DOLAR 5,7125
EURO 6,3746
ALTIN 278,0
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Az Bulutlu

İhanetin Millisi Olur Mu?

22.10.2014
87
A+
A-

AKP hükümetinin ülkeyi felakete sürükleyen yetersizliklerin, yanlışların ve ihanetlerin üzerine, Obama’nın sopasının acı sonuçları eklendi. Her ne kadar AKP’nin sicilinde sayısız örnekleri olsa da, Cumhurbaşkanının PKK ve PYD’yi terör örgütü olarak nitelendirmesinin üzerinden daha saatler geçmeden PYD’ye silah yardımı yapılması ve Peşmergelerin ellerindeki silahlarla Türkiye topraklarından geçiş yapması, AKP politikalarının kesin iflasının ilanıdır. AKP var oldukça, hiçbir günün bir önceki günden daha iyi olması mümkün değildir. Bu felaket girdabından kurtulmanın yolu gerçekleri Türk milletine ısrarla anlatmaktır. MHP grup toplantıları bir mihenk bir çıkış yolu ve bir ümit ışığıdır. Genel Başkan sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasının bazı bölümlerini paylaşmayı, ülke ve millete hizmet yolunda bir görev sayıyorum:

Küresel güçler AKP ve PKK’yı kullanıyor

AKP-PKK ağız ağıza vermiş; yanlarına bölücülüğün HDP mangasını, akıl çivisi çıkmış 63 boş adam ve gafili alarak Türkiye’yi ameliyat masasına yatırmışlardır. Artık pazarlıkların esasına ilişkin konu başlıklarından başka gizli saklı hiçbir şey kalmamıştır. İnkârla vakit kaybetmeye, yeni şerefsizlik polemikleriyle rezil rüsva olmaya da gerek yoktur. Türk milletinin varlığı, dokunulmaz ve üzerinde tartışma yapılamayacak milli ve tarihi çıkarları tehdit altındadır. İhanet ve melanet AKP’yi boyunduruk altına almıştır. Bir eli kan, bir eli katran olan Türkiye karşıtı küresel cephe birbirine sarılan, birbirine tutunan ve Türk tarihindeki en çirkin ikili olan AKP ile ahretliği PKK’yı aynı anda kullanmaktadır.

PKK gücüne güç kattı

Recep Tayyip Erdoğan ve çevresi özetle; Terör bitiyor dediler; bırakınız bitmesini bilakis arttı, etkinlik alanını genişletti. Dağdan inişler olacak, silahlar gömülecek dediler; ne gezer, hepiniz gördünüz, PKK militan takviyesiyle gücüne güç kattı, cüretine cüret kazandırdı. Doğu ve Güneydoğu’dan çocuklar bölük bölük dağa kaldırıldı, şehirlerden dağlara militan sevkiyatı yapıldı, bunların hepsi baştan ayağa silahlandırıldı, kin ve nefret kampına alındı. Yine dediler ki, teröristler sınır dışına çıkıyor, sınır ötesine gidiyor; ancak, giden olmadığı gibi, kafileler halinde girişler, yurdumuzun değişik noktalarına çok yoğun mevzilenmeler yaşandı. PKK sınır dışına çıktı çıkıyor, gitti gidiyor derken, ne çıkanın, ne de gidenin olmadığını Hükümet uzun bir süre gizlemiş, milletimizi oyalamıştır. Biz o zamanlar milleti kandırmayın, millete yalan söylemeyin; PKK’lılar bir yere gitmez, çekilme falan da olmaz derken; Erdoğan ağız dolusu hakaretlerle bize sataşmış ve saldırmıştı. İşte bugün meselenin içyüzü bizzat Davutoğlu tarafından açıklanmış, üzerindeki sis perdesi aralanmıştır.

