DOLAR 5,6851
EURO 6,2939
ALTIN 272,1
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Sağanak Yağışlı

Ne kadar ihanet, o kadar oy

28.12.2012
71
A+
A-

Orhan Karataş

AKP’nin sallanmaya başlamasıyla birlikte, yanaşma ve beslemeler başta olmak üzere, düzenden nemalanan güruhta bir telaş baş gösterdi. Ne yapacaklarını şaşırmış biçimde oraya buraya saldırıyor, kendilerince tedbir alıyorlar. Bu tedbirlerden biri de kamuoyu yoklaması. Arka arkaya sonuç açıklıyor, güya herşeyin yolunda olduğunu göstermeye çalışıyorlar.

İzahı olmayan sonuç

Açıkladıkları sonuçlardan çok, bu cüreti nereden buldukları önemlidir. Zira, aklın, vicdanın, ülke gerçeklerinin hiçbir şekilde kabul edemeyeceği şeyler yaşadık. Yapılan son genel seçimlerde AKP’nin yüzde 50 oy almasının makul ve mantıklı bir izahını yapabilen çıkmadı. Çıkabileceğini de zannetmiyorum. Çünkü akıl ve mantığın, ülke gerçeklerinin ortaya koyduğu gerçekler başka, sandığın ortaya koyduğu sonuç başka. Bu durumda ister istemez, ne kadar ihanet, ne kadar yalan, ne kadar talan, o kadar oy gibi bir durum ortaya çıkıyor ki, bu şartlarda oluşan bir iktidardan ülke ve millet menfaatine bir icraat beklemek zaten eşyanın tabiatına aykırı olur.

Bize özel gerçekler

Bugün ülke terör ve ihanetin, işsizlik ve yoksulluğun, ümitsizlik ve çaresizliğin, bütün komşularıyla savaşın eşiğine gelmenin girdabında kıvranmaktadır. Bu yaşadıklarımızın çok daha azına sebep olan hükümetler siyaset tarihinden silindi gittiler. Oysa, AKP’nin hala yüzde 50 oy alabileceğinden bahsediliyor. Daha önce yaşadıklarımız olmasa, gülüp geçeceğiz. Ancak, 3 seçim yaşadık ve ne kadar ihanet edilirse, o kadar oy alınabileceğini hayretle ve ibretle gördük. Bu siyasi bir değerlendirme, altı boş bir iddia değildir. Ülke şartlarının ve seçim sonuçlarının ortaya koyduğu, tanımı ve izahı imkansız ve belki de sadece bize özel gerçeklerdir. O kadar ki, insan aklıyla dalga geçen yorumların gerekçesini de, kamuoyu yoklaması diye millete yutturulan uçuklukların dayanağını da bu durum oluşturuyor.

Bağlantı

Buraya kadar olanları hiçbir ölçüye sığdırıp akıl ve izan sınırları içinde izah edemesek de yanaşma ve beslemelerin MHP’nin oy artışına yönelik yorumlarını anlayabiliyoruz. Bu zavallılar hala MHP’nin oyları ile terör olayları arasında bir bağlantı kurmaya uğraşıyor ve bu milleti de buna inandırmaya çalışıyorlar. Terör ve ihanetle, oy oranları arasında bir bağlantı elbette kurulabilir. Ancak, ülkenin şartları ve seçim sonuçları bu bağlantının sadece AKP ile sınırlı olduğunu gösteriyor ve ilk iktidar oldukları günden itibaren bu böyledir. Rakamlar vererek bu tespiti daha da netleştirelim.

Rakamların dili

Türkiye AKP’ye 2002 genel seçimlerinden sonra teslim edildi. Ülkede terör bitme noktasına indirilmiş ve her yerde huzur sağlanmıştı. Gelen şehit sayısı tek rakamlı sayılardaydı. Sonra AKP’li dönem başladı. 2003 yılından itibaren terör olaylarında ve buna bağlı olarak şehit sayısında düzenli ve devamlı olarak bir artış görüldü. 2003 yılında 31, 2004 yılında 75, 2005 yılında 105, 2006 yılında 111 ve seçimlerin yenilendiği 2007 yılında 146 şehit geldi. 5 yıllık dönemde şehit sayısı 468’i buldu. Şu işe bakın ki, bu artışın karşılığı sandıkta oya dönüştü. AKP’nin oy oranı yüzde 36’dan yüzde 46’ya yükseldi.

