DOLAR 5,7587
EURO 6,3919
ALTIN 273,1
BIST 108.602
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

Mhp’nin Tezkere’deki Duruşunu Sorgulamak Kime Hizmet Eder?

08.10.2014
81
A+
A-

İsmail Özdemir

Türkiye zor zamanların arifesinde.

2015 yılı her açıdan Türkiye’nin geleceğini belirleyecek!

Ülkemize yönelik tehditler pek çok farklı boyuttan ancak neredeyse aynı zamanlamayla kapımıza dayandı.

İktidarda bulunan AKP bu tehditlerin bir kısmını okuyamadı, bir kısmında yanlış adımlar attı, kalanındaysa neticesinin ülke ve milletin aleyhinde olacağına bilmesine rağmen kasti hareket etti.

Yani kısacası gaflet, dalalet ve ihanete dair ne varsa 12 yılı aşkın sürede açık bir şekilde gösterdi!

Öte yandan bunlar karşısında, bu zamana kadar isim isim ve olay olay yaşanılan her ne varsa hepsinde haklılığı tescillenen bir MHP var.

Kimilerine sinir bozucu gelse de bu yadırganamaz gerçeğin herkes farkında.

İlla ki izaha kanıt isteyenlere ise gelişen teknoloji açık adres gösteriyor.

Deliller için sadece bilgisayarınızın, tabletinizin yada akıllı telefonunuzun klavyesine parmaklarınızı dokundurmanız kafi.

* * *

Mesela bakın 06 Ağustos 2012 tarihinde MHP Lideri Devlet Bahçeli, düzenlediği basın toplantısında ne söylemiş: Ülkemize yönelen tehditleri en aza indirmek amacıyla; batı ucu Afrin’i ve doğu ucu da Kandil’i içine alacak biçimde tesis edilecek hilal şeklindeki güvenlik kuşağı bir an önce sağlanmalı ve icra edilmelidir. Küresel çevrelerden icazet ve izinle vakit kaybetmeksizin; millet ve devlet bekasına yönelen melun ve alçak kumpası tesirsiz hale getirmek için milli bir seferberlik içinde tavır ve inisiyatif alınmalıdır.

Bugünleri 2 yılı aşkın bir süre öncesinden görmüş Sayın Bahçeli.

Üstelik açık adres vererek ve tehlikeye, hangi boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekip, neyin yapılması gerektiğini söyleyerek.

Var mı ötesi?

Hani her mevzuda AKP’ye yönelen eleştiriler karşısında sıkışan ve kendisine çıkış yolu arayan yandaş isimlerin sığındığı “iyi de sizin bir projeniz var mı?” sorusu var ya; işte buyurun, bundan alası mı olur?

Bir değil üç değil, yüzlerce böylesine örnek mevcut.

Çünkü MHP gibi köklü bir parti; geçmişin kodlarını çözmüş, kimin neyi düşündüğünü herkesten önce çoktan tahlil etmiş güçlü bir hafızaya, muhakeme yeteneğine ve nokta atışlı sonuçlara ulaşabilen bir erdeme sahiptir.

Sadece bu ülkenin değil, dünyanın konjonktürel gelişmelerinin tümüne vakıf, hepsinin derinliğinin farkında ve neticelerinin neler olduğunun bilincindedir.

Bakış açısı yalnızca Ankara merkezli, olayları okuma yeteneği yalnızca Türkçe olduğundan da milli menfaatin şaşmaz temsilcisi olduğunu her defasına ispat etmektedir.

Tabii anlayana…

* * *

Nitekim meclisten geçen tezkerede de hassasiyetlerini açık bir şekilde ortaya koyan MHP, sadece IŞİD’in değil, PKK-PYD’nin de Türkiye için tehdit olduğunu ısrarla ve üzerine basarak vurgulamıştır.

Gel gelelim, menşei dışarıda olan bir projenin peşine takılanlar sanki Türkiye’yi IŞİD ve PKK-PYD arasında bir tercih yapma mecburiyetinde gibi göstermeye çalışıyorlar.

Haftalardır Ayn-el Arap’ı Kobani olarak anmaları da bu yüzden.

Zira IŞİD’in ismi anılan bu yerleşim yerine saldırısının neticesi ne olursa olsun, hafızalarda PKK-PYD’ye ait terimleri kullanarak bir coğrafya yaratmanın hesabı güdülüyor.

Bir taşla birden fazla hedef vurma çabası mevcut.

“IŞİD kötü PKK iyi; IŞİD terörist, PKK meşru” gibi bir algı yaratma hevesi taşınıyor.

Oysa ki ikisi de Türkiye için açık tehdit ve ikisi de durdurulmalı.

Hemde tehdit sınırımıza dayanmadan.

Suriye’nin kuzeyi de, Irak’ın kuzeyi de bu tehdit alanlarının merkezi.

PKK için Kandil ne ise IŞİD’in Suriye’nin kuzeyinde pineklediği yerlerde o dur.

* * *

Ne yazık ki Atatürk’ün partisi olarak anılmak istenilen CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu durumun hiçbirinin farkında değil.

Kendisi “özerklik” lafını Recep Tayyip Erdoğan’dan da önce ağzına alabilmiş bir isimdir.

Buna rağmen kalkıp, MHP’nin her hali ile haklı olan duruşu karşısında aklınca “milliyetçilik” derslerine soyunuyor.

Haline gülsek mi yoksa ağlasak mı bilinmez.

CHP’yi PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile yan yana getirme çabası, tezkere meselesinde ortak duruş sergilemeleri göz önündeyken MHP’ye yine tezkere konusu üzerinden laf söylemeye çabalamak ne hazin bir davranış.

* * *

Evet, AKP Suriye’de uyguladığı yanlış politikanın ceremesini Türk Milleti’ne çektirmek üzere.

Ama bu alınacak önlemlere sessiz kalınacağı, adım atılmayacağı anlamına gelmemeli.

Güney sınırımız boydan boya terör yuvası ve hiçbir egemen ülkenin kontrolünde değil.

Durum böyle olunca ülkemize yönelen tehlikenin “sınırlarımızın içerisinde” değil dışında karşılanması gerekir.

Bu işte anayasa gereğince Türk Ordusu’nun görevi.

Dolayısıyla onun tüm önlemleri alması için elinin rahatlatılması elzemdir.

Ordu asli vazifesini yaparken, yani Türk Milleti’ni ve vatanını korumaya çalışırken, ona ihtiyaç duyduğu koşulu sunmamak kime ve neye hizmet etmektedir Allah aşkına?

Bakın şu işe ki PKK gibi CHP’de TSK’nın terör tehdidine karşı önlem almasından rahatsızmış!

Bunun açıklamasını önce Kemal Kılıçdaroğlu kendisine oy verenlere yapmalı.

Mesela buna da şuradan başlayabilir: Bir yandan Atatürk’ün emanetini taşıdıklarını söyleyip, diğer yandan nasıl olup da PKK’nın kendisi için “hayati” gördüğü tezkere ile ilgili onlarla aynı noktada durabiliyorlar.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.