DOLAR 5,7079
EURO 6,2980
ALTIN 275,5
BIST 101.242
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

MAZİDEN ATİYE YOLCULUK

17.08.2019
3.558
A+
A-

Bizler Asya’nın bağrından çıkıp Ortadoğu’ya sonra da küçük Asya’ya ve Batı Anadolu’ya yüzyıllarca süren bir yolculuğun ardından geldik…

Bu o kadar uzun süren bir yolculuktu ki şeklimiz ve şemalimiz bile değişti, gözlerimiz büyüdü tenimiz beyazlaştı, inandığımız Tanrı dahi değişti.

Orta Asya’nın şamanlarından geriye bizde çok az şey kaldı ama Türk’ü Türk yapan şey hiçbir zaman değişmedi oda sözümüzün eri olmamız…

Doğruluk ne pahasına olursa olsun haklının yanında, haksızlığın karşısında olmaktır…

Barbarlık ile medeniyet arasındaki en büyük fark budur…

Barbarın değişen duyguları, samimiyetsizliği, anarşist tavrı, dünyaya her zaman kaos getirir, sözünün eri insan ise ahde vefanın mesuliyet olduğunu, mesuliyete teslimiyetin ise huzur ve refah olduğunu bilir.

Tanrı inancımız, eskisiyle şimdiki biraz nüans farkı dışında tek tanrı inancıdır…

O zamanlar gök tanrı diyorduk…

Şimdiki inancımız gibi şekli şemali yine yok…

Gözle görülüp elle tutulmaz, resmi, heykeli yapılmaz , nitekim yapılmadı da..Tamamen kâlpten inanma, iman etme var…

Diğer dinlerde ise resmetmek, bir figüre tapmak serbest tutulmuştur…

Resim ve heykellerde Hz. İsa kimi zaman zenci, kimi zaman beyaz olarak karşımıza çıkmaktadır…

Kendi dinlerinin en güzel en doğru din olduğuna inanırlar bizde ki gibi geliş sırasına göre peygamberlerin varlığına iman etmezler…

Batı riyakârdır, tüm güzelliklere, insaniyetliklere kendilerini layık görür…

Demokrasi, Hümanizm, hak, hukuk, adalet gibi.

Türk’ün hasletleri Tanrı’nın lütfudur…

Beşeriyete nizam verme, adaletle hükmetmesi için verilmiştir…

Binlerce yıl Dünya’da düzeni Türk’ler sağlamış ama ne yazık ki Türk’leri yönetme pozisyonundan alanlar sayesinde batıla yenilmişiz…

Türk, kendisine yaratıcı tarafından  bahşedilen hasletlerden uzaklaşıp, başkalarına özenmeye, taklit etmeye başlayınca, yönetimdeki  boşluğu Gayri Türk unsurlar doldurmaya başlamış…

Şimdi yeniden bu milli olma şuuruna erişilirken Türk İslam ve Maturudilik felsefesiyle yeniden yönetimlere en çok Türk’ler yakışır ve tekrar Dünya’ya huzur ve sulh bu sayede gelir…

 

Leyla Düzel

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.