Daha çok azdılar

Daha önceki yazılarımızda da konuyu değerlendirdik ve oy artışının milletin bir kredi açtığı, ümidini kaybetmediği ve terörün azalacağına inancını koruduğu şeklinde yorumlanabileceğini söyledik. Ancak bir sonraki dönemde, yani AKP’nin ikinci iktidarını yaşadığı 2007-2011 yılları arasında terör olayları ve buna bağlı olarak şehit sayısı çok daha arttı. 519 ocak söndü. Söylendiği gibi anaların gözyaşı dinmediği gibi, sel oldu. Terör olayları gün geçtiçe yoğunlaştı. Çok daha vahimi Habur rezaletleri yaşandı. Ve bir seçim daha yapıldı. 2011 Haziran’ında terördeki ve şehit sayısındaki artış oranı aynıyla yine sandığa yansıdı. AKP oylarını yüzde 50’ye çıkardı. Bu trendin doğal sonucu olarak seçim sonrasında terör olayları çığırından çıkarken, şehit sayısı da katlandı. Dağdaki hainlerin meclisteki uzantıları meydan okumaya başlayıp, Oslo’da masaya oturulmasından aldıkları cesaretle işi silahlı katillerle kucaklaşmaya kadar götürdüler. AKP bunu da seyretti ve bu millete hazmettirdi. Dokunulmazlıkların kaldırılmasını bir süre oyaladıktan sonra rafa kaldırdılar.

Sokaklar kaynıyor

Ülkenin ağır ve yakıcı sorunları sadece terör ve bölücülükle de sınırlı değil. Ekonomi imdat sinyalleri veriyor. Zam ve vergiler insanları canından bezdiriyor. Dış politika yerlerde sürünüyor. Sokaklar kaynıyor. En yakın komşularımızla, en iyi dostlarımızla savaşın eşiğine geldik. NATO’nun korumasına muhtaç durumdayız. İtibarımız, saygınlığımız kalmadı. Önceliklerimiz, iddialarımız, kırmızı çizgilerimiz dümdüz oldu. Ve tam bu sırada yeni kamuoyu yoklaması sonuçları açıklandı. AKP’nin oy oranının son seçimlerdeki oranın üzerinde olduğu söylendi.

Bundan sonra olacaklar

Eğer bu söylenenler doğruysa, bundan sonra ne olacağını kestirmek daha da kolaylaşıyor. Türk milletinin bu anlayışı, bu siyasi tercihi devam ederse, bugünleri de arayacağımız kesindir. Zira, yapılanlar yapılacakların ispatıdır. Daha çok terör, daha çok şehit, daha çok gözyaşı kaçınılmazdır. Daha da acı olanı ülkenin artık bir bölünme noktasına getirilmiş olmasıdır. Ve ne yazık ki, bu doğrudan hazım kapasitesi sınırsız olanlar eliyle oluyor. Yapılacak ilk seçimde iddia edildiği gibi AKP oylarını yine arttırırsa, bugüne kadar yaptıklarının doğru olduğuna inanacak ve daha fazlasını yapacaktır. Yani, artık tiyatro oynamaya bile gerek görülmeden İsrail’le birbirlerini tamamlayacak, BOP’un eli sopalı talepleri doğrultusunda Suriye’ye doğrudan savaş açılacak, Ermenistan’la kucaklaşılacak ve Kıbrıs’ı teslim edeceklerdir. BOP yolunda zaten son hızla gidiyoruz. Barzani resmi bir muhatap olmuştur. Güneyimizde bir Kürt devleti yine AKP sayesinde kurulmuştur. Dört parçalı Kürdistan hedefinin birinci ayağı tamamdır. Suriye üzerinden ikinci ayak hayata geçirilecektir. İran için fırsat kollanmaktadır ve patriot yerleştirilmektedir. Son parça için alt yapı milletin onay verdiği AKP eliyle hazırlanmıştır.

Tablo ortadadır. AKP kan ve gözyaşından besleniyor. Böyle bir iktidarın huzur ve barış getirmesini beklemek, ancak bir hayal olabilir. Türkiye, bir akıl tutulmasının sonucunda ne yazık ki, sonu belirsiz bir uçurumun kenarına kadar gelmiştir

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.