DOLAR 5,7283
EURO 6,3089
ALTIN 276,6
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Öcalan’ı Aklayıp Yanında Oturmaya Çalışanlar

20.12.2012
80
A+
A-

Fikri Atılbaz

O çocuklar suçlu değildir. Onlarla uğraşıp, onları durup dururken hapise tıkan, işkence yapan, zorla Türkçe öğreten devlet suçludur. Devlet içindeki bazı unsurlar bunları gerçekleştirdiği için bu masum, ekmeğe mama diyen başta katilbaşı olmak üzere tüm avenesi bu gidişata dur demek zorunda kaldılar. Aslında silahtan yana hiç tavır koymadılar, direndiler. Sakin sakin okullarına gidip gelmeye devam ettiler. Birlik ve beraberlik içinde yaşamayı istiyorlardı; ama ah bu devlet, bu devletin derin güçleri yok mu, bu çocukları mahvettiler.

İşsiz kaldılar, gelecek kaygısı çektiler. Ekonomik zorluk çektiler bu içinde bulundukları sosyal, ekonomik durum onları devlet düşmanı yaptı. Bu masumcuk yavruları devlet kendine düşman etti.

Kendi dilleriyle eğitim yapma hakkı verip, hayattan tecrit etmediği için bu devlet suçlu. O çocukları her vatandaşına yaptığı gibi yatılı okullarında okuttuğu için suçlu. İnsanca bir yaşam için coğrafi konumlarından kaynaklanan zorlukları ortadan kaldırdığı, düzeltmeye çalıştığı için bu devlet suçlu. Okul açıp aydınlatmaya çalıştığı için bu devlet suçlu.

******

Onlarsa insan sevgisiyle dolu çocuklardı. Sevecendiler, tek amaçları iş güç sahibi olarak hizmet etmekti. Sonra nasıl olduysa bu çocuklar birer birer tutuklandı, devletin canı oyun oynamak istiyordu. Bunları kendime düşman edeyim dedi.

Oysa devlet kimseyi birbirinden ayırmadı. Bu ülkede herkesin seyahat, yerleşim, yaşam hakkı vardı. Her isteyen şartları uygunsa her işi yapıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde iş yapacağım diye teşvik alanlar, Antalya’da otel yaptırabiliyordu. Eğlence dünyasında herkes vardı. Kimse kimliğinden dolayı milletvekili olamazsın muamelesi görmedi. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Hakim, Savcı, Avukat, Öğretmen Asker, Patron, Sanayici, İşadamı, Doktor, Mühendis, Sanatçı, Sporcu herkese kapılar açıktı, hala da açık. Peki, bu çocukları devlete düşman eden neydi?

Bu masumlar ne istiyordu? Kültürümüzü yaşatmak istiyoruz dediklerinde kültürlerini hala yaşatıyorlar. Ben ne kadar insanca yaşıyor, devletin sunduğu imkanlardan yararlanıyorsam o benden kat ve kat fazlasıyla yararlanıyor. Sorun anadilde eğitim mi? Bunu elde edince bu iş bitmiş mi olacak. Hayır hayır bu kandırmaca bitsin artık. Dillerin altındaki baklalar çıkarılsın. Herkes açık olsun, açıkça ne yapmak istiyorsa ortaya koysunlar.

******

Cumhuriyet ilan edildikten sonra ara ara Batı’nın desteğiyle isyana yeltenen zihniyetin devamı olan bu çocuklar ekmeğe mama derken, sokakta çelik çomak oynarken, okullarına gidip gelirken, halay çekerken gelin lan buraya bu yaptıklarınız çok büyük suç diye içeri alınmadı. Onlar bunları yaparak değil, önce Bağımsız Kürdistan’ı sonra da Bağımsız Birleşik Kürdistan’ı kurmak için devlete bayrak açmaktan başka çare yok diyerek, silaha sarıldılar. Devamcısı oldukları zihniyet bunu gerektiriyordu. Türkiye Cumhuriyeti Devletine kurulduğu günden beri karşı olup, isyan tertip edenlerin Şeyh, Sait’lerin, Seyit Rıza’ların devamıydılar. Onlar nasıl İngiliz kuklası olmuştu, bu çocuklar işi genişletip çok uluslu bir alanda oyuncak oldular. En başta da ABD’nin adamı oldular.

******

Devlete karşı çıktılar; ama feodal düzenin kalıntısı olan aşiret düzenine, ağalık sistemine hiç karşı çıkmadılar. Hatta bazı ağaları aralarına aldılar. Toprakların köylülere dağıtılmasından, toprak reformundan yana olmadılar. Ağızlarına bile almadılar. Kadınları silahlı militan yaptılar; ancak kadınların haklarından söz etmediler.

Dil istediler, bayrak istediler, toprak istediler; yol istemediler, iş makinelerini yaktılar, okullarına atanan öğretmenleri öldürdüler, kaçırttılar. Sınırlarımızda, dağlarımızda savunma görevi yapan askerlerimizi şehit ettiler. Şehir içinde güvenliğimiz için görev yapan Polisimizi şehit ettiler. Kendilerine destek vermeyen bölge halkı üzerinde baskı kurmak için, orada yaşayanlara genç, yaşlı, kadın, erkek, bebek, çocuk ayırt etmeden katlettiler. Camileri içine tıktıkları insanlarla beraber yaktılar. Din görevlilerini öldürdüler. Her koldan, her yandan baskı, zulüm ve korku imparatorluğu yarattılar. Bunları yaparken sınırlarımız içinde ve komşu coğrafyadaki dağları mesken tuttular.

Bu çocuklar mı suçsuz? İşkence görmüş, zorlamışlar istiklal marşı okutuyorlarmış… Bunlar işkenceyse bunların aynısını solculara da, Ülkücülere de yaptılar. Siz boş verin onları aklamaya çalışmayı, kendi yazdıklarına göre ortaokul sıralarında Allahsızlaşan Öcalan’ı dindar, Müslüman gösterip hikayelerinizle abdest aldırmayı. Ne yapmak istiyorsunuz, onu söyleyin.

Bu adamla aynı sıralarda oturmaya, TBMM’de beraber çalışmaya çok istekli görünüyorsunuz. Ya da BOP görevi veren efendiler böyle istiyor. Bir kez de Türk milletinin, Türk devletinin hayrına Ya Allah Bismillah deyin.

Sağlıcakla kalın!

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.