DOLAR 5,7340
EURO 6,3507
ALTIN 277,7
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Kimdir Bu Barzaniler ?…

16.10.2012
147
A+
A-

Ahmet AKYOL – Türk dış politikasında, komşu ülkelerin ülke bütünlükleri esas iken, “Sıfır Sorun” tezleriyle, Irak ile aramızdaki ilişkiyi çözülemeyecek noktaya getirdik.

Türkiye, ülke bütünlüğünden yana olduğunu her fırsatta belirttiği Merkezi Irak Yönetimi yerine, Kuzey Irak’ta Mesut Barzani ile ilişkilerini geliştirdi.

O kadar ki, “Sıfır Sorun” un mucidi Türk Dışişleri Bakanı Irak’ın merkez yönetimini göz ardı ederek Kuzey Irak’ta Barzani’nin ayağına gidince, merkezi Irak yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı’nı istenmeyen adam ilân edip neredeyse tutuklayacaktı.

AKP yönetimi, bu Barzani’yi Genel Kongresi’ne davet etti.

Şimdi, size iki belge sunacağım.

Bunları okuyunca, Barzani ve ailesini daha iyi tanıyacağınız inanıyorum.

Birinci Dünya Savaşı başlarında, 3 ncü Ordu Komutanı Mahmut Kâmil, 23 Mart 1915 günü, Osmanlı Ordusu Başkomutanlığı’na gönderdiği 2763 numaralı yazıda:

“…Rusların Osmanlı toprakları içinde adi ve siyasi suçlar işleyip İran’a kaçanlara ve hudut yakınlarında yaşayan İran aşiretlerinden kandırdıklarına silâh ve para vererek sınırlardan geçirdiklerini, bunlar aracılığıyla olaylar tertipleyerek memleketimizde pek çok cinayet işlettiklerini, Celâli bölgesinde oturan Abdevi Aşireti Reisi Simko’nun memleketimizin içinde işlediği her cinayet için Rusların verdikleri maaştan başka ayrıca ödül de verdiklerini Simko’nun itiraf ettiğini;

Mustafa Barzani’nin Ruslar tarafından Tiflis’te misafir edilerek ağırlandığını;

Memleketimize karışıklık için gönderilen Barzani Şeyhi Abdüsselâm’ın, Rusların yardımıyla aşiretleri teşvik ederek Bacerge civarına kadar geldiğini…” belirtmektedir.

Bu yazıda sözü edilen Mustafa Barzani, Mesut Barzani’nin babası, Barzan Şeyhi Abdüsselâm ise Mustafa Barzani’nin kardeşi, yani Mesut Barzani’nin amcasıdır.

Raporda kısaca, Birinci Dünya Savaşı başlarında (Rusların kışkırttığı ve desteklediği Ermeni çetelerin cephede savaşan Osmanlı askerlerine ve cephe gerisindeki silâhsız masum insanlara saldırdığı dönemde) Mustafa Barzani ile kardeşi Abdüsselâm’ın Ruslarla işbirliği yaparak Kürt aşiretleri Osmanlı’ya karşı kışkırttığı belirtilmektedir.

Şimdi de bir başka rapor görelim

Osmanlı Harbiye Nezareti Müstakil Asayiş Kısmı’nın, 18 Mayıs 1915 tarihli karargâh iç muhtırasından;

“Bitlis’te Molla Selim, Barzan’da Abdüsselâm’ın Rusların teşvik ve desteğiyle, doğu hudut bölgemizde, Ermeni çeteleriyle birlikte Osmanlıya karşı eylemlerde bulunduğu“ anlaşılmaktadır.

1946 yılında babası Molla Mustafa Barzani’nin lideri olduğu İran’da bulunan, SSCB’nin desteğiyle kurulmuş olan Mahabad Cumhuriyeti’nde doğan Mesut Barzani, sonuçta Osmanlı’ya karşı ayaklanan bir ailenin ferdidir.

Molla Mustafa Barzani, bölgede bağımsız Kürt devleti kurma teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlanınca Rusya’ya, küçük yaşlarda bulunan oğlu Mesut Barzani de Irak’a gitmek zorunda kalmıştı.

Bundan sonra Barzani ailesi için günler Ayaklanmalar ve (yanar döner fener gibi) Amerika ile Rusya arasında gidip gelmelerle devam etti.

Konunun ayrıntısına girmeye gerek yok.

İran- Irak Savaşı’nda Barzani ailesinin oynadığı rol de, herhalde filmlere konu olur.

Ben Barzani’nin bir Türk dostu olduğuna asla inanmadım.

Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan da, 2007 yılında, Barzani’nin terör örgütüne yataklı yaptığını, her fırsatta tekrarlıyordu.

Ben bugün de tekrarlıyorum ve Barzani’nin bir Türk dostu olduğuna asla inanmıyorum.

2008 yılında, Türkiye’nin onur konuğu olduğu Frankfurt’taki kitap fuarında Kuzey Irak Kürt Yönetimi standında yer alan haritayı hatırlayan var mı ? Bu harita hem de Türk yetkililerin bulunduğu ortamdaydı, hatırlatırım

Haritada Türkiye’nin güneyindeki bazı illerimiz, Kürdistan topraklarında görülüyordu..

Hiçbir yetkilimiz bu haritayı görmedi !..

“Türkiye barışçıl bir öneri getirir, PKK kabul etmezse, o zaman PKK’yı terör örgütü olarak kabul ederiz” diyen Barzani değil mi?

Yine Barzani değil miydi, “…Kerkük’e karışırsanız, biz de Diyarbakır’a karışırız.”

Bir zamanlar teröristleri Türkiye’ye vermesi istendiğinde, Barzani’nin “ Türklere bir Kürt kedisi bile vermem” sözünü ne çabuk unuttunuz !..

Birinci Dünya Savaşı’nda, sözde soykırımın yaşandığı iddia edilen tarihlerde, Ermenilerle birlikte Türkler’e saldıran bir ailenin ferdi olan Mesut Barzani’nin, AKP’nin kongresinde, ( Nihaî hedefi, Türkiye’den de toprak kopararak ‘Büyük Kürdistan’ı kurmak olduğu biline biline) NEDEN Onur Konuğu olduğunu anlamadım, anlamıyorum.

YAZIYA EK:

PKK destekçisi Peşmerge başı Mesut Barzani, 12 Ekim 2012 günü Erbil’de düzenlenen uluslararası konferansın açılış konuşmasında büyük Kürdistan hayalini anlattı. Barzani, Irak, İran, Suriye ve Türkiye’yi işaret edip “Hedeflerimizi gerçekleştirmek için silahlı mücadelenin zamanı geçti. Parlamento gibi demokratik kanallar yolu ile mücadele yürütmeliyiz” dedi.

Kısacası, Barzani, “Türkiye’yi silâhla değil, siyasetle parçalayalım” diyor.

Onur Konuğu, işte bu kişidir!

Ahmet AKYOL
13 Ekim 2012

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.