DOLAR 5,7151
EURO 6,3395
ALTIN 276,0
BIST 95.522
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü

Murdar ile temiz eşit olur mu?

Elbette olamaz.

Kesinlikle olamayacağı için, temiz olanlar, temizlikten yana olanlar, sahip oldukları bu temizliğin alabildiğine yayılması için ısrarcı olmalıdırlar ve güçlerini son noktasına kadar kullanmalıdırlar.

Temizlikten yana tavır almak, temizlerle beraber olup temizliğin yayılmasına katkı sunmak, bütün insanlığın faydasına olduğu için ısrar edilmelidir.

Temizlik yayıldıkça, temizler çoğaldıkça, ortaya çıkan bu berraklıktan sonuç itibariyle kötülükten, çirkinlikten yana olanlar da istifade edecekler, onların nesilleri de yararlanacaklardır.

Eğer varsa; ahlakta temizlik, ailede temizlik, huyda temizlik, çevrede temizlik, ticarette temizlik, ziraatte temizlik, yolda temizlik, izde temizlik… Bütün bu güzel hasletlerin muhafaza edilmesi ve Allah’ın rahmetini, yardımını celbetmesi için kesinlikle ısrar edilmelidir.

Eğer bu güzel özellikler yoksa, elde edilmeleri ve yayılmaları için, dolayısıyla Allah’ın rahmetini ve yardımını celbetmek için yine mutlaka ısrar edilmelidir.

“İnsanın önünde ve arkasında, Allah’ın var ettiği ve koruduğu düzenin gereği olarak kendisini koruyan ve davranışlarını zapta geçiren günlük nöbet tutmakla görevli koruma melekleri ve zabıt kâtibi melekler vardır.

Bir millet, sahip olduğu ilahî-insanî değerleri, benliğini, kendilerindeki yüksek hasletleri değiştirmedikçe, Allah o milletin elinde olan nimetleri değiştirmez, sosyal, siyasî ve ekonomik düzenlerini bozmaz. Allah toplumların başına hak ettikleri bir felâket getirmek, onları cezalandırmak istediği zaman da, artık bu felâketin, bu cezanın geri çevrilme imkânı yoktur. Onların Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden velileri, koruyucuları, yardım edenleri de bulunmaz.” (R’ad: 11)

Geride bıraktığımız 2012 yılını bu ayetin ışığında bir güzel masaya yatırmamız gerekmektedir.

Neden koca bir yıl haçlıların değirmenlerine su taşımakla geçti?

Neden koskoca 365 gün, düşmanların bölgemizdeki ve ülkemizdeki sinsi planlarına aracı ve oyuncak olmakla geçti?

Neden bitirdiğimiz 2012 yılı, haçlı-siyonist cephesinin hatırı için yüzlerce yıllık komşu ve din kardeşlerimizle dalaşarak ve savaşarak geçti?

Neden koskoca bir yıl, bölgemizin ve ülkemizin kaynaklarının küresel haçlı tefecilere aktarılmasında taşeronluk yapmakla geçti?

Neden koca bir yıl boyunca, belki onlarca yılda yaşanmayacak maddi ve manevi kayıplar yaşandığı halde uykumuz ve uyuşukluğumuz hala devam etmektedir?

Özümüzde olan hangi özellikler ve güzellikler elimizde kayıp gittiler ki, arka arkaya toplumsal felaketler yaşamaya başladık?

“Kötü insanların, çirkin fiillerin, kirli malların çokluğu, seni hayrete de düşürse, iyi ile kötü, güzel ile çirkin, temiz ile pis, helâl ile haram denk olamaz. Ey akıl ve vicdan sahipleri, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz’ de.” (Maide: 100).

Aziz KARACA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.