DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

Neyin Peşindesiniz?

08.10.2014
68
A+
A-

ORHAN KARATAŞ

AKP gibi, köksüz, vizyonsuz, duruma göre vaziyet alan, devlet yönetmekten bihaber kadrolardan oluşan, saplantılı zihniyetlerin toplandığı bir menfaat ortaklığına ülke teslim etmenin bizi getirdiği yer, içeride ve dışarıda amansız bir kuşatmaya alınmış olmaktır. Türkiye, PKK ve IŞİD terörünün girdabında çok zor ve sıkışık bir durumda kalmıştır. Bu da yetmemiş, ülkenin başbakanı Türk milletini ucuz kahramanlıklarla bir süre daha oyalamak ve bölge ülkelerine güya hava atmak uğruna, Türk askerini kendi deyimleri olan “bataklığa” sürmekte bir an bile tereddüt etmeyeceklerini, bütün dünyaya ilan etmiştir.

Ucuz kahramanlık hesapları

AKP’nin bir temel özelliği de söyledikleriyle yaptıklarının ilgisizliğidir. Lafa gelince mangalda kül bırakmazlar, ama iş icraata gelince rüzgarın önünde sürüklenirler. “Sıfır sorun” diyerek ve bu konuda Türk milletine güvence vererek yola çıkmışlardı. Geldikleri nokta, sırf sorun olmanın da ötesine geçmiş, artık sonu belirsiz bir savaş noktasına ulaşmıştır. “Stratejik derinlik” dedikleri, meğer bataklığın derinliği ve askerin kanı üzerinden yapılan ucuz kahramanlık hesaplarındaki belirsizliğin boyutlarıymış. Aslı Büyük İsrail Projesi olan BOP yolunda herkesten koşmakla yetinmeyip, bizzat projenin sahiplerini bile geride bırakmak hangi akılla, hangi stratejiyle, hangi siyasetle izah edilebilir?

Irak’a demokrasi mi geldi?

IŞİD terörünün varlığını Esad’a bağlamak ve bu bahaneyle ucuz kahramanlık hesapları yapmak, sizin için bir çıkış yolu olarak görünebilir. Ancak, birileri Irak’ı ve oradan gelen terörü sorarsa, ne cevap vereceksiniz? Saddam’ın yok olması, Irak’a demokrasi mi getirdi? Bugün Irak’ın birliğinden söz edebilen var mı? Orası bir bataklığa dönüşmeseydi PKK bu kadar ileri gidebilir ve iradenizi bu kadar esir alabilir miydi? Irak’daki belirsizlik Suriye’deki bataklığı daha da derinleştirip, içinden çıkılmaz hale getirmedi mi? IŞİD’i ortaya çıkaran sebeplerin ana kaynağı Irak’da 1,5 milyon Müslümanın katledilmesi ve sizin sağ-salim ülkelerine dönmeleri için dua ettiğiniz ABD askerlerin, insanlık dışı muameleleri değil midir? Bu soruların hepsini bir kenara bırakarak soruyorum: Esad’ı yok etmenin Suriye’ye huzur ve güvenlik getireceğini söyleyebilir misiniz? Tam tersine oradaki bataklığın daha da büyümeyeceğini, belirsizliğin terör örgütlerinin işini kolaylaştırmayacağını, akan kanın daha da artmayacağını kim söyleyebilir?

