DOLAR 5,7807
EURO 6,4520
ALTIN 276,9
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

İlaç Üzerinden Büyük Vurgun Var

12.12.2013
87
A+
A-

Necdet B. Sivaslı

Bugünkü iktidarın sağlık konusunda getirdiği yükün ağırlığı giderek artıyor. Özellikle ilaç piyasası tam bir soygun haline dönüştürüldü. Piyasalarda kanser ilaçları başta olmak üzere, hayati değerde ilaçlar bulunamıyor. Bazı ilaçlar ise karaborsada satılıyor. Doktorların yazamadığı, kurumun ödemediği ilaçlar ise eczanelerde pazarlıkla bulunuyor. Bu konuda şikâyetler yoğunlaşmasına karşılık bugüne kadar önlem alınamadığını da görmekteyiz.

İlaç bulunamazsa, pahalı ise ne olur? Karaborsa patlar. Sahteciler ortaya çıkar. Vurgun düzeni işler. Bugün ilaç piyasası kim ne derse desin bu saydıklarımızla yoğruluyor. Bu vurgun düzeni bugünün sorunu da değil, yıllardır aynı sorunlarla boğuşuyoruz. Tek sıkıntı, bunların bilinmesine rağmen önlem alınmamasıdır.

SAHTEKÂRLAR İŞ BAŞINDA

Geçenlerde bir günlük gazetede çıkan şu haber de dikkatlerimizi çekti:

” 3 TL’lik grip ilacını ambalajını değiştirip 1500 TL’ye kanser ilacı diye piyasaya sürdüler. Hastaların kaderi ile oynadılar.”

Bu ilaçların İstanbul’da 20 eczanede satıldığı, 5000 kutu sahte kanser ilacının bulunduğu, ayrıca son kullanım tarihi geçen bazı kanser ilaçlarının da yeni tarihle ambalajlanıp satıldığı tespit edilmiş.

İlaç piyasasında olup bitenler bu kadarla sınırlı değil. Bazı hayati ilaçlar kapsam dışı tutuluyor, yani doktorlar yazıyor ama kurum ödemediği için para ile almak durumunda kalıyorsunuz. Yine bazı hastalıklara iyi gelen, hayati önem taşıyan bazı ilaçlar da eczanelerde pazarlıkla satılıyor.

GEREKEN İLAÇ BİLE PARA İLE

Çarpıcı bir örnek verelim:

Göz katarak ameliyatı sonrası doktorların yazdığı göze damlatılması gereken ilaç bir kez alınıyor. Gözün iyileşmesi için 5-6 kutu ilaç gerekiyor. Doktor bir ilaç yazıyor, bir günden bitiyor. Diğer ilaçları para ile almak durumunda kalıyorsunuz, çünkü kurum ödemiyor. Bu ilaç size gerekiyorsa ve kullanmak durumundaysanız kurumun bu ilacı vermemesi düşündürücü değil mi? Kaldı ki, daha çabuk iyileştirici ilaç almaya kalkarsanız fiyatı 100 bini buluyor. Bu ilacı da bazı eczanelerden ancak pazarlıkla bulmak mümkün olabiliyor.

Kanser ilaçlarına pek fazla değinmek istemiyoruz, bu ayrıca uzunca tartışılması gereken bir konudur. Kanser ilaçları piyasasında dönem dolaplar, vurgunlar, sahtekârlıklar sayfalara sığmayacak boyutlardadır. Bugün, piyasada birçok kanser ilacı bulunmuyor. Çokları da kapsam dışı ve ancak para ile alınabiliyor. Bu piyasa tam bir vurgun haline dönüşmüş durumda. Parası olan, imkânı olan ilaç bulabiliyor. Paran yoksa fırsatın imkân vermiyorsa ölmeye mahkûmsun. Hani devlet, her yerde vardı ne oldu? Hani tüm sağlık kurum ve kuruluşları, ilaç araç ve gereçler hastaların ayağına geliyordu, nerede kaldı? “Çağı yakaladık” dediğimiz şu günlerde biz hala nelerle uğraşıyoruz.

SORUN TOPLUMUN SORUNU

Bizim bu yazdıklarımız “devede kulak” kalır. İlaç piyasası öylesine vurgun haline dönüşmüş ki, bunu bugünkü anlayışla çözmek mümkün değil. İktidara yakın bazı ilaç firmaları pazardan pay kapma yarışı içindeler. Doktorların yazdığı bazı ilaçlar eczanelerde diğer firmaların ilaçları ile değiştiriliyor. Değiştirilmezse hastadan “fark” talep ediliyor. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu vurgun düzenine neden bugüne kadar neşter atılmıyor bu da ayrıca sorgulanması gereken bir başka konudur.

Zaman buldukça sağlıkla ilgili yayınları izliyoruz, hemen her kesimden ilaç konusunda yakınmaların olduğunu da gözlemliyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın, bizi yönetenlerin bu kadar şikâyete ve yakınmalara sessiz kalmasına da bir anlam veremiyoruz. Çünkü sağlık konusu 7’den 70’e hepimizin sorunudur, ilaç konusu hepimizi yakından ilgilendiren bir konudur. Bu konularda bu kadar duyarsızlık olabilir mi? Bu piyasalar hiç denetlenmez, toplumun bu sorunu ile hiç mi iç içe olunmaz? Hastalar bu kadar kaderleri ile baş başa bırakılır mı?

Sorun bireysel değil, sorun toplumun sorunu haline gelmişse bunun çözümü de bulunmalıdır. Sağlıkta yıllardır toplumsal sorunla boğuşuyoruz. Kaldı ki bu sorunlar eritilmiyor, giderek kartopu halinde büyüyor. Biz, toplumun sesi olarak çok önemsediğimiz sağlık ve ilaç sorununun çözümü konusunda bizi yönetenleri bir kez daha uyarmak ve konuyu ciddiye almaları gerektiğini anımsatmak istiyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.