DOLAR 5,7041
EURO 6,3150
ALTIN 274,6
BIST 95.964
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Mezara Götürülecek Sıradan Görüşme Olmaz

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
124
A+
A-

YILDIRAY CİCEK
Başbakan Erdoğan, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun kendisine yönelttiği soruları yazılı olarak cevaplandırdı. Sorulardan birisi de dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile 27 Nisan e-muhtırasının yayınlanmasından sonra Dolmabahçe’de baş başa yapmış olduğu görüşmenin detaylarına dair olmuştur. Başbakan Erdoğan bu görüşmeyi “Haftalık, sıradan ve olağan bir görüşme” olarak değerlendiren bir cevap vermiş. Dolmabahçe görüşmesinin bu şekilde basitçe ifade edilmeyeceği ortadadır. Çünkü görüşmenin içeriği bu kadar basit ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan daha önce televizyon programında niçin “Biz Sayın Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’la bir araya gelmişiz iki yetkili olarak, mahrem bir görüşme yaptık. Bu benimle mezara kadar gider, hiçbir zaman açıklamam. Sayın Büyükanıt açıklarsa o zaman ben de görüşmenin detaylarını paylaşabilirim.” ifadelerini kullanmıştır?

Şimdi “Haftalık, sıradan ve olağan bir görüşme” diye tarif edilen Dolmabahçe görüşmesi daha önce neden “mahrem ve mezara kadar götürülecek sır bir görüşme” olarak tarif ediliyordu?

Başbakan Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt defalarca baş başa görüşmüş hiç kimse Dolmabahçe’de yapılan görüşmenin içeriği bu kadar merak etmemişti. Yaşar Büyükanıt ve Recep Tayyip Erdoğan bugüne kadar birbirine hep “O açıklarsa bende açıklarım” tarzında yaklaşmış ve bir şeyleri gizlediklerine dair bir duruş sergilemişlerdir.

27 Nisan e-muhtırası her yönüyle incelendiğinde AKP’yi tekrar iktidarda tutmak için toplum mühendislerinin çok planlı bir şekilde kitleleri yönlendirme amacını taşıyordu.Ve bunda da başarılı oldular. 27 Nisan e-muhtırası milletin değerlerine dil uzatan içerikte hazırlayanlar, bunun karşısında da bu değerleri savunanın AKP olduğuna dair bir algı yaratmışlardır. Kutlu Doğum haftasına, çocukların ilahi söylemesine, başörtüsüne dil uzatan bir e-muhtıra karşısında yine laf cambazlığı yapan AKP hem mağdur hem de kahraman konumuna getirilmiştir. 27 Nisan e-muhtırasının bence özeti budur.

27 Nisan e-muhtırasının böyle bir özelliği varken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt neden Başbakanlıkta yahut Genelkurmay Başkanlığında değil de mezara gidecek sır görüşmeyi İstanbul/ Dolmabahçe’de gerçekleştirmişlerdir?

AKP , PKK ile yaptığı pazarlıkları ve görüşmeleri hakaretler ederek gizliyordu, gün geldi o pazarlıklar ve görüşmeler ses kayıtlarıyla ortalığa saçıldı. Dolmabahçe görüşmesi de mezara sır olarak gitmeden bir yerden elbette patlak verecektir. Kenan Evren’i ve Çevik Bir’i yargılayan sistem, Yaşar Büyükanıt’a Dolmabahçe görüşmesinin mahrem haller ve derin sırlar taşıdığı için mi dokunamamaktadır?

27 Nisan e-muhtırası bir kurguydu , Dolmabahçe görüşmesi de adeta bunun taçlandırılması olmuştur.

AKP gizli çevirdiği her işi eninde sonunda eline yüzüne bulaştırmıştır. Dolmabahçe görüşmesi hakkında sürekli farklı farklı ifadeler sunan Recep Tayyip Erdoğan bu konuda da elbette bir yerde çuvallayacaktır.

Dolmabahçe görüşmesinin neresinde Amerika, neresinde özel hayat, neresinde şantaj vardır? Çünkü o görüşmenin arka planı sorgulandığında hep bu konular üzerinden senaryolar üretilmiştir?

“Haftalık, sıradan ve olağan bir görüşme” olmadığını herkes bilmekte ve gerçeklerin ortaya çıkmasını sabırsızlıkla beklemektedir.

O görüşmeye ait sırrın mezara gitmeden ortaya çıkmasını umut ediyoruz. AKP’nin gizli yürüttüğü her olayın arkasından Türkiye’nin aleyhinde vuku bulan olaylar çıktığını bildiğimiz için Dolmabahçe’nin gizli kalan kısmının Türkiye’ye ne zararlar verdiğini çok merak ediyoruz.

Türkiye’ye zarar verme konusunda her zaman olduğu gibi Recep Tayyip Erdoğan mı yoksa Yaşar Büyükanıt mı aktif rolünü oynadı tarih önünde ortaya çıkarılmalıdır. Yoksa her ikisi ortaklaşa mı hareket ettiler?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.