DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

Kapatın mahkemeleri

19.10.2014
73
A+
A-

Artık bu ülkede mahkemelere gerek kalmamıştır. Çünkü, yargımız, iktidar partisinin bir alt organı haline gelmiş gibi karar vermektedir. Bunun en açık, en ağır örneği, büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun üstünün örtülmesidir.

AKP’li üç bakan ile çocuklarını ve 1 milletvekilini de kapsayan aralarında önemli işadamlarının da bulunduğu 53 kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı vermiş. Böylece Rıza Sarraf’ın bavullarla yolladığı rüşvetler, Barış Güler’in evinde ele geçirilen para kasaları, ayakkabı kutularında yakalanan 4 milyon Avro, mahkeme kararları ile tespit edilen ve ucu Başbakan Erdoğan’a uzanan rüşvet konuşmaları yok sayılmış.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu başlatılınca hükümet ne yaptı? HSYK’yı baskı altına alarak İstanbul Başsavcılığı’nda değişiklikler yaptırdı.

Ve beklenen sonuç ortaya çıktı. İlgili savcı, bu büyük soruşturmanın üstünü örttü.

Burada sadece savcıyı veya savcıları eleştirmek doğru olamaz. Asıl sorumlu olan AKP iktidarıdır. Bu iktidar, bağırıp çağırarak, kendisini mağdur gibi göstererek, elindeki devlet organlarını tam bir baskı ve sindirme aracı yaparak adliyeyi başını kaldıramaz hale getirmiştir. Ve buradaki temel noktalara da iktidarın işaretine göre karar üretebilecek savcıları, yargıçları getirtmiştir.

Bu yüzden önemli davalardan artık AKP hükümetinin istemediği biçimde bir karar çıkma olasılığı da yok olmuştur.

Öyleyse bu göstermelik mahkemelere gerek var mı?

Kaldıralım tümünü… Vatandaş bir davası olduğunda AKP’nin il ve ilçe örgütlerine bir dilekçe ile baş vursunlar. Oradakiler anında davayı görürler ve kararı da verirler. Böylece adliye örgütünde bunca insan çalıştırmaktan da kurtulmuş oluruz. Adalet Bakanlığı’na ayrılan parayı da AKP’nin il ve ilçe örgütlerine verelim; olsun bitsin.

Biliyorum ki okurlarıma bu önerilerim çok uçuk gelecektir.

Ama lütfen düşünün. Çok bilimsel, çok mantıklı yazarak hukuku düzeltebildik mi? Tam aksine hukuku düzeltmek adı altında hukuku iktidar partisinin oyuncağı haline getirdik. Oradan gelen işarete göre karar veren bir adalet hiç olmasa daha iyi olmaz mı?

Birisi Nasrettin Hoca’ya “Hocam böyle giderse dünya alt üst olacak!” demiş.

Hoca gülerek cevap vermiş:

“Bırak olsun be imanım. Belki altı, üstünden daha iyi çıkar.”

Bırakın be dostlar, böyle adalet olacağına hiç olmasın daha iyi. Belki AKP ilçe örgütünde çalışanlar İstanbul Başsavcılığı’ndan daha insaflı kararlar verebilir…

Yolsuzluk ve rüşvetiniz hayırlı olsun ey becerikli arkadaşlar!

Rıza Zelyut

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.