DOLAR 5,9011
EURO 6,5125
ALTIN 281,0
BIST 93.892
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Kutu kutu paralar Yürekleri yaralar

20.12.2013
77
A+
A-

Yusuf Karaca

Vatandaş derdine düşmüş. Kendisini hatırlayan yok bile… Kutu kutu paraları seyrederek yüreğini yaralıyor, saçlarını yoluyor. Para sayma makineleri bürokratların ev mobilyası olmuş!
Kentsel dönüşümcü belediye başkanı, rantsal dönüşümden tutuklandı. Çocuk denecek yaşta bakan çocukları, milyon dolarlara hükmediyor. Bakan ya…
Boşuna Bakan denmiyormuş adamlara… Bakmaktan Bakan olmuşlar gari…
Çocuklarına da iyi bakmışlar ama ha!
Bakma sırası şimdi millette. Tüm olanlara pel pel bakıyorlar.
Önüne konan sandıkta, projesi olup olmadığına bakmadan, Atlantik’ten estirilen rüzgâra ve “fakir fukara, garip gureba” edebiyatına kanarak, iktidarı kendi seçti. Hiçbir uyarıya kulak asmadan…
İktidardan iki yıldır, iş ve aş bekliyor.
Ne aş var orta da ne iş…
Az bir zaman değil, tam on iki yıl geçti. Başbakan geçen yaz ekmekten söz etmişti ama ekmeğin sadece renginden bahsedip konuyu geçiştirdi.
On iki yılın ilk beş yılı, AB’ye uymak ve AB ile avutmakla geçiştirildi. İçişlerimiz Brüksel’e, Dışişlerimiz Beyazsaray’a Katolik nikâhı ile bağlandı. İkinci beş yıl “açılım” ve “müzakereler” dönemi oldu. İki yıldır da, hükümet-cemaat dizisi izliyoruz!
Vatandaş, zihnine konan “baraj” engelini aşamadığı için, AKP’ye mecburi istikamet almıştı. Tek parti zannettiği iktidarın, meğer görünmeyen güçlü bir koalisyon ortağı varmış.
Hem de öyle bir ortaklık ki, hiçbir sorumluluğu yok. İstediği bakanlıkları almış, devletin kurumlarına sızmayı bırakıp, artık çökmüş. İki ortaklı hükümet…
On iki yıldır tüm yanlışların ortağı, birden hidayete ermiş ve yolsuzluklar için düğmeye basmış!
Buna kim inanır?
Zina yasası çıkarken, ortaktan tık yok. Güya cemaat…
Domuz eti serbest edilirken ortaktan ses yok. Üç maymunu oynadılar, “hizmet” için tabi!
Arap Baharı adıyla İslam dünyasının altını üstüne getirme faaliyetlerinde ayrılmaz siyam ikizleri oldular.
Irak işgaline tam destek…
Suriye işgal edilsin diye ağız, gönül ve fikir birliği içindeler. İçeride açılım ve müzakere başta olmak üzere, tüm küresel politikalarda kıble birliği ve fiili iman…
Anayasada Türklüğü çıkarma ve üniter devlet anlayışını sonlandırmada hem fikir…
Ama bugün “öküz öldü ortaklık bitti”…
Fidan ile başlayan güç kavgasından sonra karşılıklı restleşmeler. Ülke kaynaklarının peşkeşi bakın konuşulmuyor bile…
Eğer ortak yolsuzluk konusunda samimi ise ABD’nin ülkemizde bu iktidar eliyle alıp işlettiği, maden şirketlerini kamuoyuna açıklasın. Ya da İsrail ile yapılan gizli anlaşmaları ve İsrail’in Türkiye’yi “one minute” tiyatrosundan sonra nasıl kullandığından bahsetsinler.
Yemezler!
Buzdağının üstünden söz ederek, altını gizleme ikiyüzlülüğünden vazgeçmeliler. Türkiye’de on iki yıldır ihale kapan ABD ve İsrailli firmaları yürekleri varsa açıklasınlar. Amerika kendilerine dar edilir.
Resmi ve fiili ortağın her ikisi de samimiyet mahrumu…
Resmi ortağında yapabilecekleri var elbet:
Ortağının ABD’den, neden gelemediğini en iyi kendileri bilir. Niçin bir kez olsun Hacca gitmediğini, kimlerin muvafakatiyle ABD’de yaşadığını bence açıklamalı…
Dinlerarası Diyalog faaliyetleriyle Hıristiyan olan Müslüman gençlerin sayısını ve bunların bu işte rolünü halk bilmeli. “İbrahim-i dinler”, “semavi dinler” isimleri altında yürütülen misyonerlik faaliyetlerinde rollerinden kandırılmış yığınların haberi olmalı…
Abant’ta devrilen çamlardan söz etsinler. Yahudi ve Hıristiyanların kurtulmuş sayan görüşleri dillendirilsin. İslam’ın kimyasına yaptıkları “sızmaları” ve dönüştürdükleri Müslümanları ekranlarında konu etsinler.
Kıymetli okurlar!
İki ortağın kavgasına bakıp da sakın taraf olmayın. Ortağın her ikisi de üstlendikleri küresel rollerden dolayı temiz değil…
İkisinin de efendisi aynı…
ABD ve İsrail…
Her iki ortağın dostlukları da kavgaları da bu iki ülkeye hizmet ediyor. Sana bana bir şey yok. Kavga bizim için değil. Dostluklarında ne hayır gördük ki, kavgalarında görelim.
Mısır’daki Sisi-Mursi kavgası neyse, Türkiye’deki Cemaat- Hükümet kavgası aynı. Mısır’da İsrail için oynanan oyun, Türkiye’de ‘Büyük İsrail’ için oynanıyor. Millet oyun izlerken, doğu elden çıkıyor. Belediye levhaları bir bir “Kürdistan” diye değiştiriliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.