DOLAR 5,7277
EURO 6,3488
ALTIN 277,6
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Kürtlere Yapılan En Ağır Hakaret

12.01.2015
206
A+
A-

Bu yazımı, “Kürtlere, özellikle de AKP’li Kürtlere” yazıyorum. Ben size,yaşanmış olayları nakledeceğim. Sonra dameseleyi,sizim insanlığınıza, namusunuza ve şerefinize emanet edeceğim.
Ne zaman kökünden bozulacağı belli olmayan rahatından başka bir şey düşünmeyen bütün AKP’liler iyi dinlesin!.. Çünkü bu işin sandık sorumluluğu ve ahiret vebali onlarındır.
Uzun bir mücadele sonucunda örgütten kurtulan ve yıllar boyunca haksız infazlarla öldürülen arkadaşları için “Özgürlüğe Kaçış” adlı kitabı yazan “Dilara’m” kod adlı Kürt kızı anlatıyor:
-Mardinli Hevidan’a Mezarını Kazdırdılar!..
“Korucu kızı Hevidan, çok küçüktü, 12 yaşındaydı. Apo’nun çıkardığı “korucu çocuklarını kaçırıp PKK’lı yapma” kanunuyla kaçırılıp getirilmişti. 1997 Temmuz’unda 16 yaşına basmıştı. Kaçma planları yaptı ama anlaşıldı, tutuklandı…Hevidan’ın eline kazma kürek verip mezarını kazdırdılar. Temmuz sıcağında çukur açarken söylediği türkü dağlarda yankılanıyordu. Son isteği sorulduğunda af dilemedi. “Kahrolsun Apo” dedi, o köylü kızı. “Ahım sizin boynunuzda kalacak!” İnfaz mangasında tek bacağı protezli Siirtli Rengin, Hevidan’ı gözünü kırpmadan taradı.
Ölmüyordu bir türlü. Kadınlar başını taşlarla ezerek öldürdüler.”
-Tecavüze Uğrayan Şırnaklı Evin, Çıldırıp Kayalara Tırmanıyordu!
“Evin, çok güzel, fakir bir köylü kızıydı. Masmaviydi gözleri. Gece yarısı nöbette PKK’lı bir komutan tecavüz etti. Akli dengesini kaybetti. Çok tedavi gördü, elektrik şoku verildi. Gece yarısı oldu mu kızcağız çıldırıp kayalara tırmanıyordu. Evin kaçtı ama kaçarken de mayına bastı. İki bacağını kaybetti. Köylüler bulup ailesine teslim ettiler. Evin, örgüt içindeki kadının trajik öyküsüdür.”
-MardinliRojin Hamile Bırakıldı, İdam Edildi!
“Mardinli Rojin’in bir eli yoktu. Hamile bırakıldı, üst düzey bir komutan tarafından. Sonra da idam edildi. Tecavüzcü ise şu an Osman Öcalan’ın partisinde…”
Tecavüz edenlerin cezalandırıldığına hiç tanık olmadım… Merkez Komitesi üyelerinden biliyorum, yetkileri nedeniyle istediği kadınla birlikte oldular. Kadın asla şikâyetçi olamadı.”
-Bize Apo Tecavüz Etti!..
“Öcalan’ın Şam’daki evine ‘Yoğunlaştırma Evi’ denir. Oraya bakire, genç ve güzel kadınlar alınır. Vahşi, ‘çöl güzeli’ kızlardan hoşlanırdı ama sarışınlara daha çok ilgi duyardı.
Ben de Yoğunlaştırma Evi’ne çağrıldım. Önce ılık su dolu leğendeki ayaklarını yıkadım. Hani köy ağaları gibi… Azarlamaya başladı, bilmiyorum diye… Sırtüstü uzandı, şimdi bütün vücuduma, dedi.
Anladım neler olacağını…Kendimi savunmak için Apo’ya vurdum. Üç yumruk attı yüzüme ve kafama. Küfretti bana. ‘Düşkün, fahişe, rezil kadın! Seni özgürleştirmeye, tabulaştırdığın zincirleri kırmaya çalışıyorum’ dedi. Titrediğimi görünce kovdu beni. ‘Sen Kesire’sin. Beni onun gibi yok etmek istiyorsun. Sen köle kalacaksın!’ diye bağırdı. Ağladım…
Dışarıdaki kadınlar beni azarladı. ‘Başkan bizi özgürleştiriyor. Sen özgürleşmek istemiyor musun? Başkana erkek gözüyle bakıyorsun. O başkan, o zincirlerimizi kıran bir peygamber.’
Beni akşam yemeğinden sonra yine çağırdı. Bu kez çözümsüzdüm. Kime derdimi anlatacaktım? Bekâretimi aldı.Sonra beni birkaç kez daha Apo’nunyanına götürdüler.
‘Sakın bir erkekle ilişkini duymayayım. Benim yetiştirdiğim kadınlar, hiçbir erkekle ilişkiye girmemeli, sonuna kadar bana bağlı kalmalı’ dedi.
Merkez Komitesi’ne ve komutanlığa getirilen kadınların hemen hepsi, kendi cinsine ihanet edenlerdir. Çocuk yaşta evinden ayrılıp yıllarca savaşan pek çok kadın tecavüze uğradı, infaz edildi.”
Kürtlere bugüne kadar yapılmış en ağır hakaret, böylesinevicdansız bir katilin”Kürtlerin siyasi temsilcisi”olarak kabul görmesidir.Bu hakareti yapan da resmen AKP hükümetidir.
Ne hocadır, ne de hacı… Ne seyyiddir, ne de şerif… Ne mirdir;ne de mele…
Neyin, kiminşeyhidir deönünde eğiliyor, peşinden gidiyorsunuz? Öldürecekler, diye korkuyorsanız; en iyi siz bilirsiniz ki; bir gün şerefiyle ölmek, her gün şerefsizyaşamaktan iyidir!
İşte ben yine sizin adınıza, tarih, coğrafya adına konuşuyorum. Allah rızası içinkonuşuyorum. Bu sapık cani, ne Kürtlerin temsilcisi, ne de Türk devletinin muhatabıdır.
Bu hakarete itirazınız varsa çıkın siz de bir Kürt olarak konuşun!..
Eğer söyleyecek bir sözünüz yoksa Kürt kızlarının namusuna kastedenmarksistbirdespotateslim olma şerefsizliğinikıyamete kadarboynunuzdataşıyacağınızıaslaunutmayın!
Unutmayın ki bu “karmaşalısüreçte, günden güneeksilen, sadece kardeşliğimiz değil; Kürdün aklına, imanına ve haysiyetine olan güvenimizdir.

Şükrü Alnıaçık

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.