DOLAR 5,7304
EURO 6,3055
ALTIN 276,0
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Öküz Öldü Ortaklık Bozuldu

25.11.2013
75
A+
A-

Fikri Atılbaz

Ülkede AKP’yle birlikte her şey değerini yitirmeye başladı. Düne kadar din kardeşi olmakla övünenler işin içine nefis, iktidar, pasta girince güç kavgasına giriştiler. Müslümanlığı, dolayısıyla ahlaklı olmayı, imanlı olmayı hiç kimseye bırakmayanlar, işin ucu zülfüyare dokununca bel üstü, bel altı ayrımı yapmadan büyük bir kavgaya tutuştular. Dileriz kavgaları da, dostlukları gibi göstermelik değildir.

Evet, son günlerin gündemi işgal eden dershane kavgasından söz ediyoruz. Umarım bu, Diyarbakır’da yaşanan rezaleti unutturmak için çıkarılmış bir kayıkçı kavgası değildir. Her ne kadar olay çok ciddi boyutta gözükse de, bu güne kadar çok sık yaşadığımız atraksiyonlar, ister istemez insanı böyle düşünmeye, böyle bir şeye ihtimal vermeye sevk ediyor.

Ancak görünen o ki, biri en Müslüman, biri en imanı tam iki grup çatışma içinde. Ve günden güne hızla artan bu çatışma ortamı, gittikçe de çirkinleşiyor. Özellikle AKP iktidar mensuplarının davranışları, Türk Milletini dinden soğutmuştur. Çünkü bu iktidar yaptığı her şeyi dinle ilişkilendirmektedir. Suya süt, harama hile katan bu zihniyet, işlediği günaha muta nikahı diye bir kılıf uydurmaktadır. Aşırmanın adı yardım, çalmanın adı kredi olduğu bu ortamda, bunu yapanların Müslüman kimliğini kullanmaları insanların inançlarını sorgulamalarına neden olmaktadır.

XXXXXXX

Her iki kesimin kalemşorları kıyasıya saldırmakta, bunu yaparken de hiçbir etik değer tanımamaktadır. Bu konudaki örneğimiz AKP tetikçisi pardon, milletvekili Şamil Tayyar, diğeri de cemaat hücum oyuncusu Mehmet Baransu. Twitter’daki atışmaya bakalım;

Baransu; “Şamil vekil er meydanından kaçma gerekçesini kıvraklık yaparak anlatmaya çalışıyor. Ahh Kıyak emeklilik sen “adamı” ne hallere düşürürsün”

Önceki tartışmalarından da ağzının ayarını bilmeyen biri olarak bildiğimiz Şamil Tayyar şöyle cevap veriyor: “Karısının bile tahammül edemeyip evi terk ettiği o ite cevap vermeyeceğim, it ürür salyası baki kalır, bir süre sonra haset’inden kudurur ölür. Ne hazindir cemaat ortalıkta salyalarıyla dolaşan bu itlere fırsat veriyor. Nerden gelirse gelsin, kime sırtını yaslarsa yaslasın şeref ve haysiyet cellatlarına pabuç bırakmam, o lafları yediririm!”
Ne kadar seviyesiz bir konuşma. Durun daha bitmedi. Baransu’nun cevabı daha ilginç; “Asena milletvekili olsun. En azından göbeği açık kıvırıyor. Durum ifşa edilince Şamil vekilin kimyası bozuldu. Sağa sola saldırmaya başlamış. Hakan Fidan abinle birlikte gel Şamilim. O it lafını da sana yedireceğim. Helin Avşar’ın kelepçeli Şamili. Dansöz olmaktansa Allahın, milletin kıtmiri, iti, köpeği olmak şereftir.”

Sen adamın aile ilişkisini kalemine dolarsan o da seninle ilgili olarak, “Helin Avşar’ın kelepçeli”si olduğun bilgisini verir.

XXXXXXX

Diğer yandan cemaat, bu AKP iktidarının ihanete varan politikalarını desteklemekte, terörist çeteyi aynen karşı tarafı AKP gibi kutsamaktadır. 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği referandumun’da, ‘evet’ oyu verilmesini sağlamak için, liderinin ağzından el etek öpmeli açıklamalarda bulunan cemaat; bu gün dershanelerin kapanmasını PKK istiyor diye yaygarada bulunmaktadır.

Dershaneleri kapatacağım diyen AKP iktidarı, öncelikli ağırlık, eğitime verdiği zarar dese de, dershanelere olan borç yüzünden intihar eden, parayı ödeyemeyen ailelerin olmasını gerekçe gösterip kapatacağım demektedir.

Ey AKP; hatırlatmak isterim ki, ülkede kredi kartı takibine düşmüş 1 milyon insan var. Kredi kartı batağı yuva yıkmakla birlikte, borcunu ödeyemediğinden intihar eden insanların sayısı da günden güne artmaktadır. Şimdi soruyorum size, kredi kartı kullanımını yasaklayacak mısınız?

XXXXXXX

Kıssadan hisse:

“Evvelce fakir bir köylünün çift sürmekte kullandığı bir çift öküzü varmış. Bunlardan biri ölmüş. Köylü, toprak ağasına giderek yalvar yakar bir öküz parası istemiş. Ağa, köylüye:

– Öküzün parasını ödeyinceye kadar hayvan ortak malımız sayılacak. Elli dönüm tarlamı süreceksin, ağılıma bakacaksın, harmanda yardım edeceksin, diyerek ağır şartlar ileri sürmüş.

Ağanın şartlarını kabul eden köylü ona kul köle olmuş. Fakat aradan üç yıl geçtikten sonra parasının yarıdan fazlası ödenen öküz, gördüğü ağır işlere dayanamayıp ölmüş.

Ağa, eskisi gibi köylüye angarya işlerini yaptırmak istemiş. Sabrı tükenen köylü:

– Ağam, gayrı öküz öldü, ortaklık bozuldu, deyip ağanın zulmünden kurtulmuş.”

“Birlikte iş yapan taraflar arasındaki yakınlaşmayı sağlayan sebep ortadan kalkınca ortaklık da bozulur” AKP ve cemaat arasında yaşanan da budur. İktidarı paylaşmam diyen Erdoğan ortaklığa darbe vurmaktadır. Ayı-dayı meselesinde olduğu gibi köprüyü geçinceye kadar cemaate canın cicim demiş, şimdi de işi bitmiştir.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.