Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Rüzgarlı

MEDYA GÖRÜNÜMLÜ CASUSLUK VE PROVAKATÖRLÜK KARARGÂHI SPUTNİK

03.03.2020
3.168
A+
A-

Sputnik Genel Yayın Yönetmeni ve Russia Today (RT) Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü olan Margarita Simonyan kimdir?

Hangi hakla Hatay‘ı Suriye‘nin toprağı gösterme cüretiyle “Çalıntı eyalet: Hatay 80 yıl önce neden Fransa tarafından Türkiye’ye verildi” diye başlık atarak bu konuyu tartışmaya açmak istemiştir?

*

Soçi bir zamanlar %90 nüfus oranıyla Çerkes yurdu idi…

21 Mayıs 1864’ten itibaren Çerkesler, başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerine sürgün edildi…

Resmi olmayan rakamlara göre 1,5 milyona yakın Çerkes bir ay içinde sürgüne tabi tutuldu…

Yol şartları, salgın hastalıklar, açlık gibi nedenlerden dolayı yaklaşık 500 bin Çerkes hayatını kaybetti…

Sürgüne tabi tutulanlar Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi, Adler gibi Karadeniz limanlarından gemilere bindirildi ve birçoğu Anadolu’da Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı, Kocaeli’ye yerleştirildi…

Rus Çarlığı, Çerkes Soykırımı ile boşaltılan o topraklara Ermeni ve Ruslar’ı yerleştirdi…

Simonyan‘ın dedeleri Osmanlı topraklarından I. Dünya Savaşı sırasında Rusya‘ya gönderilenlerden…

Hainliklerinin bedeliydi bu…

Simonyanlar da Soçi‘ye yerleştirilenlerden…

Ermenice bilmeyen bir Ermeni kızı O…

Ailesi O’nu, Sözde Ermeni Soykırımı yalanı ve kiniyle büyütmüş…

Ama kızlarına ne hikmetse Ermenice öğretememiş…

Osmanlı‘da asimile edilmeyen ama Rusya tarafından kışkırtılıp Osmanlı‘ya karşı ayaklanan Ermeniler, Rusya‘da dilini unutacak kadar asimile olmuşlar demek ki…

*

Yıllar sonra Simonyan, 2004’te Beslan Çeçen Katliamı‘nda ortaya çıkıyor…

Çeçenler’in rehin aldığı okul çatışması sonunda, Rus askerlerinin orantısız güç kullandığı, aralarında 186 çocuğun bulunduğu, en az 334 rehinenin öldürüldüğü, yüzlerce rehinenin yaralandığı ve birçok insanın kaybolduğu Beslan Çeçen Katliamı…

Buradan Putin‘in ne kadar vahşi olabileceğini tahmin etmek mümkün…

Ülkesinin çıkarları için gözünü kırpmadan masumlara ölüm emri verecek canilikte biri, aynı Trump gibi…

Ne hikmetse Simonyan oradan haber yapan ilk gazeteci ünvanına sahip…

Katliam bitince okula girer ve oradan da yayın yapar…

Ardından Putin tarafından ödüllendirilip Russia Today‘in başına getirilir…

*

Simonyan, 2014’te Sputnik haber ajansını kurar…

TV-Novosti‘ye bağlı olan ajans hükümet ve Putin‘e bağlıdır…

Rus dış politikasında eski Rus yetkililer tarafından ve eski RT gazetecileri de dahil olmak üzere haber muhabirleri tarafından bir propagandanın haber ajansı olmuştur…

Simonyan, aynı zamanda kasten yanlış bilgi yayma ile de değişik ülkelerde ajanlıkla suçlanmıştır…

2016 yılında kanalın İngilizce yayın yapan versiyonuna Arjantin‘de yayın yasağı getirilir…

2018’de Sputnik ve Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, yabancı ajan statüsü verilmesi nedeniyle RT‘nin Washington‘daki yayınına son verilir…

*

Ve geçtiğimiz hafta sonu Türkiye Sputnik Bürosu‘nu Türk güvenlik güçleri bastı ve arama yaptı…

Hatay konusunu haber yapan Türkiye şubesi çalışanları gözaltına alındı…

Sputnik Türkiye‘nin Genel Yayın Yönetmeni Mahir Boztepe de gözaltına alınanlardan…

