DOLAR 5,7130
EURO 6,3008
ALTIN 275,9
BIST 102.730
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

MHP’nin Tarihi Sorumluluğu

12.08.2013
53
A+
A-

ŞÜKRÜ ALNIAÇIK

Tarihi olayların bir sonucu olarak, son yüz yılda Türk Milletinin ürettiği en büyük marka değeri Atatürk olmuştur. Bu yüzden debizde AKP hükümetleri tarafından borca mahsuben icra memurlarına teslim edilen emtia, “Atatürk ve Cumhuriyet değerleri”dir.

Alacaklılar Yunan adalarınagözünü diktiğinde biz Yunanlılara nasıl acıdıysak, özelleştirme “talan” boyutuna vardığında bazı insaf sahipleri deTürklere öyle acımış olmalıdır.

Mamafih, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının rakamlarına göre AKP Hükümetleri döneminde yapılan özelleştirme, toprak satışları dahil33,5 Milyar Dolar’dır.

Buna göre son 8 yılda “Yunan adalarının Üçte Birine denk” bir kamu varlığını elden çıkardığımız ve dış borçları bu şekilde ödediğimiz anlaşılmaktadır. Bu miktarın “gayrimenkul” olarak karşılığı, iyilerinden “75 Yunan adası”dır.

Hükümetin, ÖSYM olayında olduğu gibi sehven kopya verme şapşallığı, Teğmen Çelebi’nin hafıza kartında olduğu gibi sehven isim girme zalimliği, “Apo’yla Müzakere” olayında olduğu gibi sehven siyasi şerefsizlik yapabilme potansiyeli dikkate alınırsa bu Milyar dolarların ne kadarının dış borçlara, ne kadarının iç ceplere gittiği de belli değildir.

Önce “75 Yunan adası büyüklüğündeki” Devletçilik satıldı.

DPT’nin 24 Ocak 1980 kararlarına göre bir devlet politikası olarak Özal zamanında yastık altı sermayesini de ekonomiye kazandıran bir duyarlılıkla yürütülen özelleştirme, genellikle Anonim Şirket hisse senetlerinin halka arzı şeklinde yürütülüyordu.

AKP’yle bu iş şirazesinden çıktı ve siyasi yandaşlar, kamu mallarını talan etmeye başladılar.

Sonra Sıra 5 Yunanistan Büyüklüğündeki Milliyetçiliğe Geldi:

Dünya Bankası ve IMF direktörlerinin gözünde Atatürk İlkeleri, ülke kaynaklarının yabancı sermayeye açılmasını tam olarak engellemese bile iş adamlarının ve borç tahsildarlarının manevra alanını daraltıyordu. Gelenek izin verse Genelkurmay izin vermiyordu.

Yanlış yapanı Atatürkçü yüksek yargı, “Yüce Divan olup” çiziyordu. Askerlerdeki “paranoyalarla beslenen” Atatürkçü muhafazakârlığın üstü çizilmeli, bu yarı askeri duruma PENTAGON tarafından bir çare bulunmalıydı. Amerikan Büyükelçiliğinin bu konuda bazı hainlerin desteğiyle uzun ve acil kodlu raporlar hazırladığı Wikileaks belgelerinden de anlaşılıyor.

Bir dizi provokatif cinayetten sonra 2008’de Milliyetçiliğe karşı savaş başladı. Önce askerler tarafından siyasi beyanat vermenin vatan hainliği, halk düşmanlığı olduğu kitleye pompalandı.

CIA, 2002’den sonra Ortadoğu’da “1000 Kuzey Iraklı peşmergeyi Guam adasına götürerek özel eğitime tabi tutmuş ve bu evcilleştirilmiş köpekleri tekrar bölgeye bırakmıştı.” Türkiye’de ise zaten 150 yıldır tüp bebek yetiştiren Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi gibi kurumlar vardı. Ancak Türk halkı, ruhunu Sam Amca’ya teslim etmiş bu Noelcilere sandıkta şans vermiyordu.

Sandıkta en fazla din sömürüsü para ediyordu. Doğrusu bazı generaller ve CHP buna çanak tutacak despot bir geçmişe sahipti. Erbakan’ın çıraklarından bir ekip kuruldu ve adına AKP denildi.

Derinden gelen Nur Cemaatinin özellikle Fethullah Gülen kolu, askeri bir disiplin içinde çalışıyordu. Öyleyse “bunlardan 1000 tane alıp eğitmeye” gerek yoktu. Sadece liderleriyle anlaşıp kızağa çekmek yeterliydi. Üstelik dünya çapında 1200 okul kuran bu “modern tarikatin” varlığını koruması için Amerika’nın onayına ihtiyacı vardı. Yapması gereken tek şey, CIA desteğiyle Türkiye’deki Atatürkçü çelik çekirdeği kırmaktı.

Orduya nüfuz edemeyen cemaat, polis, yargı, meclis, hükümet güçlerini koordine ederek 2008’de haham bozuntusu bir “gay”i piyasaya sürerek Ergenekon operasyonunu başlattı. Sonra aynı süreçte CHP genel başkanlığı yeniden tanzim edildi. Atatürkçülerin sesi soluğu bir süre sonra kesildi.

Meydanda Milliyetçilik adına sadece Genelkurmay ve MHP kalmıştı. Genelkurmayın Kuleli Harbiye ekolü, MHP’nin de Ocaklı Ülkücü damarı, bu kurumların tepe noktalardaki operasyonlarla manipüle edilmesini engelliyordu. Yani evlat babasını tanıyor, “çalıntı mürşitlere” itibar etmiyordu.

Türkiye’yi Yunan adaları gibi alıp satmak isteyen global bankerlerin önündeki en büyük iki engelden biri olan Türk Genelkurmayı, yargı baskısı altında siyasi ağırlığını kaybetmiştir. Son ağır mahkumiyet kararları da bunun bir göstergesidir.

Bu yüzden MHP’nin, Türkiye’nin bütünlüğünü ve Türk Milletinin doğal kaynaklarını koruma yönündeki sorumluluğu bir kat daha artmıştır.

Türkiye’nin “blok satışını” MHP engelleyecektir:

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.