DOLAR 5,9500
EURO 6,6786
ALTIN 290,8
BIST 114.425
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 8°C
Yağışlı

Mahmut Övür’den Kılıçdaroğlu ve Akşener’e zor soru: “CHP ve İP Akdeniz siyasetinde nerede duracak?”.

Mahmut Övür’den Kılıçdaroğlu ve Akşener’e zor soru: “CHP ve İP Akdeniz siyasetinde nerede duracak?”.
05.12.2019
3.091
A+
A-

Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, hükümetin hemen hemen her kararına karşı çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Akdeniz’de izleyeceği politikayı köşesine taşıdı. Kılıçdaroğlu’nun Barış Pınarı Harekatı’nda ‘içimiz kan ağlayarak kabul ediyoruz’ sözlerini de hatırlatan Mahmut Övür, “HDP’nin ne yapacağı malum. Peki, CHP ve İP ne yapacak?” diye yazdı.

Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve yerel seçimlerde ittifak kuran CHP ve İYİ Parti’nin Akdeniz hakkındaki politikasını köşesine taşıdı.

Övür, Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nı ‘içimiz kan ağlayarak kabul ediyoruz’ diyen Kemal Kılıçdaroğlu ve ortaklarının tavırlarının Akdeniz’de de nasıl olacağını sordu.

Türkiye-Libya arasındaki anlaşmanın önümüzdeki hafta Meclis gündemine geleceğini de hatırlatan Övür, “HDP’nin ne yapacağı malum. Peki, CHP ve İP ne yapacak?” diye yazdı.

İşte Mahmut Övür’ün o yazısı:
Türkiye, Batı ittifakı içinde yer aldığı son 70 yılda ilk kez küresel devletlerle dişe diş bir mücadele yürütüyor. Suriye’den Akdeniz’e, Balkanlar’dan Afrika’ya küresel ve bölgesel devletlerin yarattığı haksızlıklara karşı çıkarak yeni bir siyasetin ipuçlarını veriyor.

“Dünya 5’ten büyüktür” çıkışı da, S-400 tercihi de, küresel terör ve göç meselesindeki ilkeli duruşu da bu siyasetin uzantısı.
Bu da ABD derin aklını da ne yapacağını bilemediği için savrulan AB ülkelerini de çıldırtıyor. NATO zirvesinde Macron‘un hezeyanları bunu gösteriyor. Dünyada olup bitenleri okuyamadıkları için şaşkınlar.
Aynı şeyi içerideki muhalefet partileriyle Ortadoğu’nun bazı Arap ülkelerinde de görüyoruz. Türkiye ne yapsa, içeride başta CHP olmak üzere muhalefet, dışarıda da Suudiler, BAE, Mısır, Yunanistan ve Fransa itiraz ediyor.
Şu tabloya bakın. En son Türkiye Akdeniz’de önemli bir hamle yapıp, Libya ile iki anlaşma imzalayınca malum koro yine harekete geçti.
BM’nin tanıdığı Trablus merkezli Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekleyenlerle darbeci Hafter‘in Tobruk Hükümeti’ne sahip çıkanlar karşı karşıya geldi.

CHP VE ORTAKLARI NEREDE DURUYOR?

Bir tarafta Türkiye ve BM’nin tanıdığı Trablus Hükümeti, öte tarafta darbeci Hafter’i destekleyen Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve arka planda Fransa var.
Peki, içerideki CHP ve ittifak ortakları İYİ Parti ve HDP nerede duruyor?
Tablo tıpkı Suriye’deki gibi. Bu dizilişte muhalefetin yerini geçtiğimiz aylarda Meclis’te yaşanan bir tartışmadan öğreniyoruz. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Meclis kürsüsünde Türkiye’yi suçlayarak şöyle diyordu:
“Türkiye, Suriye, Mısır ve Sudan’da olduğu gibi Libya’daki çatışmalarda da taraf tutmakta, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni ve ona yakın radikal güçleri silah, zırhlı araç ve insansız hava aracı göndererek desteklemektedir.”
Sonra da şu vahim iddiayı seslendiriyordu: “Libya’ya gönderilen silahların IŞİD, El Kaide unsurlarının eline geçtiği, Mali, Nijer, Nijerya ve Çad’a transfer edildiğine ilişkin raporlar elimizde mevcuttur.”

“İÇİMİZ KAN AĞLAYARAK” MI DİYECEKLER?

Geçmişte de aynı şeyi Suriye’de DEAŞ için yapmışlardı. Türkiye’nin yaptığı her şeyi ters yüz eden CHP’li Çeviköz‘e cevap, AK Parti’nin Libya Özel Temsilcisi Emrullan İşler’den geldi:
“Biz, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni, Libya’daki meşru aktörü destekliyoruz ve taraf tutmakla suçlanıyoruz. Muhataplarımızın hepsine teker teker anlattık ama maalesef, 4 Nisan günü, BM’nin ve uluslararası toplumun tanıdığı başkente, sözleşmede yer almayan bir silahlı aktör radikalleşerek adeta terörist bir şekilde saldırmıştır ve biz bu saldırıya güçlü bir şekilde karşı durmuşuz.”
İşler, Meclis kürsüsünden şu acı gerçeği de seslendiriyordu:
“Keşke CHP başkente yapılan bu saldırıyı kınasaydı ve Giryan yenilgisinden sonra adeta çıldıran bu generalin sözcüsünün Türkiye aleyhine yapmış olduğu o alçakça ifadelere karşılık olarak bir cümle, bu Meclis’in kürsüsünden ifade etmiş olsaydı. Ama maalesef, bunları duyamadık.”
Peki, neyi duyduk? Daha çok Mısır, Yunanistan, BAE ve Suudi medyasının yalan yanlış propagandalarını… Önümüzdeki hafta Türkiye-Libya arasındaki ikili anlaşma Meclis gündemine gelecek. HDP’nin ne yapacağı malum. Peki, CHP ve İP ne yapacak?

O yalan propagandaları mı seslendirecek yoksa Barış Pınarı’nda olduğu gibi “İçimiz kan ağlayarak” deyip anlaşmalara destek mi olacak?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.