Rus yazar Tolstoy’un şu sözleri ile yazıma başlamak istiyorum: “Öyle horozlar var ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar”

Bu kaçkınlar, hep öttüler.. İnanın nasıl öttüklerini kendileri de bilmiyor. Zaman zaman bülbül kesildiler.. Zaman zaman horoz gibi vakitsiz öttüler.. Zaman zaman fitne deryasında yüzdüler ve yok olup gittiler.

Bunlar var ya bunlar… Hep bana, hep bana ve sadece ben diyen… Doyumsuz, vefasız, nankör, daldan dala konan ve albenisi olmayan kaçkınlardır.

Değerli Ülküdaşlarım!… Bunlar istiyor ki çöllerin ortasına bıraktıkları Ülkücüler bunlara gül bahçesi sunsun. Gerçekten böyle bir dünya var mı?

Ülkücüler sizleri sırtında taşımaktan… Sırtları nasırlaştı, saçları ağardı. Bir de utanmadan arlanmadan Ülkücülerin davasına ihanet ediyorsunuz, Ülkücüleri arkadan hançerliyorsunuz!…

“Bu kadar maharetiniz, bu kadar kapasiteniz, bu kadar potansiyeliniz vardı da, MHP’de bunu niye göstermediniz?”

MHP’den ayrılmaları, söylediklerini yutmaları, pazarlıklar yapmaları bunların karakter meselesidir. Çünkü bunlar her zaman siyasette bedava yaşamışlar ve Ülkücülerin sırtında yükselmişlerdir.

Davamız, Partimiz ve Liderimiz için her fedakarlığı yaparız. Sizin gibi Vefasız, sizin gibi nankör olmayız! Sizin gibi asla liderimizi hançerlemeyiz!

Bu dava dualıdır, bu davanın sahibi Allah’tır. Bu davayı bölüp parçalamak isteyenlerin gücü yetmeyecektir. Yüce Rabbim müsaade etmeyecektir!

MHP ve Ülkücü Camiayı bölüp parçalamak için mücadele edenler hüsrana uğrayacaklardır. Çünkü Ülkücü Şehitlerimizin ruhları onları boğacaktır.

Yazar Orhan Karataş’ın şu anlamlı sözleri ile yazımı bitiriyorum… “Trabzon gibi milli duyarlılığı yüksek bir ilimizin birinci sırasından dahi milletvekili seçilememiş olmak, bir başarı ve üstün meziyet sayılıyorsa, bize söyleyecek laf kalmamıştır.”

ZAKİR TERCAN

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir