Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Gök Gürültülü

Nejat Eslen, Soylu’nun istifasını yorumladı: Erdoğan’ın en kuvvetli veliahdı artık

Nejat Eslen, Soylu’nun istifasını yorumladı: Erdoğan’ın en kuvvetli veliahdı artık
14.04.2020
A+
A-

Stratejist ve Jeopolitist emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, gündemdeki konuları Veryansın TV’ye değerlendirmeye devam ediyor. Eslen’le son olarak Soylu’nun istifası konuştuk…

-Süleyman Soylu’nun istifasını nasıl yorumluyorsunuz?

Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim, Erdem. AKP’nin içi Kurtlar Vadisi Pusu, en kuvvetli veliaht adayı Süleyman Soylu.

-Kafiyeli oldu. Bu olay nereden başladı?

Olay koronavirüs nedeniyle 48 saat verilen sokağa çıkma yasağı kararıyla belirginleşti. Önce izin verirsen, bu virüse karşı mücadele ile ilgili birkaç bir şey söyleyeyim, sonra asıl konumuza dönelim.

Bu virüs salgını şu an Türkiye için çok ciddi bir güvenlik meseledir. Bununla mücadelede için bir strateji gerektirir.

Aslında bu stratejinin ilk adımı bu virüsün Türkiye’ye girmesini engellemekti, ancak biz bunu engelleyemedik, karar almada geç kaldık. Uçuşlar zamanında yasaklanmadı, sınır kapıları zamanında kapatılmadı ve virüs ülkemize girdi.

Virüs ülkeye girdikten sonra da onun yayılmasını önlemek için yeni bir strateji lazımdı. Bunu uygulamakta da geç kaldık. Şehirler arası irtibatları geç kestik, iyi kontrol yapılmadı ve virüs tüm Türkiye sathına yayıldı.

Virüs görünmeyen, sinsi bir düşman ve şu andan itibaren Türkiye’nin her bölgesini işgal etmiş durumda. Mesele Sağlık Bakanlığının meselesi değil, güvenlik meselesidir ve çok ciddiye alınmalıdır.

Bu iş bir strateji mesesidir.

Bilim Kurulu üyeleri, bu stratejinin teknik elemanlarıdır ama burada bir stratejik zekaya ve stratejik kültürel birikime ihtiyaç var. Tabii bunları da yapacak iyi bir lider, iyi bir siyasetçi olmalıdır.

Şimdi gelelim konumuza.

-Evet komutanım, buyurun.

Tabii ben siyaseti pek sevmem. Ama iç siyasetle dış siyaset birbiriyle o kadar iç içe girmiş durumda ki, bunları birbirinden koparmak artık mümkün olmuyor.

Şimdi AKP’nin içerisinde bir mücadele olduğunu hepimiz görüyoruz. Bu mücadelenin içinde cemaatlerin etkisi var, tarikatların etkisi var, başka partilerin etkisi var, mesela; MHP’nin etkisi var.

Amerika’da insanlar virüsten sapır sapır dökülüyor, zenciler, Hispanikler sokaklarda ölüyor ama tüm bu şartlara rağmen bu Amerika Türkiye ile ilgili bir rapor yayınlamaya devam edebiliyor.

Washington Enstitüsünde Türkiye’nin 2023 seçimlerini inceleyen bir rapor yayınlanmıştı kısa bir süre önce. Sen ortaya çıkarmıştın. Raporda Tayyip Erdoğan’ın önünde iki alternatifinin olduğu yazılmıştır. Birincisi Erdoğan bu seçime girer ya da giremez bir veliaht seçer. İkincisi ise bu seçime girer ama şartlar o kadar zorlaşır, öyle gelişmeler olur ki koltuğu yine birine bırakmak zorunda kalır. Yani yine bir veliaht seçmek zorunda kalır.

Rapor veliaht adaylarını incelerken iki niteliğe dikkat çekmişti. Milliyetçi ya da askeri kökenden gelen. Bu seçimin Tayyip Erdoğan için zorlayıcı olacağını da ifade ediyordu. Bu “zorlayıcı” kelimesinin altını çizmek lazım.

-Geçen günkü söyleşimizde biz ikinci kimlik üzerinde durmuştuk. “Askeri kimliği olan veliaht kim olabilir”, sorusuna yanıt aramıştık.

Evet, en önemli adayı da tahmin ettik. Ama bu adayın halktan destek alamayacağını da söylemiştik. Şimdi yepyeni bir adayımız da var. Çok kuvvetli bir aday. Dün gece birçok şey değişti. Raporda “milliyetçi kimlik” diye tanımlanan aday şu koşullarda Süleyman Soylu oldu.

Ve bu Süleyman Soylu bilinçli veya bilinçsiz olarak, bunu biz bilemeyiz, çok önemli bir manevra yaptı. Zaten Süleyman Soylu terörle mücadele konusunda halk tarafından takdir edilen bir adaydı.