Russia Today (RT) ve Sputnik Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Polis İstanbul’daki ofisimize geldi. Bir çalışanımızı daha gözaltına aldı” ifadelerini kullandı…

Peki 6 yıldır Türkiye‘de at oynatan bu yalan haber üretme ve algı yaratma merkezi ne yaptı da ofisleri basıldı…

Sputnik’in İngilizce sitesinde yer alan bir haberde Hatay için, ‘çalıntı eyalet’ denildi. “Çalıntı Eyalet: Fransa neden Türkiye’ye 80 yıl önce Suriye’nin bir köşesini verdi?” başlığı ile yer alan haberde 1923 yılında imzalanan Lozan Anlaşması’yla Türkiye’nin sınırlarının belirlendiği belirtilerek, Hatay’ın ANİDEN Türkiye’nin sınırlarına katıldığını iddia etti…

Dünya’ya yaydıkları bu yalan habere göre Türkler Lozan’ı ihlal etmiş ve bir oldu bittiye getirmişlerdi…

Amaç Dünya’da bir kamuoyu oluşturup Hatay‘ı almaya niyetlerine haklı zemin hazırlamak…

Bize de Aba altından sopa gösteriyor…

Geç kalınmakla birlikte, asıl işi Rusya‘nın hedeflerine göre yalan haber üretme ve kamuoyunda algı yaratma olan bu büroyu Türkiye derhal kapatmalıdır…

Gezi olaylarının öncesinde ve sonrasında bu gibi ajanlar resmi olarak haberci kılığında aramıza sızdılar…

*

15 Temmuz 2016‘da devlet Amerika konusunda bir uyanış yaşadı…

Şimdi de komşumuz olan Rusya ile kopma noktasına geldik…

Putin ile yalancı bahar bitti, sonbahardayız…

Ayıdan post, onlardan da Türk‘e dost olmayacağını elbet biliyorduk…

Ama devletler çıkarlarına bakarlar, dostluk diye birşey zaten yüzdeki sahte gülümsemeden öteye gitmez…

Türkiye Cumhuriyeti haklı sebeplerle İdlib‘de…

Türk gözlem noktalarını çeviren rejim güçlerine karşı bir askeri yığınak oluşturduk ve rejim güçlerini çekmesi için Şubat sonuna kadar Esad‘a süre verdik…

Kılıçdaroğlu‘nun dediği gibi Esad bizim askerimizi korumuyor yani…

Türk gözlem noktalarını çevrelemiş boğmak üzereydi…

Esad, 400 bin Sunni vatandaşını öldürüp boşalan yerlere sahip olamayan ve hatta altın tepside bölgeyi Emperyalizm’in iki kutbuna teslim eden biri…

Binlerce kilometre öteden gelenlere karşı koymayıp terörist üretmelerine çanak tuttu…

Sınırlarımızın güvenliği kalmadı ve 4 Milyon Suriye‘li göçmene Türkiye bakmak zorunda kaldı…

*

Sadece Rusya‘nın bölgede beslediği terörist sayısı 500 bin…

Amerika‘nın ve Fransa’nın ise ondan kalır yanı yok…

Daeş’i Amerika oluşturdu…

Sınırımızda YPG diye 60 binlik bölücü bir ordu yarattı…

60 çeşitli örgüt Suriye‘de…

Esad sanki herşey bizim suçumuzmuş gibi 4 milyon İdlib‘liyi sürüp orayı istiyor…

İçeride bulunan çoğunluğu Suriye‘li olan bu halkı istememe sebebi de Sunni oluşları…

İran’ın ön ayak olduğu mezhep temizliğinin son evresi İdlib

İşte Astana ve Soçi Zirvesi‘nde Türkiye‘yi bu masum insanları teröristlerden korumak için İdlib‘e davet ettiler…

Türk Askeri karakol görevi yaparken rejim askerleri kulelerin etrafını çevirdi ve defalarca taciz ateşi açtı…

Türkiye gelen felaketi gördü ve askeri yığınak başlattı…

Mübarek Regaip Kandili gecesi gözleri dönmüş Esad/Rusya güçleri, İdlib’deki Türk birliğine füze attı ve 34 Türk askerini şehit etti…

Beslan katliamı sorumlusu katil Putin bu…

Yaralılara giden ambulanlara bile ateş açan canilere Türkiye Cumhuriyeti tabiki karşılık verecekti…

29 Şubat gecesi Esad‘a verilen süre doldu ve Türkiye uçuşa yasak bölgede rejim güçlerine Drone saldırısı başlattı…

Savaş kelimesi herkesi korkutur ve 3.Dünya Savaşı‘nın fitili ateşlenebilir…

Türk aklı bu savaş ortamının adını BAHAR KALKANI HAREKATI olarak koydu…

Bahar Kalkanı ne demek bilir misiniz?

