DOLAR 5,7898
EURO 6,4559
ALTIN 277,4
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Kaset Siyasetinden Bıkmadı, Usanmadı !

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
24.04.2014
75
A+
A-

Yıldıray Çiçek

Bu kaset siyaseti Başbakan Erdoğan’ın başına büyük bir bela açacak ama hala kendini de kasetledikleri halde akıllanmıyor. Biliyorsunuz Türkiye’de meydanlarda kasetler üzerinden siyaset yapan ve bu manada seviyeyi ayaklar altına düşüren ilk siyasetçi kendisi olmuştur.

Deniz Baykal’a ve bazı MHP yöneticilerin özeline kurulan tezgahları miting meydanlarında avazı çıktığı kadar bağırarak duyuran , anlatan , siyaset malzemesi yapan bizzat kendisi olmuştur. O sözlerinin hepsini hatırlatmaya gerek yok zaten tüm Türkiye artık ezberlemiştir. Ama buna rağmen sanki kaset siyasetine karşıymış gibi konuşmalar yapanda kendisi olmaktadır. O yüzden defalarca “Kaç tane Recep Tayyip Erdoğan var?” diye soru sormuşuzdur. Çünkü bir dediği bir dediğine tutmayan siyasetçi profilinde belki de dünyada birinci sırada yer almaktadır.

Başbakan Erdoğan “Bu özel değil, bu genel genel. Bu genel bir ahlaksızlıktır…” diyerek cinsel içerikli kasetleri pazarlarken , muhalefet liderleri çok seviyeli davranarak sadece AKP’nin adının karıştığı yolsuzluk , hırsızlık ve rüşvet olaylarına değinerek yetimin hakkına, milletin malına sahip çıkmıştır.

Recep Tayyip Erdoğan , Deniz Baykal’ı kastederek “Eşini aldatanları mağdur olarak göremeyiz” diye miting meydanlarında bağırmış olsa da, hiçbir muhalefet lideri 17 Aralık operasyonu sonrası ortaya çıkan ve eşini aldatan AKP’lilerin hiçbir tapesini siyaset malzemesi olarak mitinglerde kullanmamıştır. Kullanmış olsalardı ne oğul ,ne yiğen ,ne kardeş kalırdı !

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda gerçekten siyaset ahlakı sergilediler. Bu konuda siyaset ahlakı sergilememiş olan Başbakan Erdoğan utansın !

Eğer cinsel içerikli ve eşini aldatma hallerine ait tapeler AKP’nin eline geçse ve içeriği muhalefete ait olsaydı ,Recep Tayyip Erdoğan bu durumu diğer gezegenlerde bile duyurmak için miting yapardı. Bundan hiç şüpheniz olmasın… Ama dediğim gibi muhalefet sadece yolsuzluk,hırsızlık ve rüşvet boyutunda milleti ilgilendirdiği için üzerinde durdu. Başbakan Erdoğan’da “Montaj-dublaj” masalı ile bir seçim dönemini atlattı.

Fakat Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başladı , Başbakan Erdoğan yine akıllanmamış gibi yeniden kaset siyasetine soyundu.

30 Mart seçimleri öncesi sık sık vurguladığı “Cumhurbaşkanının , Genelkurmay Başkanının da şantaj kaseti var” söylemine tekrar sarıldı.

Geçtiğimiz günlerde de “Bunların elinde hep söyledim şantaj kasetleri var. Bu devletin en tepesinden en aşağısına kadar. Cumhurbaşkanının da şantaj kasedi var benim de vardı Genelkurmay’ın da vardı. Ben dedim ki açıklamazsanız namertsiniz diyorum. Açıklayın diyorum.” Şeklinde bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ısrarla “Benim böyle bir kasetim yok” demesine rağmen , ısrarla “var” diyen bir Başbakan olarak karşımızdadır. Devletin en başındaki muhatabı “yok” derken ,Başbakan Erdoğan nerden bilip de “var” diyebilmektedir? Hiç kimse Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e açıktan şantajda bulunmadığı halde “kasetin var” diye baskı altına almaya çalışan Erdoğan neyin planını yapmaktadır?

Başbakan Erdoğan biliyorsunuz 30 Mart seçimleri öncesi çıkan bir ses kayıtı ile muhalefete kaset tuzağı kuran olarak zan altında olan birisidir. Daha ortaya çıkmamış kasetleri bilen biri olarakta şüpheleri artırmaktadır.

Kemal Kılıçdaroğlu 30 Mart seçimleri öncesi ortaya çıkan Recep Tayyip Erdoğan’a ait bir ses kayıtı için ve Deniz Baykal’a kurulan kaset tuzağı hakkında “- Baykal’ın görüntülerini organize eden Erdoğan’ı laptop’ın başında görüntüsünü çekmişler, gözlerimle izledim. Ben izledim. Başbakan Erdoğan’a o görüntüyü izletenler Erdoğan’ı da görüntüye alıyorlar. O konuşmalar internete düşen konuşmalardır. Haberi olmadan o bilgisayarın kamerasından da görüntüleniyor.” Şeklinde bir açıklama yapmıştı. Varsa böyle bir görüntü Kemal Kılıçdaroğlu niçin kamuoyu ile paylaşmamıştır yada neyi beklemektedir?

O görüntüleri ele geçirdiğini iddia eden DLMK Hack isimli Twitter sayfası “KK görüntüyü izlediğini söyleyerek bizi teyit etti. CB seçimlerinde oluşabilecek gelişmeler için görüntüleri yayınlamayı erteliyoruz.” Açıklaması yapmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu da acaba bu gerekçelerle mi beklemektedir?

Böyle bir görüntülü kasetin varlığı var ise ,aslında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e “Senin de kasetin var” baskısının anlamı da ortaya çıkacaktır.

Başbakan Erdoğan bir kaset siyaset bataklığı içine düştü ,kurtulmayı ,uzak durmayı denemek yerine, bu durum kendini de vurduğu halde hala battıkça kaset siyaseti yapmaya devam ediyor. Ne demişler: Kendi düşen ağlamaz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.