DOLAR 5,7287
EURO 6,3466
ALTIN 278,2
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

İslam Dünyası’ndaki Katliamlarda Akp’nin Rolü Büyük!

26.08.2013
62
A+
A-

İsmail Özdemir

Bir tarafta Mısır, diğer yanda Suriye… Yaşanan acıları, katliamları, masum Müslümanların ölümlerini gördükçe vicdanımız sızlıyor. Şüphesiz ki her iki ülkede katledilen Müslümanların vebali yalnız onları katledenlerin değil, buna yol açanlarında ebediyen boynuna olacaktır. Şimdilerde yaşadığımız acıların müsebbibini bugünlerin gelişmelerinde aramak eksik ve bir o kadar da yanlış değerlendirme olur.

Müslümanların acı, zulüm, göz yaşı, işgal, iç çatışma, göç ve fakirlik yaşamaya başladığı, yani bugünlerin temeli olan gelişme 11 Eylül saldırıları sonrası ABD’nin topyekun tüm İslam coğrafyasını kendisine hedef almasıyla beraber filizlenmiştir.

İslamı kendisine en büyük tehdit olarak gören ABD, bu görüşünü batılı ve özellikle diğer Hıristiyan ülkeler nezdinde de tasdik edip, İslamı hakiki değerlerinden uzaklaştırmak için “Ilımlı İslam” adı verilen bir olguyu Müslümanlara kabullendirme arayışı içerisine girmiştir. Buna paralel olarak Afganistan ve Irak’ın işgali ile önceleri Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), sonra ise Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (GODKA) adı altında tüm İslam dünyasının sınırlarının veya rejimlerinin değiştirileceği kanlı hesaplarını başlattığını bizzat dönemin Dış İşleri Bakanı Condoleezza Rice aracılığı ile tüm dünyaya ilan etmiştir.

Ne hazindir ki bu projede hedef olan ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunduğu ifade edilmiş, diğer yandan ise “Ilımlı İslam” için model oluşturacak AKP iktidarına ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “eşbaşkanlık” görevi verilerek Müslüman ülkelerin başarılı olursa iç çatışma, olmazsa dış müdahale yani işgaller ile dönüştürülmesi için sorumluluk yüklenmiştir. Kendisine ABD tarafından tevdi edilen, Müslümanların işgale ve zulme maruz kalması hedefindeki görevini Recep Tayyip Erdoğan’da defalarca kez açıklamıştır.

Zaman içerisinde Afganistan ve Irak’ı doğrudan işgal etmenin ekonomik ve askeri faturasının ağır bir şekilde ödediğini gören ABD yönetimi, projenin ilerleyişi açısından, strateji değişikliğine giderek, doğrudan müdahaleler yerine hedefteki Müslüman ülkelerde “sözde demokratikleşme” adına işbirlikçileri aracılığı ile kargaşa ve kaos ortamı yaratmayı hedefledi. Bu strateji ile birlikte Tunus’tan başlayan ve “Arap Baharı” adı verilen toplum hareketi görünümündeki olaylar garip bir hızla neredeyse tüm Arap coğrafyasına yayıldı.

Bunun neticesinde BOP yada GODKA’da işaret edilen rejim değişikliği Libya haricinde Tunus ve Mısır’da dış müdahaleye gerek kalmaksızın amacına ulaşmış görüntüsü verdi. Suriye’de ise iç çatışmalar hala devam ediyor…

İşte böylesi bir serüven bugün, Ortadoğu’daki Müslüman kardeşlerimiz için yaşadığımız acının nerelerden çıkıp geldiğini bizlere açıklıyor. ABD’nin karanlık odalarında planlanan fitnenin İslam coğrafyasına yayılması için AKP ve Recep Tayyip Erdoğan “eşbaşkan” sıfatıyla seferber olmuştur. Kendisine ne görev verilmişse onu yapmakla mecbur hale getirilmiştir. En basitinden Libya’da neler olduğunu hatırlatalım. Başlangıçta “NATO’nun ne işi var Libya’da? Böyle saçmalık olur mu?” diyen Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin Libya’ya müdahale kararının hemen ardından “NATO Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya gitmelidir.” açıklamasını yapmak zorunda kalmıştı. İşte bu örnek ne demek istediğimi açıklamaya yeterde, artar bile…

Dolayısıyla şimdilerde AKP’lilerin ağlaşıp, sızlaşıp meydan meydan dolanmaları kimseyi aldatmamalıdır. Çünkü İslam dünyasındaki kan, gözyaşı, katliamlar ve tüm acıların sebepleri arasında mutlaka AKP’nin de parmağı ve katkısı vardır!

Dış politikada atacak adımı kalmayan, PKK’ya teslimiyeti her yönüyle ortaya çıkan, ekonomide dibe vuran ve diğer iç gelişmelerin tümünde kayıpları oynayan AKP için kurtuluş reçetesi yine istismar olmaktadır. Yalnız bu malzemeyi içeride bulamayanlar, çareyi Mısır’da ve Suriye’de aramaktadır.

Bununla birlikte neyi konuştuklarının farkında da değiller. Özellikle de iktidarın başındaki isim, Recep Tayyip Erdoğan! Mısır’daki darbecilerin masum sivillerin üzerine ateş açması ve yüzlerce masumun katledilmesinin ardından yaptığı bir konuşmasında, Mısır’daki askeri darbenin arkasında İsrail var dedi.

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı böylesi bir açıklamayı yapacaksa elinde mutlaka ciddi belge ve bilgiler olmalıdır. Sadece buda yetmez. Böylesi bir meselenin nasıl ele alınacağı ve akabinde yine nasıl bir yol izleneceği konusunda son derece hassas bir biçimde düşünülmelidir.

Ama ne yazık ki Başbakan Erdoğan bu aklı kimden aldıysa “Mısır’daki darbenin ardında İsrail var” açıklamasını yaptı. Nihayetinde sonuç ortada. Delilin ne diyenlere ise sadece Fransa’da yapılan bir konuşma gösteriliyor. Komedinin de ötesi bir durum gerçekten.

Hele ki Malatya Kürecik’e İsrail’i korumak adına Füze Kalkanı radarı yerleştiren AKP’nin şimdilerde çıkıp Mısır’daki darbe için İsrail’i işaret etmesine ise doğrusu anlam verebilmek mümkün değildir.

İslam dünyasının işgal edilmesine ve Müslümanlar arasına fitnenin yayılmasına sebep olan projenin eşbaşkanı olup Müslümanlar topluca ölmeye başlayınca feryat figan edeceksin sonra kalkıp korumak uğruna kendi topraklarına füze kalkanı radarı yerleştirdiğin İsrail’i suçlayacaksın. Tam da AKP’ye yakışır bir tavır.

Daha öncede ısrarla bu köşeden belirttiğim gibi İslam dünyasının huzuru AKP’nin Türkiye’nin başından geldiği yollarla, çıktığı yere geri göndermekle mümkün olur. Türk Milleti İslam dünyasındaki zulüm ve katliamlara “dur” demek istiyorsa önce AKP’yi tarihten silmelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.