DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

MHP Lideri AKP’nin Kimyasını Bozdu

12.05.2014
65
A+
A-

İsmail Özdemir

Geri bıraktığımız haftadan bu yana herkes MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Seçimi’ne yönelik yaptığı değerlendirmeyi konuşuyor.

Kimsenin, hele de Cumhurbaşkanlığını kendince çantada keklik gören Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının beklemediği bu değerlendirme, özellikle iktidar kanadında derin bir endişe ve telaşa sebep olmuşa benziyor.

Bir haftada AKP iktidarının dengesi öyle bir bozuldu ki, işi sulandırmaya çalışmaktan başka yapabilecekleri bir şeyi olmadığını kendileri de biliyorlar.

Sayın Bahçeli son derece önemli, siyaset biliminin belki de en makul ve derinlikli değerlendirmesini yaptı ama buna AKP iktidarının hepsinin bilgisi de, birikimi de, donanımı da yetmedi.

Çünkü herkesten çok AKP iktidarı bu tahlilin “milli vicdanın en doğru istikameti” olduğunu biliyor.

Gerilim ve kutuplaşma üzerine siyasetini bina eden AKP iktidarının işine, devletin en hassas ve önemli makamı olan Cumhurbaşkanlığı konusunda kapsayıcı, bütünleştirici ve en nihayetinde “çatı” oluşturan yaklaşım tarzı gelmiyor.

Bu girişim doğrudan doğruya AKP’nin siyasi matematiğinde sonucun sıfıra uzandığı çok türevli denklemlere çıkıyor.

Bu denklemi çözemediğinden de, sınavdaki tembel öğrenci misali başlıyorlar “soru yanlış” hezeyanlarına.

* * *

İşin içinden çıkamayan çaresizler kulübü, çareyi polemikle günü kurtarabilme seçeneğinde arıyorlar ama nafile.

Bu uğurda da işi sulandırabilmek adına MHP Lideri’nin değerlendirmesini çarpıtıp, aslı astarı olmayan bir mecraya konuyu çekmeye çalışıyorlar.

Halbuki Sayın Bahçeli’nin yaptığı değerlendirmesinin hiçbir yerinde bu kesimin iddia ettiği gibi bir ifade bulunmuyor. Bulunmadığı gibi MHP’nin kendi adayını çıkaracağını, bu adayında “herkesin takdirini kazanacağını” altını çizerek ifade ediyor.

Milliyetçi, muhafazakar, manevi değerleri taşıyan, laik, demokratik ve hukuki değerlere saygılı olan bir aday profilinin Cumhurbaşkanlığı Seçiminde “çatıyı” oluşturacağını söylüyor.

Bunun içinde Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşüp, onlarında görüşlerini alacağını belirtiyor.

Yani Sayın Bahçeli, belirli bir zümrenin değil, milletin genelinin onaylayacağı bir profille Cumhurbaşkanı adayının çıkarılabileceğini açıklıyor. Cumhur’un başına seçilecek kişinin sadece %43’ün yada %57’nin değil, mümkün olduğu ölçüde milletin tamamının tasvip ve tasdik edeceği bir isim olması gerektiğini vurguluyor.

Buna kimin itirazı olur?

Ama gel gelelim, millete rağmen, milli iradeye rağmen, milli egemenliğe rağmen siyaset yaptığını bu değerlendirme karşısında durarak kanıtlayan AKP iktidarı rahatsız.

* * *

Dedik ya böylesi doğru, makul ve ölçülü bir yaklaşımı sulandırmak adına ellerinden geleni yapıyorlar diye.

Sarılıyorlar can simidi olarak polemik ipine.

Geçmiş dönemki polemikler üzerinden doğrunun üzerini kapatacaklarını düşünüyorlar.

Heyhat, artık yamalık eklemekten dikiş tutmayan söylem ve acınası siyasi hallerinden bihaberler.

Kendilerinin dün ne söyleyip, buna karşın bugün nelerin olduğundan ise hiç bahsetmiyorlar.

Mesela hani Gazze’ye gidiyordunuz beyler? Ne oldu da yıllardır gidemediniz?

Mesela hani Beşar Esad Suriye’nin başından ha bugün, ha yarın gidiyordu ey AKP’liler ne oldu adam 3 yıldır hala ülkesinin başında?

Mesela hani Suriye’de “de facto” oluşumlara izin vermezdiniz ey bol keseden atanlar, PKK-PYD’yi nerenize sığdırıyorsunuz şimdi?

Mesela hani faiz lobisine teslim olmayıp, faiz artışı yapmayacaktınız goygoycular, neden konuşamıyorsunuz şimdi?

Mesela hani Davos’ta “one minut” diyip İsrail’e sözde posta koyup, Mavi Marmara sonrası ilişkileri bitiriyordunuz ey sahtekarlar, ne oldu da İsrail ile “normalleşmeye” başladınız şimdi?

Mesela hani “tek bayrak, tek devlet, tek millet” nutukları atıyordunuz ey yalancılar, her sözünü dinlediğiniz, taleplerini birer birer yerine getirdiğiniz yol arkadaşınız İmralı canisi de “tek bayrak, tek devlet, tek millet zırvalamaları” diyor şimdi, ne oldu?

İşi aslından saptırıp, bu noktaya çekmeye çalışırsanız, inanın insan içine çıkacak yüzünüz dahi kalmaz…

* * *

MHP’nin Cumhurbaşkanlığı önerisi gündemi baştan sona belirlemişken, AKP’nin bunun karşısında ruh halinin bozulması, ne yaptığını bilmez ve aklı başından uçup gitmiş edasını sürdürmesi, kendileri açısından durumun ne derece vahim olduğunu gösteriyor.

Bununla beraber, kritik zamanlarda “tiyatro” yaparak gündemi kendi lehine çevirme konusunda tecrübeli olan iktidardan, yeni “sahneler” beklemek, bu dönem açısından en tabi gelişme olacaktır.

Kesin olan tek gerçek, Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankaya yokuşunda soluksuz kalacağıdır.

Çünkü, oraya çıkmak her babayiğidin harcı değildir.

Tarih şuuru ve milli hissiyatı gelişmemiş hatta bunlarla hesabı olanların “anlayamayacağı” gerçekler, dizlerinin bağını çözecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.