DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

İki Partili Amerikan Usulü Demokrasi

10.06.2016
67
A+
A-

 

 

 

Türkiye üzerine devamlı oyunlar oynanmaktadır. Dış dünya tarafından kimi demokrasi, kimi zaman insan hakları, kim zaman terör, kimi zaman ekonomik, kimi zaman siyasi, kimi zaman da medeniyet bahane edilerek her daim Türkiye’ye müdahale edilmektedir.

İlkel medeni hallerine rağmen bize medeniyet aşısı yapmaya kalkan, M.A.Ersoy’un deyimi ile “Tek dişi kalmış canavar” olan batı, bize medeniyet aşısı yapmaya kalkıyor ya bizi güldürse de bir yandan da incitiyor. Demokrasi kültürümüz onlardan çok eski olmasına rağmen bize demokratlık kisvesi altında ders vermeye çalışıyorlar. İşte bütün bu olan biten içinde içimizde bunlara ram olanların yanlış politikalarından dolayı şahsi ikballerini batıya ram olmakta görenler sayesinde millet olarak bir aşağılık kompleksine kapılıyoruz. Gerçekler ve tarih kapı gibi arkamızda dimdik durduğu halde bu durumu hep yaşamaktayız.

Bunlardan biri de 2 partili Amerikan usulü demokrasi dayatmasıdır. 1980 darbesi sonucunda 2 partili demokrasi histerisine yakalananlar, aradan onca yıl geçmesine karşın bu isteklerini gerçekleştiremediler. İki partili sistemi hayata geçiremediler; ancak bu isteklerinden de asla vazgeçmediler. Hala da üstelemektedirler. Çünkü Türkiye’ye bu sistemin gelmesi demek Milliyetçi Ülkücü Hareketin Türk siyasetinden çekilmesi ve kendini sisteme adapte olmuş, Amerika’nın çarklıları arasında koltuk, plaka, müdürlük, kavgası yapması demektir. 1980’de bunu başaramayanlar 1987’de bir daha girişimde bulundular; ancak nafile bir girişim olsa da, Türk demokrasi tarihine, Milliyetçi Hareket Partisine yaralar aldırmış oldular. Bunda da en büyük vesilesi Türkiye Cumhuriyeti Devletini korumakla görevli, o günkü yönetimiyle Türk Silahlı Kuvvetleri olmuştur.

Gayesi, Türkiye, milliyetçilik, millet, devlet, bayrak, ezanın dinmemesi, Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesi, bağımsızlığı Türkiye’nin karakteri yapan Türkiye Cumhuriyetini. Emperyalizme karşı direnç noktası olmak olan Milliyetçi Hareket Partisini, adına demokrasi dedikleri 2 partili hayat içinde sıfırlamak istemektedirler. Bugün dahi bu amaçla hareket edilmektedir. Ulvi bir amaçla yola çıkan ve Davasını Türkün değerleriyle eşleyen MHP bu 2 partili düzene doğru çekilmeye çalışılmaktadır.

Bu olursa ne olur? Amerika’nın yönetim işleyişinde kolaylıklar getirir, iktidar da Amerika’nın emrinde, muhalefette kalan partide Amerika’nın emrinde olur. Böylece dünyanın efendiliğine soyunan efendibaba Amerika’nın işleri kolaylaşır. Emirlerini gerçekleştirecek iktidarda bir işlemcisi olduğu gibi, en önemlisi kendini eleştirenleri bile kontrol altında tutabilecek bir düzen olmasıdır.

Bu itibarla MHP’nin koalisyon iktidarında olduğu zaman dahi CIA, içinde koalisyon ortağı olarak dahi bulunmayan MHP’siz bir iktidar istenmiştir/istenmektedir. MHP evvel emirde Türkiye’nin gayelerini gaye edinmiş, bu uğurda kazanımlar elde etmeye uğraş vermektedir. Önümüze engel olarak, birlik ve beraberliğimizi bozacak, bizden torak isteyerek içimizden çıkanların sınırımızda komşu olma çabası içindeki bölücülere karşı iktidara destek olacağını açıklamıştır.

Kuvayı Milliye ruhunun yaşatılması demek olan bir MHP istenmemektedir. 100 yıl önceki başarısız girişimlerinin bugün başarılı olmasını isteyen batı, MHP’yi önünde tek engel olarak görmektedir. Alayı bu yüzden birleşmiş, karşımıza geçmişler, Türkiye’nin kendi ayakları üstünde durmasını istemeyenler, aynı zamanda MHP’yi düşman olarak görmekte ve ortadan kaldırmak istemektedirler.

Bunu başardıklarında Türkiye Cumhuriyetinden kurtulacaklarını sanmaktadırlar. Oyun büyük bir oyundur. 2 partili sistem ortaya konan oyunun belkemiğini teşkil etmektedir. Şu anda hizmetkarlar hizmet ettikleri şeyin bu olduğunu bilmek zorundadırlar. Önümüzdeki dönemlerde MHP’yi TBMM dışına itmek, yarısını muhafazakar adı altında AKP’ye, geri kalan kısmını yeniden dizayn ettikleri Yeni CHP’de eritmektir.

Allah’ın izniyle, Lider Devlet Bahçeli’nin dik duruşuyla MHP oynanmak istenen bu oyunu bozacaktır. Bu oyunu Türkiye’ye reva görenler, oyunun başlarına geçmesiyle son bulacağını bir kez daha yaşayarak göreceklerdir.

Sağlıcakla kalın!
Fikri Atılbaz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.