DOLAR 5,7125
EURO 6,3746
ALTIN 278,0
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Az Bulutlu

İsrail’e Öpücük Gönderiyorlar

31.05.2014
68
A+
A-

Fikri Atılbaz

Hemen her defasında dile getiriyoruz. AKP ve başı yaptığı işler noktasında siyasi riyakarlık yapıyor diye. Bir karar bile alsalar, bu karar AKP tabanı tarafından olumsuz karşılanacaksa, tabanının gazını almak için, tabanı rahatlatmak maksadıyla, aldıkları karar hakkında bile kötü konuşabiliyorlar. Sadece konuşuyorlar, kararın uygulanmasına devam.

Erdoğan, Türk Milliyetçiliğini ayaklarımın altına aldım diyor, bakıyor bu söylediğinden dolayı tabanda tepki var, hemen milliyetçilik yapmaya kalkıyor. Bayrağı ön plana çıkaran reklam filmleri hazırlattırıyor, İstiklal Marşını dahi kullanıyor. Bu yaptığı siyasi riyakarlığın ta kendisidir. Taban bu davranışı anlamıyor mu? Anlıyor anlamasına da, anlamazdan geliyor. Çünkü Erdoğan, yaptıklarına ters gelecek konuşmayı tabanına yapıyor, onları rahatlatıyor. Sonra yola devam. Tabana selam yola devam.

11 yıldır yaptıkları bundan ibaret. Yahudi düşmanlığını körükleyen, Şimon Peres’e çocuk katletmesini iyi bilirsiniz diyen, Mavi Marmara olayında ağzına geleni söyleyen Erdoğan ve AKP hükümetiydi. Bütün bunlar olurken, İsrail’le bağlantılarını güçlendiren, ticaretini arttıran Bilal oğlan oldu. AKP tabanı Erdoğan’a temaşa ederken, Bilal oğlan malı götürmüş.

Hatırlarsanız, 10 yıl önce, bu ülkede Cuma namazından çıkan bazı gruplar, Alahuekber çığlıkları arasında İsrail bayrağı yakarlardı. İsrail düşmanı AKP iktidara geldi, bu bayrak yakma olayları bıçak keser gibi kesildi. Ne değişmişti? Filistin bağımsızlığına mı kavuştu? Gazze’de insanlar normal bir hayata mı geçti? Hayır, hiçbiri olamadı. Fakat İsrail’le AKP iktidarının arası çok iyiydi. Sütre gerisiyle, göz önünde sergilenenler aynı değildi.

Siyasi riyakarlığı, AKP devamlı yapıyordu. Hemen her işte bu filmi oynatıp duruyordu. Hükümet olarak İsrail’e yaklaşırken, yandaş gazetelerinde İsrail’e sövmeye devam ediyorlar. Soma faciasında bile maden şirketinin sahibinin damadı Yahudi diye başlık atan hükümetin sesi gibi yayın yapan bu gazetelerdi.

Hasta bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bunlar daha düne kadar, Gülen’i İsrail uşaklığı yapmakla, onun adamı olmakla suçladılar. Mavi Marmara olayında, Gülen Yahudilere destek çıktı dediler… Kendi kabahatlerini örtmek için, kendilerinden kaynaklı facialarda bile İsrail işareti aradılar.

Yahu Allahtan korkmazlar, en son yaşadığımız depremi bile, İsrail’den getirtilen deprem yaptıran makineleri paralel yapı kullandı ve deprem oldu dediler… Bir yandan anti semitizm yaptılar, yapmaya devam ederlerken, diğer yandan da semitizm yaptılar, yapılmasına izin verdiler.

AKP’nin başı olarak Erdoğan, hayatının en önemli nişanelerinden birini, İftira ve İnkarla Mücadele Birliği (ADL)’nden aldığı madalyayı boynunda taşıyor. Buna rağmen, başı her sıkıştığında İsrail’e çatıyor, onu kum torbası yapıyor. Kendisinin Tahrir’de olduğunu unutarak, Mısır’daki olayların arkasında İsrail var diyebiliyor. ADL Erdoğan’a mektup yazıyor, “Basına yansıyan ifadeleriniz doğruysa saygınlıkla bunların geri çekilmesini istiyoruz. Bu şekilde hareket edilmesi İsrail uzlaşma süreci ile ilgili samimiyetiniz ve Türkiye’nin tüm dünyadaki Yahudilere karşı saygısını teyit edecektir.” Erdoğan bu günlerde elinde bir barış çubuğu, dostum Obama, stratejik ortağım Amerika için her şeyi yaparım diye gezmektedir.

Siyasi riyakarlık içlerine işlemiş; ancak siyasi ahlak teğet dahi geçmemiş bunlara. Bu davranış biçimleri, söylediklerini inkar eden anlayış bunların karakter yapısından kaynaklanıyor. Ee bazıları “Bağımsızlık benim karakterimdir” der, kimileri de kaybettikleri şahsiyetlerini arar. Bu zihniyet erbabı uşak da olur, uşak da kullanır. Ülkücülerin tam zıttı bir alemdedirler. Başbuğ Türkeş’in dediği gibi, “Ülkücüler, insanlık alemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen, şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.”

AKP’nin ROK’u, Mavi Marmara davasında 4 İsrailli generale tutuklama kararı çıkarılmasının ardında Gülen cemaati olduğunu öne sürerek, İsrail’den bu kararı dikkate almayarak normalleşme sürecine devam etmesi gerektiğini ifade etmiş. İsrail’e adeta yalvarmış, hükümette böyle düşünüyor demiş. AKP’nin ve başı Erdoğan’ın siyasi riyakarlığını hep yazdık. Olayı daha iyi anlayabilmemiz için, ROK’a kulak verelim, dediklerimiz ne kadar doğruymuş görelim:

“30 Mart sonrası Erdoğan hükümeti İsraille normalleşmeyi hedefledi. Her iki tarafta normalleşmeye hazır görünüyor. Her ne kadar hükümet mahkeme kararının Türkiye-İsrail ilişkilerini sabote etmek adına Gülenciler tarafından kurulan bir tuzak olduğunu bilse de, hükümet yetkilileri bunu resmi ağızdan açıklamayacak. Çünkü Erdoğan ve arkadaşları 10 Ağustos’un arefesinde İsrail’e sahip çıkıyor görüntüsü vermek istemezler. Zira Türk toplumu Mavi Marmara konusunda hala hassasiyetini koruyor.”

Evet, hükümet resmi ağızdan açıklamıyor; ama sizler gibi hükümetin sesleri vasıtasıyla ifade ediyor, teşekkürler ROK, bu siyasi riyakarlığı istemeden de olsa anlattığın için.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.