DOLAR 5,7339
EURO 6,3496
ALTIN 277,3
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Kansızlıgın Böylesi

26.09.2013
58
A+
A-

İsmail Özdemir

Hafta sonu yapılan Beşiktaş-Galatasaray derbisinin son dakikalarında yaşanan ve neredeyse ülke olarak ilk kez tanıklık ettiğimiz gelişmeler, toplumsal olarak ne derece büyük bir sıkıntı içerisinde olduğumuzu, aslında nereye götürülmek istediğimizi gözler önüne serdi.

Sahaya inen kalabalıklarla ilgili birçok kesim farklı yorumlarda bulundu. Ama bunlar içerisinde en vahim ve fakat en komik olanı ise sahaya inip, oraya buraya saldıranların ülkücüler olduğuna yönelik kimi iddialardı.

Medyada görev alıp, kendisini aklınca ülkücü tespit etme makamı gibi gören veyahut ülkedeki her kavga olayını bir köşesinden tutup “bunu nasıl Ülkücü Hareketle bağdaştırırım” türünden duruş sergileyen aşağılık bir zihniyetin temsilcileri bu iddialarını zihinlere yerleştirme gayesinde bulundular.

Çoğu kez farklı alanlar, olay ve kişiler üzerinde denenen ancak bir türlü tutmayan girişimi bu kez Beşiktaş-Galatasaray maçında ortaya çıkan görüntülerde de görmüş olduk. 1453 Kartallar ismi verilen bir tribün grubunun sahaya inenleri koordine ettiği ve bu grubunda Ülkücü bir taraftar grubu olduğu aşağılık zihniyetlerin iddiaları arasındaydı.

Hatta şu işe bakın ki iddialarını akıllarınca ispatlayacak girişimde de çok daha önce bulunmuş, 9 Eylül 2013 tarihli Radikal’de yayınlanan bir röportajı işaret ediyorlardı. Bu röportajda 1453 Kartallar isimli grubun önde gelen isimlerinden olduğu ifade edilen İsmail Er isimli şahsın kendisine yöneltilen “Siyasi görüşünüz nedir?” sorusuna “Ben ülkücüyüm. Siyasi iradem ülkücülük. Vatanımı, milletimi seviyorum. Ama hükümetin yalakası değilim.” şeklinde cevap vermesi ön planda tutulup, algılara suçluların ve maçta yaşanan olayların sorumlusunun ülkücüler olduğu yerleştirilmeye çalışıldı.

Ancak şu işe bakın ki aynı İsmail Er’in, AKP Küçükçekmece Gençlik Kolları’nda mahalle başkanlığı yürüttüğü çok geçmeden ortaya çıktı. Maçı karıştıranların Ülkücüler olduğunu iddia etmek için hazır kıta bekleyen kesimler, bu gerçeğin ortaya çıkmasıyla beraber birden ortadan kayboldular. Bu şahsın facebook hesabından yaptığı yazışmalarında olaylar içerisinde aktif bir şekilde bulunduğu, maç için nereden geldiği belli olmayan birçok bilet edindiği belgeleriyle beraber görününce, yalaka çevrelerin tezgah da deşifre oldu.

AKP’nin resmi internet sitesinde de Küçükçekmece Fevzi Çakmak Mahallesi Temsilcisi olarak bu şahıs tescil ediliyor. Bizim etik kurallarına riayet ettiği belirtilen medyamız ve kimi gazetecide bunu görmüyor, göstermiyor!

Buradaki tezgahın iki yönlü olduğunu olduğu anlaşılıyor. İlki ortada var olan ve toplumu ayrıştıran, itici, kavgacı ve salt bir anlayış üzerine bina edilen holiganizmi ülkücülükle bağdaştırmak, ikincisi ise ülkücülerin adresinin yalnız MHP olmayacağı fütursuzluğunu zihinlere yerleştirebilmek.

Ülkücü Hareket’in temel kurumsal yapıları MHP ve Ülkü Ocakları’dır. Dolayısı ile bu iki merkez dışında, daha da önemlisi hareketin Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin işaret buyurmadığı hiçbir alanda Ülkücülerin bulunması mümkün değildir.

Bunun haricinde kendisine adı şanı bilinmeyen, ne idüğü belli olmayan bir adresin veya şahısların Ülkücü Hareketle uzaktan yakından alakasının olmadığını, olamayacağını birileri artık anlamalıdır…

Kansızlığın her türlü örneğini sergileyip, pusuya yatmış sırtlanlar misali bu harekete zarar vermenin hesabını güdenlerin, çabalarının beyhude olduğunu artık anlaması gerekir.

Türk Milleti’ni ayrıştıran, kutuplaştıran, bölünmeye ve çatışmaya götürecek hiçbir olayda Ülkücülerin bulunmayacağını da herkes artık görmelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.