Bölücülüğün mütevelli heyeti

Hükümet ne zaman paratoner arasa, ne zaman mayınların üstüne gönderecek birilerine ihtiyaç duysa, ne zaman söylemek isteyip de yutkunduğu konular olsa 63 sözde akil hemen tedavüle sürülmekte, hemen işbaşı yapmaktadır. Acaba diyorum; bölücülüğün mütevelli heyeti olan bu lafın gelişi akiller, rüşvet ve yolsuzluk olayları patlak verdiğinde parlak akılları neredeydi? İmralı canisine özel bir muhabbet besleyen, PKK için ellerini taşın altına koyan bu akiller; hayatlarında bir kez olsun şehitler için gözyaşı dökmüş, bir kez olsun bayrak dalgalanınca göğüsleri kabarmış mıdır? Sayıları gittikçe azalan bu tip adamlar akıllıdır da, 77 milyon mu ahmak ve akılsızdır? Allah için söyleyiniz, milletimiz ne yapsın; hain bir değil ki bağlasın, felaket bir değil ki ağlasın. Bunlara tavsiyem; eğer çok akılları varsa kendilerine saklamalarıdır. Daha kazançlı kapı bulmaları için farklı çareler ve aşınmayı bekleyen eşikler vardır.

Bu ne menem çelişki?

Sayın Davutoğlu, açık söyle; süreç ihanetinin neresi millidir? PKK’yla pazarlık yaparak Türkiye’yi nasıl memnun edecek, prangaları nasıl sökeceksiniz? Bu ne menem bir çelişkidir ki, çözüm süreci kamu düzenin alternatifi değildir diyorsunuz; ama kamu düzenini yıkma, devlet otoritesini berhava etmek isteyenlerle yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmiyor. Sayın Davutoğlu, Kobani rumuzlu olayları çıkaranlarla şu an masadanız, biliyor musun? PKK’yla Kobani şiddeti esnasında bile pazarlık yapmanın, yandaşlarını sokağa ve isyana çağıran HDP’yle görüşmenin nasıl bir hıyanet olduğunu ya bilmiyor, ya da yattı balık yan gider diyorsunuz. Sayın Davutoğlu, çözüm sürecini sana yanlış anlatmışlar veya sen yanlış anlamışsın. Çözüm süreci Ferhat’ın Şirin’i katletme, Kerem’in Aslı’yı yok etme, Mecnu’nun Leyla’dan nefret etme sürecidir.

İmralı canisi terörist değil midir?

Türkiye’de müebbet hapis cezasına çarptırılmış hangi mahkum iki odalı, televizyonlu ve bahçeli bir yerde kalmaktadır? Cezaevi şartlarını dikkate aldığımızda, bu durumun villadan ne farkı olacaktır? Oldu olacak, İmralı canisine bir bahçıvan, bir aşçı, bir odacı tahsis edin de her şey tamam olsun. Canibaşı, AKP yardımıyla; İmralı’yı örgütünün karargâhı haline dönüştürmüştür. PYD’ye terör örgütü diyen, PKK’ya terör örgütü diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan; kan döken, can alan teröristlerle görüşen kendisinin ve AKP’nin terörün yedeğine düştüğünü ne zaman anlayacaktır? İmralı canisi terörist değil midir? Hükümet’in ne işi vardır adanın izbe odalarında? Kan akıtanlara özgürlük var diyerek sessiz kalınamaz, vatandaşlarımızın günlük hayatını zehir eden barbarlar ağırdan alınamaz. Bu itibarla makul şüpheli veya değil; kim suça niyetli ise, suça azmetmişse ve bunu da eyleme dökmüşse gereken yaptırımlar anında uygulanmalıdır.

Yapılması gereken

Bize göre amaç ne Kobani, ne Suriye, ne de Irak halklarının dirliği ve istikrarıdır. Amaç Kürdistan’dır, amaç petrolü tankerlerle, varillerle, boru hatlarıyla alıp götürmek, Ortadoğu haritasını küresel projelere göre tekrar ve kanla çizmektir. Bugün Kobani’ye yardım adıyla da yeni bir oyun oynanmaktadır. AKP, Esad’la uğraşmayı bırakmalı, sınırlarımızın hemen yanındaki gayri meşru, milli güvenliğimize yönelik yüksek risk ve tehditlere odaklanmalıdır. Kendi sınırlarımız içinde güvenli bölge kurmak gibi sakat bir öneri getiren Hükümet’in, süreç ihanetinden vazgeçip terör örgütleriyle aynı hizadan çıkması; milli bekamızı, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu koruyacak kalıcı strateji ve politikalar takip etmesi en büyük hedef olmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.