DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmur

Mustafa Varank: “Kılıçdaroğlu oturduğu koltuğu bile FETÖ’ye borçlu!.”

Mustafa Varank: “Kılıçdaroğlu oturduğu koltuğu bile FETÖ’ye borçlu!.”
16.02.2020
3.169
A+
A-

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, “Kılıçdaroğlu‘nun FETÖ‘ye nasıl yoldaşlık yaptığını şöyle bir hatırlayalım istiyorum. Kaset kumpasıyla genel başkan olan birinden bahsediyoruz. Kendisi oturduğu koltuğu bile FETÖ’ye borçlu.” dedi

 

Bakan Varank, AK Parti Trabzon İl Başkanlığınca, Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde düzenlenen Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Derdimiz Memleket” deyip büyük ve güçlü Türkiye yolunda adımlar atarken, gençleri, çocukları yarının yetkin bireyleri haline getirmek için uğraşırken, enerjilerini yatırıma, kalkınmaya ve istihdama harcarken birilerinin çıkıp bu yola kendilerince engeller döşediğini, suni gündemlerle onlara vakit kaybettirmek istediğini söyledi.

Bu Ülkeye dair tek hayali , söyleyecek tek bir sözü olmayanlar büyük ama bir o kadar da boş laflarla maalesef gündemi işgal ediyorlar.” ifadesini kullanan Varank, şöyle devam etti:

“İşte geçtiğimiz günlerde ana muhalefet partisinin genel başkanı çıktı, ‘FETÖ’nün siyasi ayağını açıklıyorum’ diyerek hezeyanlarını, saçmalıklarını sıraladı. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu hezeyanlara verdiği cevapları zaten izlemişsinizdir. Hatta üzerine de Kılıçdaroğlu’nun iftiralarına yönelik 500 bin liralık tazminat davası açtı. Hani ‘Yalanı söylemek parayla mı?’ derler ya… İşte bahsettiğiniz kişi Kılıçdaroğlu olunca parayla da olsa yalanı söylemekten geri durmuyor. 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçakların doğrudan hedefi olan Cumhurbaşkanımıza dahi utanmadan sıkılmadan saldırabiliyor. İçine FETÖ’nün ruhu kaçmış bu zat, ‘FETÖ’nün siyasi ayağı kim?’ diye yaygara koparabiliyor.

Madem öyle, biz de Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’ye nasıl yoldaşlık yaptığını şöyle bir hatırlayalım istiyorum. Bir defa, Sayın Baykal’a kurulan kaset kumpasıyla genel başkan olan birinden bahsediyoruz. Kendisi oturduğu koltuğu bile FETÖ’ye borçlu. Bunun diyetini de o koltukta oturduğu her gün ödemeye devam ediyor. Bu diyeti, 7 Şubat MİT krizinde de, Gezi olaylarında da FETÖ’ye verdiği destekle ödedi yetmedi. 17/25 Aralık yargı ve emniyet darbesinde, açıkça meşru siyasetin karşısında, bu örgütün yanında yer alarak yine ödedi. Biz Kılıçdaroğlu’nu bu örgütün yasa dışı ve montaj ses kayıtlarını otel odalarında nasıl teslim alıp kürsü kürsü dolaştırdığını unutmadık. Seçim kampanyasını bile Pensilvanya’dan yönettirdiğini unutmadık. FETÖ’cü savcıların kurguladığı MİT tırları davasında, o belgeleri sızdıranları, gazetelerinde yayınlayanları alıp partisinden milletvekili yaptığını unutmadık. Devlet bu örgütle mücadele için seferber olmuşken, FETÖ’ye kol kanat gerdiğini, dershaneler için çırpındığını unutmadık. CHP’li yöneticilerle birlikte FETÖ’nün yayın organlarında nöbetler tuttuğunu unutmadık. FETÖ’cülerin ağzıyla ‘Tayyip Erdoğan ya bu ülkeden kaçacak ya da yargılanacak’ diye tehditler savurduğunu unutmadık. Tabii tüm bunların yanında ‘Darbe olursa tankların önüne ilk ben geçerim’ dediğini de unutmadık.

Ama ne oldu? 15 Temmuz gecesi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan milletiyle birlikte aslanlar gibi meydanlardayken, F16’lara, tanklara, tüfeklere meydan okurken Kılıçdaroğlu neredeydi? Darbeci hainler, Sayın Cumhurbaşkanımızın bulunduğu Marmaris’e suikast timi gönderip oradaki polisleri şehit ederken, Kılıçdaroğlu neredeydi? Hepimiz o fotoğrafı gördük, şimdi buradan tekrarlayalım. Televizyonun karşısında ayaklarını uzatmış kahvesini yudumluyordu. Aslında o gece, kazananın belli olmasını bekliyordu. ‘Tankların önüne ilk ben geçerim.’ diyen beyefendi, o gece tankların arasından kontrollü bir şekilde sıvışıp kaçıyordu.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.