Sizin Arap Baharı‘nız buraya kadardı Türk Askeri kalkan oldu, İsrail‘in süpürme projesini bitirme operasyonu…

*

Türkiye, ilgili ülkelerle diplomasi yapmayı sürdürürken diğer taraftan da sınır kapılarını ülkemizde zorla tuttuğumuz göçmenlerin önünden açtı…

Aslında 8 senedir kanunsuz ve İnsan haklarına aykırı bir işlem yapıyorduk…

Onlar Avrupa‘ya gitmek istiyor biz hayır kapılar kapalı Türkiye‘den çıkamazsınız diyorduk…

Tamamen Avrupa’nın mülteci korkusundan bazı anlaşmalar imzalatılmıştı ama bunun Evrensel İnsan Hakları Beyannamesine aykırılığını kimse tartışmıyordu…

Üstelik anlaşmayı Türkiye‘nin Cumhurbaşkanı onaylamamış ve Resmi Gazete‘de AB ile Geri Kabul Anlaşması yayımlanmamıştı….

Yani bu anlaşmanın hiçbir yaptırımı yoktu…

Zorla tutuldukları zaten yollara düşenlerin söylemlerinden de anlaşıldı…

Türkiye‘de rahat olmadıklarını, geçinemediklerini söyleyerek çoluk çocuk özgürlüğe kavuşmuş gibi sınırlara koşuyorlar…

(El insaf, nankörlük etmeyin, abartmayın bari.)

*

Sığınmacıların Türkiye‘de olduğu 8 yılda, hiçte mecbur olmadığımız halde, imkânlarımızın/kapasitemizin kat be kat üstünde gayret gösterdik, kaynaklarımızı sığınmacılara harcadık, yetmedi yüksek faizle borçlandık sığınmacıları besledik…

40 Milyar Dolar harcadık, halkımızı fakirleştirdik…

Halbuki, evrensel hukuka, vede kanunlara göre, sığınmacı istediği ülkeye gitme hakkına sahipti…

-Yunanistan ve diğer sözde medeni batı böylesine şiddetli ve dehşetli davranarak suç işlemektedir…

-Yunanistan derhal her iki tarafa sınırlarını açmalıdır…

Sınırda göçmenlere şiddet kullanan ve birini sırtından vurarak öldüren Yunanlılar İnsan Hakları Mahkemesinde yargılanmalıdır…

Hatta Yunanistan ile 2001’de imzalanan anlaşma da çöptür. İnsan haklarına aykırıdır…

-Türkiye – AB arasında Davutoğlu‘nun imzaladığı geri kabul anlaşması evrensel hukuka aykırıdır, geçersizdir, batıldır…

Bu anlaşma sığınmacıyı Türkiye’de tutmayı emrediyor, böyle bir anlaşma evrensel hukuka aykırıdır…

Bu anlaşma geçersizdir, hükmü yoktur, çünkü evrensel sığınmacı hukukuna aykırıdır diyecek hiç bir hukukçumuz yok mu?

*

Türkiye çok haklı ve yerinde bir karar almıştır…

Ülkemizde Toplum Mühendisleri çok aktif çalışıyor…

MİT‘i göreve davet ediyorum…

Margarita Simonyan’ı ajan statüsüne alıp Türkiye‘de ki bütün ilişikli olduğu kurumlar kapatılmalı ve işbirlikçileri yargıya taşınmalıdır…

Simonyan, Hatay‘ı mevzu edeceğine Çerkesler‘den çaldıkları Soçi‘yi, Kırım Türkleri‘ne uyguladıkları Soykırımı ve Putin‘in Kırımı ilhakını yazsın…

Türk Milleti olarak bizde Yerli ve Milli olmayan hiçbir habere itibar etmemeliyiz…

*

Şehitlerimizi tekrar rahmet ve şükranla anıyorum…

Sürçü lisan ettiysem affola…

LEYLA DÜZEL

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.