DOLAR 5,7282
EURO 6,3017
ALTIN 276,7
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Medyada Görülmeyen MHP Mitingleri Milli Vicdanlarda

12.11.2013
36
A+
A-

Doç.Dr.Ruhi ERSOY

Ana akım medya başta olmak üzere, İktidarın yan kolu olanlar da buna dahil, 9 Kasım 2013 Cumartesi Tandoğan’daki Türkiye gerçekliğini görmedi. Söz konusu bu gerçekliğin, elbetteki malum medya organları görmedi diye ortadan kalkacak hali yok. Nedir bu gerçeklik önce ona bakalım, sonra da yakın geçmişten bazı hatırlatmalarda bulunalım:

Küresel çevrelerle paralel siyaset üreten ve varlığını uluslararası dengelere ve ilk zamanlarda iç dinamiklerdeki kenara itilmiş kitleye borçlu olan AKP ve Erdoğan. Gerçekliği 11 yıllık iktidarın sonunda yıpranmış gerçeklik algısı ortaya çıkmış, Küresel çevrelere verdiği sözler sonucu ana gövdeyi oluşturan ve devletin kurucu unsuru olan Türk Milletini yok saymış ayaklar altına almış ve neredeyse tarih sahnesinden de silmek istemektedir. Öte yandan kendisinin dışa bağımlılık katsayısı arttıkça içte kendisine bağımlı şirketler, medya kuruluşları ve bunlar üzerinden menfaat temin edilen kitleleri oluşturmuş bir iktidar artık kendi içinde de tartışmalı hale gelmiştir. Yani “İmaret (aşevi) kapısında başlayan dostluklar kazan küçülünce kavgaya dönüşür” sözü eyleme geçmeye başlamıştır. Arınç-Erdoğan kavgası bunun ilk kıvılcımı olmakla beraber, Abdullah Gül, Tayip Erdoğan mücadelesi de kendisini 10 Kasın törenlerindeki konuşma metinlerdeki üslup farkında göstermiştir. Başbakan Atatürk dememiş sürekli Gazi Mustafa Kemal vurgusuyla Cumhuriyet sonrası süreç, ATATÜRK ifadesiyle sembolleştiği için yok sayılmıştır. Cumhurbaşkanı da sürekli ATATÜRK vurgusu yaparak yok sayılan Türk Milleti’nin gazını almaya çalışmıştır. Her ne kadar bir konuşma metninden bu kadar anlam çıkartılamaz dense de bütün açısından bakıldığında gerçeklik ortadadır. Cumhurbaşkanı 10 Kasım töreninde ATATÜRK vurgusuyla AHMET KAYA’ya verilen devlet nişanı ve devlet nişanından çıkartılana TC. ve Atatürk siluetinin açığını kapatmaya çalışmıştır. Tekrar başa dönecek olursak. Toplumsal gerçeklik olarak Türk Milletinin MHP mitingleriyle meydanlara inmesi Barsa’da başlayıp Ankara’da şimdilik son bulan Milli Değerleri Koru ve Yaşat temalı mitingler, artık adının sanının ülkesinin bayrağının tartışma konusu yapıldığını gören ana gövde devletin kurucusu ve sahibi Türklerin MHP ve Devlet Bahçeli’yle harekete geçtiği görülmektedir. Bu gerçeklik ise medya tarafından gösterilmemektedir. Hatırlayalım lütfen, doksanlı yılların başın RP’nin yükselişini de medya yok saymıştı, o medya Tayip Erdoğan’ın İstanbul’a Belediye Başkanı seçilmesi ihtimalini bile vermiyordu. Yine O medya 1999 seçimlerinde MHP’yi baraj altı gösteriyordu. Unutulmasın ki hakim güç kimdeyse sermaye ilişkili medya onun sesi soluğu olmayı kendine vazife edinir. Bu işi İlke ve ahlak anlayışıyla 57. Hükümetteyken bir tek Devlet Bahçeli yapmamıştır. Rivayet odur ki; dönemin İhlas Holdin Başkanı TGRT sahibi rahmetli Enver ÖREN “Devlet Beyciğim emirlerinize amadeyiz” dediğindeki ona verilen cevap ve beden dili olayın tanıklarının belleğinde kalıcı bir iz bırakmıştır. Son tahlilde Türk Milleti ayaktadır, diridir ve çok fazla gürültü çıkartmadan sandıkta iktidara ve küresel çevrelere yeni bir ders vermek için sabırsızlıkla beklemektedir. AKP ve CHP tahterevallisinin kurulup yok sayılan MHP’nin nerede olduğu 30 Mart akşamı kendisini gösterecek ve o yorumcular acaba biz neyi gözden kaçırdık demeye o zaman başlayacaklardır.

Söz konusu malum çevrelerin ezberini bozup bu sonucu almanın yolu, Liderin vizyonuyla ortaya konulmuş ve on aydır ülkenin ve ülkücülerin gündeminde olan mitinglerin coşkusundan alınan inanç ve iman doğrultusunda, her birimizin üzerimize düşeni yerine getirip ülkücülerin dışındaki kitleye de MHP’nin iktidar inancını ve Liderinin vizyonu doğrultusunda ve bu ülkeyi yönetecek potansiyelini aktarmayı vazife bilmektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.