DOLAR 5,7298
EURO 6,3089
ALTIN 276,0
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

ODTÜ Hadiselerini Doğru Okumak

28.12.2012
94
A+
A-

Ahmet Ender GÖKDEMİR

Bir kaç gün önce Sayın Başbakan, büyük bir koruma ordusu ile gittiği Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde geniş bir öğrenci kitlesi tarafından protesto edildi, sonrasında öğrenciler protestoyu demokratik kurallar dışına taşırıp, Ortadoğu sanki Türkiye toprakları değilmiş gibi, bu ülkenin başbakanını ve devletin, milletin polis ve jandarması ile taş taşa taşlaşıp, ellerinde daha önceden hazırlandığı belli olan Molotof kokteylleri ile adeta savaşa girdiler. Ve başta başımızdan eksik olmayasıca YÖK başkanımız ve ömürleri uzun olasıca rektörlerimiz, başımıza başkan olasıca başbakanımızı koruyup kollamaya kalktılar. Buraya kadar her şey normal seyrediyor gibi. Basit protesto olsa, başbakan konuşurken protesto edilse, yuhalansa, domates ya da çürük yumurta yağmuruna tutsalar aferin gençlere, bakın ülkemizin başbakanını demokratik şartlar içerisinde protesto eden, yiğit cüretli gençlerimiz varmış deyip, bir yazıya bile değer bulmayıp güler geçerdik.

Meselenin sade bir protesto hadisesi olmadığı aşikâr. Tevil bile edilemiyor. Gençlik olayı falan değil bu. Bu KCK ve PKK’nın Ankara ‘da kıyama durması, başkaldırmasıdır. Ortadoğu kurulduğu günden bu yana hiç bir zaman bizim olmamıştır. Yani; bir Türk Üniversitesi olmamıştır. Amerikalıların kurduğu, öğrencileri mezun olduklarında Rusya’ya değil de kapağı Amerika’ya atan Amerikan komünistleri görünümünde olmuşlardır. Tıpkı yüz yıl önceki Amerikan kolejleri gibi, kendi gençlerimizi alıp bize düşman nesiller yaptıkları gibi.. Bu tam bir Amerikan tiyatrosu. Bu bir demokratik tepki değildir, basit bir öğrenci hareketi de değildir. Hükümetin ve YÖK başkanı ile sayın rektörlerimizin sağduyulu davranışlarını takdir ettikten sonra hemen hatırlatmalara geçiyoruz.

Ortadoğu’daki cümle sol ve bölücü örgütlerin işbirliği halinde bir isyan provasında bulunduklarına hepimiz kani isek soruyorum Beyler, henüz iş işten geçmeden. Dünkü Kocaeli Üniversitesi’ndeki olaylar “karşıt görüşlü öğrenciler” in olayı mıdır? Senelerdir Ortadoğu’daki gibi A.Ü. DTCF’de, Ortadoğu ve Hacettepe gibi şehir dışında da değil, Ankara’nın tam orta yerinde PKK, bırakın taşlaşmayı, normal kavgayı KCK; PKK militanları ile birlikte başta TKP ve on çeşit sol örgüt militanları birleşip az sayıdaki ülkücü öğrencinin varlığına tahammül edemeyip, işi cinayet işlemeye kadar vardırırken nerelerdeydiniz? Vicdanlarınız sızlamadı mı sayın hocalarım, “karşıt görüşlü öğrenciler döğüştü” demeye utanmadınız mı? Ey demokrasi meraklısı boyalı basın, görsel medyadaki vicdan yoksunları, bu birleşik cephe eylemcilerini, bölücülerini gözümüze baka baka karşıt görüşlü öğrenciler diye takdim etmeye utanmıyor musunuz? Beyler, DTCF’deki PKK, KCK ve TKP yanlılarının faaliyetlerine ya son vereceksiniz ya son verecekseniz. Ankara Valisini, Ankara Emniyet Müdürünü, jandarma güçlerimizi bütün üniversitelerde olaylar çıkmadan, hiç bir evladımızın burnu kanamadan tedbir almaya davet ediyoruz. Üniversitelere çöreklenen sivil polisler ya görevlerini layıkı veçhile yapsınlar ya da boşuna maaş alıp çocuklarımızı birbirine kırdırmasınlar.

Bu devletin İstihbarat örgütleri nerede? ODTÜ’deki olaylar bu boyutlara gelmeden anında bitirilemez miydi? Afyon’daki, Yıldız’daki, geçen seneki Malatya İnönü ‘deki hadiseleri unutmuş değiliz. Devlet yıkılmaya, millet bölünmeye çalışılıyor. Devlet çatısını göçertirseniz, milletin bölünmesinin önüne geçmezseniz, korkarım bu defa biz değil sizler bu çatının başınıza çöktüğünü göreceksiniz.

Ülkücü gençlik bizim tecrübelerimizden istifade ile bu kirli oyunun tarafı değildir. Biz şu anda poliscilik, jandarmacılık oynamıyoruz. Oynamaya da niyetimiz yok. Gençliğimizi sizlere yem etmeyeceğiz. Siz Hükümetsiniz, siz YÖK’sünüz, siz jandarmasınız, siz MİT’siniz ve siz bilumum istihbarat örgütlerisiniz. Okullarımızda görevinizi yapın, gençlerimizi kırdırmayın. PKK’ya, KCK’ya TKP’ye veya okyanus ötesi cemaate teslim edecek devletimiz, böldürecek milletimiz yok.

Biz devlete ve millete elbette sahip çıkacağız, çıkmaya da devam ediyoruz. Bu defa biz devlet ve millete sahip çıktığımızda ilk hesabı sizden soracağız. Bize bu defa “devletin polisi var, askeri var size ne oluyor ki” diyemeyeceksiniz. Sabrımızı da denemeyin. Biz hiçbir ülkücü gencimizi bu defa düzenin kirli oyunlarına alet etmeyeceğiz. Büyük, küçük partili partisiz, genç-yaşlı demeden nerede bir Ülkücü genç varsa onun yanında, onun arkasında olacağız. Biz gençlerimizi 35seneye yakındır çağı kucaklayacak şekilde maddi ve manevi değerlerimizle donatmaya çalışıyoruz. Onları hem birbirleriyle, hem de dünya gençleri ile yarıştırıp en iyisi olmaları için yüksek lisans, doktora eğitimleri ile donatmaya gayret ediyoruz. Bunu engellemeye çalışan herkesin karşısında olacağız. DTCF’de bir avuç yiğidimizi hiç bir manada yalnız bırakmayan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, MHP Genel başkan yardımcısı Sayın Atila Kaya Bey’e, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sayın Olcay Kılavuz’a eski bir DTCF’li olarak büyük küçük demeden DTCF BİRLİK adına teşekkür ediyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.