı dönemler; Türkiye, Sovyetler Birliği’ne karşı güvenliğini korumak ve bu yıllarda iyice kötüleşen ekonomisini düzeltebilmek için ABD’nin ekonomik ve askeri desteğini aldığımız doğrudur. Marshall Planı ile yaşanan süreçte, ABD’nin Türk kamuoyundaki imajı güçlendi ve Amerikan mallarını kullanmak bir prestij haline geldi. Kendimizi Hollywood kahramanlarının hayranı olarak bulduk. Türkiye neredeyse 50 yıllık yönünü bu şekilde belirlemiş oldu.

Devletler, Uluslararası ilişkilerini kendi menfaatleri doğrultusunda belirler ve uygular bu balamda zaman öyle işledi, bugün ise bu ilişki yön değiştirdi.

Geçmişte yaşadığımız bazı Türkiye- ABD krizlerini hatırlamakta fayda var.

ABD ile Türkiye’nin müttefiklik ilişkilerinde; 1951 yılında inşaatına başlanan Aralık 1954’de Türk Silahlı Kuvvetleri ve Amerikan Hava Kuvvetleri’nin hizmetinde ortak kullanıma açılan İncirlik Üssü önemli bir pazarlık aracı oldu.

ABD’nin Irak’ı işgal sürecindeki 1 Mart tezkeresi kararının, iki ülke arasında en çok iz bırakan krizlerden biridir. O dönem Türk askerlerin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına ilişkin tezkere TBMM’den geçmedi ve büyük bir kriz yaşandı.

2003’te Irak’ın Süleymaniye kentinde Amerikan askerleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı subayların bulunduğu karargâha baskın düzenleyerek askerlerimizin kafasına çuval geçirdi. Türk askerinin itibarını zedelemek için ellerinden geleni yaptılar.

Ortadoğu’da daha etkin olma çabası ile hareket eden ABD Kobani’de PYD ve bileşenlerine Türkiye’ye rağmen silah yardımı yapması, YPG’yi terör örgütü olarak görmemesi ilişkilerimizin gerilmesine sebep oldu.

Anlayacağınız inişli çıkışlı yürüyen TÜRKİYE-ABD ilişkisinin yön değiştirdiği nokta da PAPAZ BRUNSON krizi patlak verdi.

Aslında sadece bir bahane… Son yıllarda dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin- Türkiye ilişkilerimizin güçlenmesi, Rusya ile yakınlaşmamız, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın boyun eğmemesi, devletin kararlılığı, Türk Milletinin direnmesi, tek yürek olması, ABD’nin Ortadoğu’da istediği sonucu alamaması fitili ateşledi ve kendimizi ekonomik bir savaşın içerisinde bulduk. Elbet bugünler geçecek ve Türkiye kendisini dolarla terbiye etmeye çalışanlara hak ettiği dersi verecektir. Artık o eski TÜRKİYE yok.

DİRENME GÜCÜMÜZ MEVCUT

Milli mücadelenin hemen ardından ekonomik sıkıntılarla yüzleşen ve hatta Osmanlı’dan kalan borçlarla pençeleşen Türkiye Ekonomisi günümüze kadar olan süreçte yeterince iktisadi politika üretememesi, sürekli krizlerle yüzleşmemize sebep oldu. Ancak son yıllarda büyüyen Türkiye onları o kadar çok korkutmuş olmalı ki, bir panik içerisindeler. 15 Temmuz darbe girişimi ile kalkıştıkları yok etme politikaları suya düşünce şimdi de ekonomik savaş açmaktan kaçınmadılar. AB ülkeleri, Çin, Rusya ve birçok ülkeye yaptırım uygulamaya kalkan Trump, şüphesiz ki tüm dünyanın ticari dengelerini alt üst ediyor. Bu aklı başında birinin yapabileceği bir durum değil. Bence bir sağlık kontrolünden geçmesinde fayda var.

Finansal operasyona karşı mücadele edebilirsek Türkiye ne kadar güçlü olduğunu gösterecektir. Kırılgan bir ekonomiye sahip olsak da dış etkilere karşı direnme gücümüz mevcut…

ABD’nin Türkiye ye karşı açtığı ekonomik savaş ile mücadele etmek her TÜRK vatandaşının görevidir. Türk Milleti “Türkiye ile aramız iyi değil diyerek ekonomik saldırı açanlara haddini bildirecektir. Böyle bir dönemde Kurtuluş mücadelesi verirken Türk Lirasını dolara yatıranlar takip edilmelidir. Bu balamda ivedilikle ülkeyi yönetenlerin varsa dolarlarını bozdurmaları milletimize motivasyon olacaktır.

EKONOMİNİN KANAYAN YARASI İSRAF

Ekonominin diğer kanayan yarası israfı önlemek şart; Her evde en az 2 araba, herkesin elinde son model telefon, kıyafetler gardroplara sığmazken yeni alınan kıyafetleri hiç söylemeye gerek yok. Boşa akıtılan su, çöpe atılan ekmek, enerji israfı hangisini sayacağım bilmiyorum. Başta hükumet ve bizler, israftan kaçınmalı ve yerel ürünler kullanmaya özen göstermeliyiz. Türkiye çok krizler atlattı bunu da elbet atlatacaktır.

TARİHTEN DERS ALINMALI

Osmanlının çöküşüne neden olan, Askerî kurumlarda ki disiplinsiz, itaatsiz ortam; adaletsiz vergi dağıtımı tarzı, sermaye birikiminin bulunmaması, üretimin olmaması, sanayiye yeterince önem verilmemesi, teknolojik gelişmelerin takip edilememesi, yoğun göçün yol açtığı sosyokültürel ve ekonomik sorunlar, dışarıdan alınan borçlar, Batı’daki gelişmeleri yakalamak amacıyla yapılan çalışmaların yetersizliği, ekonomik sorunlar, çağın gerisinde kalınması ile eğitim alanındaki bozulmalar… Tarihten çıkaracağımız derstir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının çetin mücadelesi ile küllerinden yeniden doğan Türkiye Cumhuriyeti devleti Osmanlı döneminden kalan borçlarla boğuşurken bir yandan da kalkınma hamleleri ve yeni ekonomi politikaları üretmeye çalıştı. Bugünlere kolay gelmedik. Ağır bedeller ödedik.

Ulusal ve Siyasi bağımsızlığın diğer bir ayağı, EKONOMİK Bağımsızlıktır. Bir devletin ekonomik yapısı ne kadar güçlü olursa, bedeni o kadar az yara alır. Bundan dolayıdır ki 17 Şubat 1923 İzmir İktisat Kongresi çok önemlidir.

Türkiye çiftçisiyle, işçisiyle, işvereniyle top yekûn tek vücut olmuş milli ekonomik canlandırılması için ekonomik bağımsızlığın elde edilmesine dair kararlar almıştır.

Bugün yine tek vücut, tek yürek olma zamanıdır. Yeni ve gelişen dünyada Büyük Türkiye olmak için yapılan yanlışlar düzeltilmeli ve milli ekonomiye geçilmelidir. Üretmek ve kimseye bağımlı olmamak. Markalar yaratmak, teknolojiyi iyi kullanmak zamanımızı boşa değil üretime harcamak gerekmektedir.

Türkiye’yi dolarla terbiye etmeye kalkanlara verilebilecek en iyi cevap güçlü TÜRKİYE olma yolunda yeni adımlar atmaktır.. Türk Lirası Türk Milletiyle değer kazanacak inşallah.

Hoşçakalın!

Mezine SIRAKAYA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN