DOLAR 5,7545
EURO 6,3887
ALTIN 273,5
BIST 108.654
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

KILIÇDAROĞLU’NA DOKUNULSUN MU?

KILIÇDAROĞLU’NA DOKUNULSUN MU?
06.10.2019
1.872
A+
A-

Hatırlarsınız, 31 Mart seçimleri sonrası Yüksek Seçim Kurulu yediye dört oy çokluğuyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesine karar vermişti.

Bu kararı beğenmeyen CHP’nin ve Zillet İttifakının başı Kemal Kılıçdaroğlu seçimin yenilenmesi istikametinde oy kullanan yedi yargıcı doğrudan isim isim sayarak “Hakim dediğin adam verdiği kararın arkasında duran adamdır. Satılık adam değildir. Siyasi baskılara boyun eğen adam değildir.” sözleriyle “çete” olmakla suçlamıştı.

Verdikleri karar sebebiyle çok ağır hakaretlere maruz kalan yargıçlar da Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Ağızlarını açtılar mı, demokrasiden, insan haklarından ve yargı bağımsızlığından, kuvvetler ayrılığının öneminden bahseden bu zihniyetin başı Kılıçdaroğlu’nu kast ederek Devlet Bahçeli MHP TBMM Grup Toplantısında “7 tane YSK üyesini isim isim belirtirken çete sıfatıyla nitelendirmesi yakışık almamıştır. Bazı konuşmalarında suç unsuru olduğu kanaatindeyim, eğer bunlardan haklı olup olmadığı iddiasını taşıyorsa kendisi müracaat etsin, dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunsun ben de ilk olarak dokunulmazlığının kaldırılması yönünde oy vereceğimi ifade ediyorum.” diyerek gereken cevabı vermişti.

Konuştu mu mangalda kül bırakmayan yalancı pehlivan Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması için müracaatta bulunmaya yüreği yetmemişti.

 

Dün MHP liderinin rahatsızlığı sonrası istirahate devam etmesine rağmen Türkiye’nin ağır ve zor gündeminde CHP’nin yaşattıklarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasını ikinci defa istemesi başta CHP olmak üzere siyasi çevrelerde ve vatandaşlar arasında bomba etkisi yarattı.

 

Sayın Bahçelinin açıklaması o kadar etkili olmuş olacak ki alelacele yapılan cevabi açıklamada Özgür Özel, önce Bahçeli’nin sağlığıyla ne kadar ilgili olduklarını söyleyerek tedirginliklerini ortaya koydu.

Bolu da milletvekilleriyle kampta bulunan CHP’nin “yumuşakça” grup başkanvekilinin ilkokul müsamere çocuğu üslup ve tavrıyla yaptığı Kılıçdaroğlu’nun onayladığından şüphe duyulması mümkün olmayan söz konusu açıklamada tipitip Özel, “ MHP içinde Sayın Devlet Bahçeli’nin sağlık durumu ve siyasete devam edip etmeyeceğine yönelik birtakım iç hesapların olduğu hepimizin malumudur. Bugün yazılan metin, belki Türkiye görünümü altında parti içine “Sayın Bahçeli, görevinin başındadır, sağlığı yerindedir, gündeme hakimdir hatta gündem değiştirmeye haizdir, mahirdir.” mesajını verip, parti içine etkili bir mesaj verme kaygısından öte değildir.” demekteydi.

Açıklamayla, iftira atmak, yalan söylemek ve fitne çıkarmak konusunda kendileriyle yarışılması söz konusu olmayan bu bildik CHP terminolojisiyle aklı sıra Sayın Bahçeli’nin sağlık problemlerinin görev yapmasına engel olacak düzeyde olduğu kanaatini kamuoyunda yerleştirmek istedikleri görülmektedir.

 

Oysa Milliyetçi Hareketin Lideri Türkiye’nin içinde bulunduğu kritik süreçte ihanet seviyesinde faaliyetlerde bulunan CHP ve onun genel başkanı hakkında devletin, milletin ve siyasetçilerin dikkatini çekmeye çalıştığı ve uyardığı görülmektedir.

 

Son zamanlarda CHP’nin başta Suriye, Irak, Doğu Akdeniz ve özellikle terör meselelerinde milli politikaların dışında görüş beyan etmek hatta Türkiye’yi uluslararası camiaya gammazlamak anlamına gelecek faaliyetler yaptığını süreci takip edenler bilmektedir.

 

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Milletinin gözünün içine bakarak PKK’nın devletleşmek üzere dönüştürülmüş hali olan YPG’ye terör örgütü değildir diyebilmiştir.

Üstelik bu sözleri Türkiye YPG’nin PKK olduğunu tüm dünyaya kabul ettirmeye çalışırken sarf etmek sorumsuzluğunu göstermiştir.

Ana muhalefetin bu tutumuna bir isim vermek gerekirse, ihanetten başka ne denebilir ki!

CHP’nin Türkiye’yi Suriye konusunda zaafa uğratan yaptıkları sadece bunlardan da ibaret değildir.

Afrin de ne işimiz var, Münbiç’ten bize ne gibi daha neler neler…

 

Hele İstanbul’da kongre toplayıp SDG’yi (ABD tarafından kurulan terörist grupların yer aldığı oluşumdur) meşrulaştırmaya kalkması skandaldan da öteye tam bir ihanet halidir.

Sözde uluslararası bu kongrede bir tane bile Türkmen temsilcinin ve Esad muhalifinin davet edilmemiş olması kimlere ve neye hizmet ettiklerini ortaya koymaktadır.

 

Türkiye’yi Suriye’de işgalci olarak gösteren, YPG’yi barış isteyen, vatanını savunan bir güç olarak tanımlaması ise halen hafızalarımızdaki tazeliğini korumaktadır.

Giderek saklanamaz hale gelen CHP-HDP birlikteliği Kılıçdaroğlu’nun Kandil’in oyuncağı haline geldiğini göstermektedir.

Doğu Akdeniz meşru haklarımız konusundaki yaptıklarını kırdığı potlara hiç girmeyelim.

Türkiye, adı konmamış bir savaşı yaparken, Cumhuriyet döneminin en kritik sürecindeyken ana muhalefet liderinin söylem, eylem ve ilişkilerinin mercek altına alınması, kanunlar çerçevesinde incelenmesi milletimizin uyanık güçleri tarafından takibe alınması tabiidir.

Ayrıca hukukun bu yaşananlardan kendine vazife çıkarması Anayasal bir görevdir.

Kemal Kılıçdaroğlu idaresindeki CHP’de yaşananlar sebep-sonuç ilişkisi açısından mutlaka ciddiyetle sorgulanmalı arka planı ortaya çıkarılmalıdır.

Kılıçdaroğlunun yaptıkları gayri milli unsurların bir dayatmasının sonucu ise gerçek ortaya çıkarılarak CHP ve kendisi kurtarılmalıdır.

Aksi halde ihanet ehlinin cesaretlenip alenen Türklüğün karşısına dikilmesi kaçınılmazdır.

 

Ahmet Orhan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.