DOLAR 5,6988
EURO 6,3103
ALTIN 275,4
BIST 101.447
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

Nihat Özdemir’e Açık Mektup

01.08.2013
58
A+
A-

MURAT İDE

24 yıllık gazeteciyim.. Mesleğim adına “Utanılacak” o kadar çok şeye tanık oldum ki, zihnim nasırlı bu konuda..

Ama şimdi okuyacaklarınız o nasıra, nasır bandı gibi geldi..

Meğer daha neler duyacak, neler görecekmişiz..

“Üç ortak enerji dağıtımında önemli paya sahibiz. 9.6 milyon abonemiz var. Toplam yatak sayımız 10 bin.Medya gücünü de arkamızda hissetmek istedik. Çalıştığımız alanlarda hepimizin reklam ihtiyacı var. Enerji, çimento, turizm pazarlamasına ihtiyacımız var. Şimdi kendi medyamızda kendi reklamımızı yapabileceğiz.”

Bu sözler Akşam Gazetesi ve SKY TÜRK Televizyonu’nu satın alan üç ortağın sözcüsü işadamı Nihat Özdemir’e ait..

Saçmalamayı bir hak kabul edip yürüyelim..

Bir insanın medyaya girerken niyetini bu şekilde açıklaması, aklın, mantığın alabileceği bir şey değil..

“Diğer medya gruplarında durum farklı mı, en azından dürüstçe söylemiş” diyebilirsiniz.. Kısmen de hak veririm.. Ama kısmen..

Öyle ya da böyle, bu sektöre girmiş hiçbir aklı başında insan, böyle bir niyeti açıkça ilan etmez.. Çünkü bu, girdiğiniz alanda, iletişim alanında ne kadar cahil olduğunuzun ilanıdır..

“E üstü kapalı yapınca hak mı oluyor?”

Elbette hayır.. Ancak Türkiye’de medyanın ve medyaya bakışın geldiği nokta itibarıyla ibretlik..

Ülkesinin çağdaş ve özgür atmosferinde 47 milyar dolarlık iş almış bir işadamından, en azından 47 liralık mantık bekliyor insan..

“Gizlemeden, direk söylüyor” diyorsanız eğer, itirazım var..

Nihat Özdemir’in sözlerinde asıl niyete, acemice bir perdeleme var..

Bakın, Akşam Gazetesi ve SKY TÜRK Televizyonu’nun, Karamehmet Grubu’ndan çıktıktan sonraki yayın çizgisine dikkat edin.. Eskiden de uzak değildi ama artık tam anlamıyla iktidar partisinin basın bülteni gibiler..

Dolayısıyla, Nihat Özdemir 10 milyona yakın aboneyi ve 10 bin yatağı şahit gösterip, “İKTİDAR SÖZCÜLÜĞÜ” misyonunu perdeliyor.. Bu şaşırtan sözleriyle bir nevi “Aaaa bak kuş” diyor topluma..

Aklı olan herkes biliyor ki, bu gazeteyi ve televizyonu iktidarın medya dizaynı gereği aldılar..

İlk günden beri, enerji abonelerine ya da 10 bin yatağın müşterisine seslendiklerini gördünüz mü?

Ama ilk günden itibaren iktidarın “PSİKOLOJİK HAREKATINA” hizmet ediyorlar..

O yüzden diyorum ki, “DÜRÜSTÇE SÖYLÜYOR” algısı, yaratılmak istenen algı..

Başbakan tak diye emretti, onlar da şak diye aldı..

İktidar için aldılar ama abone diyerek, yatak diyerek bu gerçeği perdeliyorlar..

Siz, 47 milyar dolarlık ihale kapabilen bir iş zekasının, gazete ve TV’ye daha kolay reklam verebilmek için 60 milyon doları, bilançosu bu kadar kötü iki medya şirketine gömeceğine inanıyor musunuz?

Üstelik, o gazete ya da televizyona, kendi şirketlerinin ilanını verebilmek için de para ödemek zorunda olduğunu bilecek yaşta ve tecrübedeki işadamlarının..

Nihat bey, bizim sektörde şöyle bir cümle yok;

-EVLADIM, AL ŞU İLANI DA BİZİM GAZETEYE BELEŞE BAS, TELEVİZYONDA BELEŞE YAYINLA..

Kardeş şirket bile olsa, yayınlanan reklamın, ilanın parası ödenecek, vergisi yatırılacak, RTÜK’ün katkı payı da unutulmayacak..

Eğer “Bastır parayı, al.. İstediğin reklamı, istediğin kadar, hem de 5 kuruş vermeden girersin” dedilerse, sizi yemişler..

Değilse eğer;

47 milyar dolarlık iş kapabildiğinize ve bu kadar saf olmadığınıza göre, siz, bizi yemeye kalkıyorsunuz..

Rica ederim, hiç şık değil, yapmayın..

Medyaya neden girdiğinizi hepimiz biliyoruz.. En azından susun..

Ve mesleğimiz adına kahroluşumuzla başbaşa bırakın bizi..

Bırakın ki, “Kalemini kır ama asla satma” diyebilen “Sedat Simavi gibi medya patronlarını da gördü bu meslek” diye avutabilelim, hür olmayan fikrimizi-vicdanımızı..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.