Parti içerisinde ona muhalif olanlar vardı onu harcamak isteyenler vardı. Ama 48 saat sokağa çıkma yasağı kararının bütün sorumluluğunu üzerine alarak istifa etmesi, onu halkın gözünde bir kahramana dönüştürdü.

Düşünülmüş bir manevra da olabilir kendiliğinden gelişmiş bir hamle de olabilir. Ancak neticede bugünden itibaren “milliyetçi kimliği” ile Süleyman Soylu en güçlü veliaht adaydır.

Tabii ki kesin bir şey söylemek şimdiden mümkün değil, çok zaman var ama şimdiki şartlara baktığımızda hem halkın hem de Tayyip Erdoğan’ın desteğini alan en güçlü adayın Süleyman Soylu olduğunu görüyoruz veliahtlık için.

-Ancak Amerikan raporunda bahsedilen veliaht Amerika’nın istediği bir adaymış gibi algılanıyor. Eğer öyleyse ve bu bir mesajsa Amerika Süleyman Soylu’yu kabul eder mi?

Daha önce bunu ifade etmiştik. Rapora göre, Türkiye Amerikan yörüngesinde kalmalı Atlantik yörüngesinde kalmalı Avrasya’ya kaymamalı. Çünkü Türkiye jeopolitik ve jeostratejik açıdan Amerika için çok önemlidir. Türkiye’nin Avrasya’ya kayması bütün bölgesel dengeleri Amerika ve Atlantik yapısı aleyhine değiştirir. Peki Süleyman Soylu statükoyu muhafaza eder mi yoksa Avrasya istikametinde bir girişim yapar mı? Bence öyle bir girişim yapmaz, öyle tanınmıyor çünkü.

Dolayısı ile Süleyman Soylu’ya Amerika’nın da bir itirazı olabileceğini düşünmüyorum.

Önümüzde uzun bir süreç var ama Süleyman Soylu yaptığı bu manevrayla halkın ve Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle eğer gerçekten bir halef seçme ihtiyacı ortaya çıkacaksa bir adım öne çıkmıştır ve şu an için en güçlü aday durumuna gelmiştir.

-Bu istifa krizi Erdoğan’ın gücünü azaltıyor mu? Nihayetinde bu yaşananlar sonrasında Erdoğan’a oluşabilecek toplum tepkisinin de engellendiği konuşuluyor, o mu sağlandı?

Bundan önceki süreçte de söylemiştik Tayyip Erdoğan da zor durumda AKP de zor durumda. Çünkü AKP’nin içerisinde bir mücadele var, “Erdoğan sonrası iktidarı kim ele geçirecek mücadelesi.”

Tayyip Erdoğan herhalde bunun farkındadır, bunun zorluğunu yaşıyordur. O da bir karar verme aşamasına girecektir. Bugünkü gazetelerde televizyonlarda yapılan yorumlara baktığımızda şimdi bizim bu konuştuğumuz konulara değinen hiç kimse yok. Ama bu gerçek. AKP içerisinde böyle bir mücadele olduğunu herkes bilmektedir.

-Dün geceden sonra ne değişti?

Değişen şu oldu. Süleyman Soylu cidden önemli bir hamle, bir manevra, bir çıkış yaptı, bunu da Erdoğan’ın desteğiyle yaptı.

Bu yeni bir süreç başlatacaktır hayırlı olsun diyelim. Bir önceki söyleşide Amerika’nın adayının Hulusi Akar olabileceğini değerlendirmiştik ama halk desteği olmayacağı için Hulusi Akar’ın adaylığının Amerika için bir yanlış değerlendirme olabileceğini de düşünmüştük. Şimdi şartlar değişmiş oldu.

-Bakanlar arasında Soylu’ya neden tek desteği Akar vermiş gibi duruyor?

Akar’ın bu şartlarda ne yapması lazım? Destek vermiyor gibi mi görünmesi lazım? Çin stratejisinde hasma yakın olmak hasım gibi davranmamak önemlidir. Akar’ın bu Çin stratejisi uyguladığını düşünüyorum. O tabii bence Amerika’nın desteğiyle bu mücadeleyi sürdürecektir. Bizim söylemeye çalıştığımız dün gece Süleyman Soylu bu mücadelede çok ciddi bir şekilde öne çıktığıdır.

Önemli bir konuyu göz önünde tutmamız gerekir. Milli Savunma Bakanımızın bir ordusu vardır. İçişleri Bakanımızın bir Jandarma ve Polis ordusu vardır. Anti parantez burada bunu da zikretmiş olayım.

-Bunu “güç” olarak mı söylüyorsunuz?

Bunu bir gerçek olarak söylüyorum, isteyen istediği gibi değerlendirsin.

SÖYLEŞİ: ERDEM ATAY/VERYANSIN TV

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.