DOLAR 5,7865
EURO 6,3987
ALTIN 271,7
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

Kanuni’ nin Patriotları

09.12.2012
51
A+
A-

 

Bildiğiniz gibi Sayın Tayyip Erdoğan’ın Muhteşem Yüzyıl dizisine yönelik esip, kükremesi ülkemizin bütün gündemini alt üst etti. Bir anda çanakçı medyamızın ilk sayfalarına sekiz sütuna manşet, Tv. Haber bültenlerinin flaş spotuyla sunduğu haber oluverdi Kanuniyle, Hürrem Sultan. Dolayısıyla benim de dikkatimi çekti Sayın Erdoğan’ın bu öfkesi ve diziyle ilgili küçük bir araştırma yaptım.

Dizinin ilk bölümü 5 Ocak 2011 tarihinde yayınlanmış. Muhteşem Yüzyıl ilk sezonunda, Antalya Televizyon Ödülleri’ne 12 dalda aday gösterilmiş ve “En İyi Drama Dizisi”, “En İyi Drama Erkek Oyuncu” dâhil 4 dalda ödülün sahibi olmuş. Okan Yalabık, “En İyi Drama Erkek Oyuncu” seçilmiş. İkinci sezonunda, ilk sezonuna oranla daha fazla ödüle layık görülmüş. O yıl 3’üncüsü düzenlenen Antalya Televizyon Ödülleri’nde 8 dalda aday gösterilmiş, “En İyi Dönem Dizisi” ve “En İyi Senaryo” adaylıklarını kazanmış. 39. Altın Kelebek Ödülleri’nde ise “En İyi Drama Dizisi” ve “En İyi Drama Kadın Oyuncu” (Meryem Uzerli) ödüllerinin sahibi olmuş. 28Kasım 2012 günü de yani Sayın Erdoğan’ın esip, kükremesinden üç gün sonra da 75. Bölümü yayınlanmış bu Muhteşem Yüzyıl’ın.

Görünen o ki Sayın Erdoğan’ın yeni haberi olmuş bu diziden diyeceğim ama biliyorum buna kimse inanmayacak. İşin aslı, Sayın Erdoğan’ın diziyle ilgili bu zamanlaması muhteşem çıkışına katılmasam da dizideki Kanunî tiplemesiyle ilgili bütün söylediklerine katılıyorum. Hatta ağzımı açsam bir o kadarını daha söylerim diye düşünüyorum. Ben de öyle bir Kanunî tanımıyorum ve kabul etmiyorum. Ama “Neden şimdi?” sorusunu da şeytan getirip beynimin içine saplayıveriyor. Evet, “Neden şimdi Sayın Başbakan?” diye sormak istiyorum. Ne alakası var Kütahya’da açılan hava alanı ile Muhteşem Yüzyıl’ın Kanunisinin? Bizim, yani bu ülke insanının gündeminde yer alan o kadar önemli mevzuları bir kenara iterek, Sayın Erdoğan’ın dizi denetleme merakını gündemimize oturtan besleme medyaya ne demeli? Mal bulmuş mağribi gibi konuyu diline dolayarak, Sayın Erdoğan’la gündem yoldaşlığı yapan muhalefet ise ayrı bir komedi.

Hâlbuki o günlerde Türkiye’nin çok daha önemli bir gündemi ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanı olan Sayın Tayyip Erdoğan’ın cevaplaması gereken sorular, aydınlatması gereken karanlık konular vardı. 6 Kasım’da Reuters haber ajansı, Türk Dışişleri’nden üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Türkiye’nin Suriye sınırında konuşlandırmak için NATO’dan Patriot füzesi istediğini duyurmuştu. Hemen ertesi günü yani 7 Kasım’da Sayın Başbakan, Endonezya’dan şu açıklamayı yapıyordu; “NATO’dan sınıra füze talebimiz olmadı, iddialar asılsız. Bu füzeyi alma konusunda karar verecek merci biziz. Benim böyle bir şeyden haberim yok. Bu Dışişleri kim. Böyle bir şeyden haberimiz yok. Sağır duymaz uydurur cinsinden Reuters böyle bir haber yapıyor. Bizim böyle bir talebimiz olmamıştır”.

Netice hepimizce malum. Her ne kadar birileri; “Tetik bizim elimizde olacak- Nereye konuşlanacağına biz karar vereceğiz- Maliyeti NATO tarafından karşılanacak biz herhangi bir bedel ödemeyeceğiz v.s” gibi açıklamalar yapsalar da bize göre kazın ayağı hiç de öyle değil. Sayın Erdoğan’ın haberi olmadığına göre haberi olan birilerinin cevaplaması gereken sorular, aydınlatması gereken karanlık noktalar var bize göre.

Mesela; Ülkemize Füze Savunma Sistemlerinin (Patriot) kurulması fikrinin gerekçesi nedir? Kendini yetkili sanan ağızlar tarafından “Bu tamamen karşı tarafın muhtemel bazı saldırılarına karşı alınacak tedbirdir” denilirken karşı taraftan kim, kimler veya hangi ülkeler kastedilmektedir?

Patriot Füzelerinin maliyetinin ne kadar olacağı tahmin edilmektedir? NATO tarafından görevlendirilecek personelin giderleri ülkemiz tarafından mı karşılanacaktır? Bu personelin konaklaması için de Kürecikte olduğu gibi lojman yapımı düşünülmekte midir?

Kamuoyunda konuşulduğu gibi İsrail’in korunması amaçlanmakta ise, NATO üyesi olmayan bir ülkeyi korumak için, neden bizim topraklarımız tercih edilmiştir ve neden masrafları Ülkemiz tarafından üstlenilmektedir?

Sistemin nereye yerleştirileceğine Genelkurmay Başkanlığı karar verecekse, neden NATO üssünden gelen askeri bir heyetle birlikte 10 ayrı şehirde incelemelerde bulunulmaktadır?

Benzer soruları arttırmak elbette mümkün. Tabii cevap verecek bir yetkili bulunursa. Rahmet olsun Muhteşem Kanunî’ye. Mekânı Cennet olsun. Ölümünden 446 yıl sonra bile bir şekilde torunlarının imdadına yetişiyor

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.