DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Hafif Sağanak

KILIÇDAROĞLU’NA HEMEN DOKUNULSUN

KILIÇDAROĞLU’NA HEMEN DOKUNULSUN
10.10.2019
3.128
A+
A-

TBMM yeni çalışma dönemine tarihi oturumlarla başladı.

8 Ekim 2019 Salı günü haftanın açılış genel kurulunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla meclise sunulan ordumuza Irak ve Suriye’de asker bulundurmasına ve operasyon yapmasına 1 yıl süreyle izin veren tezkere HDP hariç mecliste temsil edilen tüm partilerin oylarıyla kabul edildi.

Demokratik bir gelenek olduğu üzere partilerin grup toplantıları, mecliste ele alınacak konuların değerlendirildiği ve yaşanan sorunlara dair siyasi yaklaşımların liderlerin ağzından milletvekillerine ve Türk Milletine hitap etmek suretiyle dile getirildiği platformlardır.
Bu surette genellikle liderler her hafta sataşmalara boğulmadan görüş ve fikirlerini ifade etme fırsatını bulurlar.
Bu haftada meclisin çeşitli yasa önerilerinin de ele alınacağı yoğun gündemi öncesi CHP, İYİP ve HDP grup toplantılarını halka ve basına açık olarak yaptılar.

HDP ve İYİP’in tahmin edebileceğiniz gündem ve üslupla yapılan grup konuşmaları bir yana CHP toplantısı, üzerinde dikkatle durulup mercek altına alınması gereken hususları ihtiva etmektedir.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz hafta geçirdiği rahatsızlık sonrası istirahat halinde olmasına rağmen ana muhalefet partisinde yaşananlar konusunda duyduğu kaygı sonucu öncelikle Kılıçdaroğlu’nu ikaz ve diğer siyasi unsurlar ile devlet mekanizmalarını göreve davet etme anlamı taşıyan açıklamalarını ele almıştık.

CHP liderinin sorumluktan uzak beyan ve tavırlarının Cumhuriyetimizin kanunlarına göre suç unsurları ihtiva ettiğini bu nedenle MHP liderinin son açıklamalarının çok haklı olduğunu delilleriyle ortaya koymuştuk.

Ne yazık ki MHP liderinin Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması gerektiği istikametindeki uyarıları sonrası kendisine çeki düzen vermesi bir yana yaptığı grup konuşması tam anlamıyla bir skandaldır.

Ayrıca CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un Cumhurbaşkanlığı tezkeresi üzerine genel kurulda partisi adına yaptığı konuşma da doğal olarak aynı itham ve iddiaları içermekteydi.

Kemal Kılıçdaroğlu vatanseverlikleri tartışma konusu olmayan CHP’ye oy veren vatandaşlarımızın tepkisine muhatap olmamak için kabul oyu vereceklerini “O askerlerin burnunun kanamaması lazım. O nedenle de bu tezkereye, askerlerin hatırı için oğlunu gönderen askerlerin annelerinin hatırı için, o çocukların burnu kanamasın diye içimiz yana yana evet diyeceğiz…” ifade etmiştir.

Adeta bir savcı edasıyla tüm dünyanın gözleri önünde yaptığı konuşmasının devamı ise tam bir felakettir.

Dünyaya naklen yayınlanan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada TBMM gizli oturumunda bile söylenemeyecek doğruluğu tartışmalı hususları ifade ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden Türkiye’yi teröre destek veriyor diye dünyaya ihbara yeltendi.

Bu ifadelerin, dışarıda Türkiye’nin düşmanlarını içerde ise hain kanlı örgüt Fetö ve PKK’nın uzantısı HDP’yi çok sevindirdiği muhakkaktır.
Kılıçdaroğlu konuşmasında 7 madde halinde Sayın Cumhurbaşkanına doğrudan sorular yöneltmiştir.
Bu sorular:
1-Bir zamanlar dost olduğumuz Suriye ile durup dururken neden kavgalı hale geldik. Sana Suriye’nin iç işlerine karış diyen kimdi?
2- Suriye’deki teröristlere Türkiye üzerinden silah gönderenler kimlerdi? Bu gayrimeşru yolu sana önerenler kimlerdi? Hala senin yanındalar mı? Bu silahları sana kim gönderdi?
3- Türkiye üzerinden Suriye’ye geçen teröristlere geçiş telkinini kim yaptı?
4- Fırat’ın doğusundaki tutuklu IŞİD teröristlerini devralmaya kalkıyorsun. Biz teröristlerin bekçisi miyiz? Bu tablo Türkiye’ye yakışıyor mu?
5- Suriyeli sığınmacıların maliyeti bize 40 milyar dolar. Peki, Suriye bataklığının Türkiye’ye maliyeti ne kadar?
6- Amerika ile bir telefon görüşmesi üzerine mutabakat sağladığın anlaşılıyor. Ama Trump tehdit edecek kadar cüretkar. Ne için söz verdin? Haddini aşmayacağın nokta nedir?
7- Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığını hala sürdürüyor musun? Eş başkanlığının Türkiye’ye ne faydası oldu? şeklindedir.

Kılıçdaroğlu, yukarıda verilen çoğu mesnetsiz hezeyanlarıyla iktidarı yıpratma uğruna bambaşka noktaya savrulduğunu ortaya koymaktadır.
Karşımızda sadece siyasi olarak ele alınarak hakkında hüküm verilemeyecek bir siyasi kişilik bulunmaktadır.

Söz konusu siyasi söylemlerin nedenlerinin sosyolojik, psikolojik ve adli boyutu dahil olmak üzere her yönüyle titiz bir araştırmaya tabi tutulmasına ihtiyaç vardır.

Konuşmasındaki ikinci maddedeki Türkiye’nin başka ülkelerden aldığı silahları DEAŞ’a ulaştırılmasını sağladığı iddiasını dillendirdiği sorunun Cumhurbaşkanı ve dolaysıyla Türkiye’yi dünyaya gammazlamaktan başka ne anlamı olabilir!

Bu korkunç ihbar yetmezmiş gibi üçüncü maddede ifade ettiği Türkiye’nin teröristlere yataklık yaptığı ve rahatça Suriye’ye geçmesini temin ettiği iddiası, sağlıklı bir ruh halinin ve ülkesini seven bir siyasetçinin sözleri asla olamaz.

Türkiye’nin yönetiminden birinci dereceden sorumlu olan Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri ve Cumhur İttifakı Türkiye’yi dünyanın gözünde doğrudan ve alenen suçlayarak küçük düşüren muhalefet anlayışını demokrasi krizine dönüşmeden engellemesi gerekmektedir.
Kılıçdaroğlu’na tüm bunları söyleten HDPKK ile kurduğu ilişki sonrası maruz kaldığı baskılarsa derhal gereken yapılmalı terörün ve yabancı güçlerin elinden acilen kurtarılmalıdır.

Elbette bu noktada en önemli görev CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza düşmektedir.

CHP’liler Kılıçdaroğlu tarafından yürütülen yıkıcı politikalara itiraz etmeli, rahatsızlıklarını yüksek sesle ifade etmelidir.
Tüm bunlardan da kısa vadede sonuç alınamazsa en çok birliğe ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde daha fazla fitneye fırsat vermemek için zaman kaybetmeden her biri yasalara göre ağır suç olan fiillerden dolayı yargılanması için Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığı kaldırılmalıdır.

Ahmet Orhan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.