DOLAR 5,7898
EURO 6,4559
ALTIN 277,4
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Kasetin Kadar Konuş!

28.04.2014
55
A+
A-

Tarık Toros

Esasen yazıya “Bir kasetim bile yok” ya da “Kaseti olmayana kız vermiyorlar” gibi bir başlık atacaktım.

Sığ kaçar diye çekindim.

Lakin durum odur.

Başbakan canını sıkan herkesi “kasetlendirdi.”

İdris Naim Şahin, “Hükümet etmede, niyetlerinden emin olunmayan bürokratik ve politik dar bir oligarşik kadronun tavsiye, yönlendirme ve etkinliğinin tercih edildiği anlaşılmaktadır” dedi, bıraktı.

Başbakan, Şahin’in memleketi Ordu’da kendine göre olayın adını koydu:

“Şantaj kasetleri var. Açıklayacaklar diye korkarak gitti, biliyorum. Ahlakı olmayan siyasetin millete, ülkeye faydası olmaz.”

Merkez medya, büyük ölçüde kontrol altına alındı.

İkisi müstesna: Doğan Grubu ve Ciner.

Başbakan, rahatsızlığı Yenikapı’da teşhis etti:

“Şu medya başta Doğan Grubu, Ciner Grubu olmak üzere utanmadan bize karşı yapılan haksızlıkları hâlâ savunuyorlar. Çünkü kasetleri var. Şantaj var onlarla ilgili şantaj…”

Şantaj kaseti meselesi, Başbakan’ın çizdiği çizginin dışına çıkan veya çıkması muhtemel herkes için kullanılır oldu.

Enteresandır, başka ülkede olsa yer yerinden oynardı, biz de kimsenin gıkı çıkmadı.

Ayrıca…

Başbakan, internete düşen tüm ses kayıtlarını da doğruladı.

Kürsüden savundu.

Bu bir Batı ülkesinde olsa, siyasi irade hesabını veremezdi.

Biz bunun da üstüne yattık.

Seçim bitti, haftalar geçti.

Başbakan iddiasını sürdürdü.

Geçen salı günü Meclis grup konuşmasında “Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve kendisinin şantaj kasetleri olduğu” iddiasını bir kez daha yüksek sesle dillendirdi.

Yine çıt çıkmadı.

Dün Kayseri’de listeye Anayasa Mahkemesi, üyeleri ve Meclis Başkanı’nı da ekledi:

“Sayın Cumhurbaşkanımızı, beni, Genelkurmay Başkanımı, Meclis Başkanımı dinlediler. Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerini de dinlediler. Herhalde birileri ne demek istediğimi anlayacaktır.”

Bu söylem, Meclis Başkanı ve vekil Başbakan Yardımcısı üzerinde etkili olmuş olabilir.

Söylemleri değişti.

Öyle ki…

“Vampir, sülük” gibi üsluba tek kelime etmedikleri halde, eleştiri sınırları içindeki Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın çıkışına sert cevap verdiler.

Fakat ben şu cümleye takıldım:

“Herhalde birileri ne demek istediğimi anlayacaktır.”

Başbakan, bunu da açıklamalı.

Kimsenin bilmediği, sadece kendisinin bildiği bu kasetlerin adresi neresi?

Zira bunu bu kadar açık soran kişi de risk altında:

“Senin de kasetin var, biliyorum.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.