DOLAR 5,8433
EURO 6,5150
ALTIN 277,4
BIST 111.252
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

Kandil Kötü, İmrali İyidir Hesabının Amacı Nedir?

15.10.2014
95
A+
A-

Terörle müzakere sürecinin sonuçlarının neler olabileceğini geride bıraktığımız hafta Ayn El Arap’ta PKK-PYD ile IŞİD arasındaki çatışmaları bahane ederek sokaklara inenler sayesinde çok açık bir şekilde gördük.

İktidar açıklayamasa da “çözüm denilerek çıkılan yolda şimdiye kadar ne kazandık?” sorusuna verilebilecek her cevaP iki günlük süre içerisinde çok iyi anlaşıldı.

Türkiye’nin nereye götürülmek istenildiği açıklık kazandı.

Yaşanılan bunca hadisenin PKK açısından son derece sistemli ve planlı bir girişim olduğunu bir kez daha yenilemek gerekir.

Çünkü PKK, AKP’yi ve sözde çözüm süreci denilen döneme imzasını koymuş olan herkesi avucunun içine aldığını çok iyi biliyor.

Kendisi için herhangi bir sonunun olmadığının, hatta AKP ile masaya oturdukları günden bu yana daha da güçlendiklerinin farkındalar, bu saatten sonra da AKP’nin sözde çözüm davasından vaz geçemeyeceklerine inanıyorlar.

* * *

Ne zaman AKP’den beklediği bir girişim olsa, ya yol kesiyor, ya karakolları taciz ediyor, ya adam kaçırıyor, Türk Bayraklarını yakıyor, Atatürk büstlerine saldırıyor, sokakları karıştırıyorlar…

Biliyor ki bunlar oldukça AKP’den talep ettiği ne varsa “ihanet sürecinin zeminine uygun olarak” hayata geçiriliyor.

Tüm bunlar tecrübeyle sabittir.

Yaz aylarından bu yana AKP iktidarı sözde çözüm süreci ile ilgili ihanetin vücut bulmasını sağlayacak pek çok adım attı.

Şimdi gündemde terörist başının “tarihi gelişme” olarak tanımladığı ve sözde çözüm sürecinin 30 Eylül 2014 tarihli Bakanlar Kurulu’nun ardından devlet politikası haline geldiği söylenen yeni çabalar var.

Güya silah bırakmaya yönelik, 6 aşamalı bir çalışmadan söz ediliyor.

PKK ile müzakerelerde yeni kurulların oluşturulması ve süreç denilen ihanet gayretlerinin bir takvime bağlanacağının söylenmesi bu çabaların içerisinde.

* * *

Buraya kadar kat edinilen yolda İmralı ve Kandil arzu ettiği sonucu almış gözüküyor.

Bundan sonraki dönem içinse farklı bir metodun PKK tarafından hayata geçirileceği anlaşılıyor.

Bunun ilk işaret fişeğini Kandil’deki terör elebaşlarından Cemil Bayık yaktı.

“Barışa Öcalan, savaşa biz karar veririz” ifadesi başlı başına Türkiye’yi bölme yolunda bölücü zihniyetin benimsemiş olduğu strateji olarak karşımızda duruyor.

Özünde, silahın PKK’nın elinde olduğu vurgulanarak, kamuoyunu “Kandil kötü, İmralı iyidir” ekseninde etkilemek adına oluşturulan bir plandır bu.

Daha açık bir şekilde PKK ne kadar çok vurur, yakar ve yıkarsa, terörist başı da bunun karşısında o kadar yaşanılan gerilimleri sakinleştiren taraf olarak sunulacak.

AKP iktidarı bunun ne derecede farkında bilinmez.

Yada farkında da netice itibarıyla o da bu savı destekliyor mu? Cevabını aradığımız soru işte bu…

HDP ve KCK-PKK’nın Ayn El Arap’ta yaşanılan çatışmalar karşısında halkı sokağa dökme çağrısının ardından İmralı’daki bebek katilini, gönderdiği mesajla “kargaşayı önleyen” isim olarak sunma çabaları bugünlerde artmış durumda.

İktidara yakın kesimler bu durumu “İmralı’nın iyi bir sınav verdiği” yönünde yorumluyor.

Başbakan görünümlü Ahmet Davutoğlu ve hala ne olduğu anlaşılamayan Recep Tayyip Erdoğan’ın sürekli HDP ve KCK’yı hedefe koymaları da bu propagandaya destek sağlıyor.

Övgüler ve takdirler İmralı adasına gönderiliyor.

Buna karşılık ise PKK ve HDP ile sözde çözüm sürecinin tehlikeye gireceği algılaması gittikçe yaygınlaştırılmaya çalışılıyor ve çare olarak da İmralı’daki terörist başının, HDP ve Kandil karşısında “elinin güçlendirilmesi” gerektiği meselesi dile getiriliyor.

* * *

Belli ki PKK’nın planı tutmuş, AKP’de buna razı olmuş.

“Öcalan’ın mesajları düşüncemizdir” anlayışını daha önce dile getirenlerin “umudumuz Öcalan” noktasına gelmesi ve bu anlamda yeni adımlar atmaya çalışmasını yakın zamanda göreceğiz.

İmralı’daki cani başının mesajları, görüş ve fikirleri önümüzdeki dönemde “aracısız” bir şekilde sunulmaya çalışılacağa benziyor.

Zira terörist başı ile görüşen avukatların, yakınlarının ve HDP’lilerin mesajları doğru bir biçimde topluma sunamadığına yönelik bir görüşte yansıtılıyor bu zaman diliminde.

Geçmiş dönemde BDP-HDP’lilerle İmralı’da yaptığı görüşmesinin içeriğinde söylediği “istediğimiz olmazsa 50.000 kişi ile halk savaşı başlatacağız” sözü unutularak, ısrarla ve kasti olarak terörist başının “barış elçisi” olduğu masalı millete yutturulmaya çalışıyor.

Biraz daha ileri gidildiğinde ise terörist başının İmralı’dan çıkarılması hesapları hem dillendirilmeye hem de artırılmaya çalışılacaktır.

PKK’nın müzakereler ve silah bırakma için şart koşmuş olduğu “terörist başının salıverilmesi” meselesi de böylelikle algısal operasyonların tutması halinde, tepkiler dindirilerek gerçekleştirilmeye gayret edilecektir.

* * *

Binlerce yıllık bir mirası taşıyan Türk devleti ne yazık ki AKP iktidarı tarafından çapulcuların hesaplarına kurban edilmek üzere.

AKP “iktidar olmanın ağırlığını” baştan aşağıya kadar daha fazla kaldıramıyor.

Hem korkak, hem de tedirginler.

Ne yazık ki bu ruh hali memleketin yangın yerine dönmek üzere olmasından değil, iktidarı kaybetmeleri endişesinden kaynaklanıyor.

Hesaplar menfi olunca, umumi halin vaziyetine aldırış etmeksizin makamlarını korumanın derdine düşmüş durumdalar.

Varsın ülke yansın, millet bölünsün, özerklik hayata geçsin, terörist başı salınsın; AKP için önemli değil!

Yeter ki koltuklar korunsun, rant dönsün.

Millet buna daha fazla kanar mı?

2015 Gene Seçimlerinin neticesi işte bu sorunun cevabı olacak.

İSMAİL ÖZDEMİR

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.