Müslümanı Müslümana kırdırıyorlar

Obama çok açık ve net bir şekilde önceliğin Esad değil, IŞİD terörü olduğunu söyledi. IŞİD’e karşı verilen mücadele de birkaç göstermelik hava harekatıyla sınırlı. Hesap belli. Herkes payına düşeni alıyor. Adamlar açık ve aleni şekilde Müslümanı Müslümana kardırıyorlar, sonra da oluşan bataklıkta menfaatlerine bakıyorlar. Peki, siz neyin peşindesiniz? Hadi diyelim ki ABD’yi ikna ettiniz. Rusya’yı, İran’ı nereye koyacaksınız? Ucuz kahramanlık hesaplarıyla milleti bir süre daha oyalamak ve bunun üzerinden iktidarı sağlama alma uyanıklığı dışında, Türk askerinin Suriye bataklığına girmesi için bir tane inandırıcı sebep gösterin. Gösteremezsiniz. Bütün bu yaşananlar, bizim yıllardır söylediğimiz gibi, AKP zihniyetinin iktidarda kalabilmek için feda edemeyeceği hiçbir şeyin olmadığını bir defa daha teyit ediyor. İktidarda kalmak uğruna kendi toprağını bombalamayı bile planlayanların, askeri bataklığa sürmek istemesi, doğrusu bizi fazla şaşırtmıyor.

İsyan provaları yapıyorlar

Türkiye’nin önceliği terördür. PKK, IŞİD bahanesiyle iyice azmış ve zıvanadan çıkmış durumdadır. Açık ve aleni şekilde isyan provaları yapıyor ve devlete meydan okuyorlar. IŞİD karşısında Türk askeri üzerine düşeni yapmaktadır. Aynı duyarlılığın ve kararlılığın hükümet tarafından bütün terör örgütlerine karşı gösterilmesi şarttır. Meclis’ten tezkere geçmiş olması, AKP’nin Türk askerinin kanı üzerinden güdük hesaplar yapabileceği anlamına gelmez. O tezkere MHP’nin katkısıyla kabul edildi. MHP’nin niçin katkı verdiği gayet açık ve nettir. Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli, ülkenin içinde bulunduğu perişanlığı hatırlatmış ve yanlış hesap yapanlara destek sebebini bir defa daha ve kesin şekilde izah etmiştir. Hala anlamayan veya bu desteği özel hesapları uğruna kullanabileceğini düşünen varsa, sayın Bahçeli’nin sözlerini bir defa da biz hatırlatalım:

Tezkereye desteğin sebebi

“Türkiye karmakarışık bir zihniyet tarafından yönetilmektedir. Ne güvenliğimiz, ne de dirliğimiz kalmıştır. Herkes bilmelidir ki, Türkiye için IŞİD ve PKK-PYD öncelikli tehdittir. Bu katil örgütler arasında kategorik bir ayrım yapmak akılsızlık olduğu kadar millete düşmanlıktır. Türkiye terör örgütlerinden birini diğerine tercih edemeyecektir. İyi ve kötü terör tasnifi insanlığın evrensel değerlerinin inkarıdır. IŞİD ne kadar büyük bir tehlikeyse; PYD-PKK da o kadar melanettir. Ve yılanın başı yuvasında ezilmelidir. Aksi durumda aziz ülkemiz paramparça olabilecek, iç savaş şartları alabildiğine yeşerecektir. Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’nin güvenliği, tarihi hak ve çıkarları için sorumluluk almaya her zaman hazırdır.

Bu maksatla 2 Ekim günü TBMM’de kabul edilen Tezkere’ye gönül huzuruyla destek verdik ve Türk milletinden yana tercihimizi kullandık. Bu Tezkere kararımız AKP’ye verilmiş bir destek değildir. Bu Tezkere kararımız AKP’nin politikalarını meşrulaştırma çabası hiç değildir. Tezkere’ye evet dediysek, muhtemel saldırı ve tahriklere karşı Türk askerinin elini kolaylaştırmak içindir. Tezkere’ye evet dememizdeki amaç, Türk milletinin olası kayıp ve mütecaviz dalgaya karşı güvenceye kavuşturmaktır. Tezkere’ye evet dememizdeki gaye, Süleyman Şah Saygı Karakolu’ndaki Mehmetçiklerimizin yalnız bırakılmamasıdır. Tezkere’ye evet dememizdeki hedefi Türkiye’nin bekasını gözetmek, sınırlarımızı emniyete almaktır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.