DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

İhanet Ve Teslimiyetle Türkiye’nin Sonu Hazırlanıyor

08.02.2013
76
A+
A-

İsmail Özdemir

Malum süreçte İmralı canisini muhatap alarak PKK’nın bitirileceğini iddia eden AKP iktidarı her açıdan Türkiye’nin geleceğini bu bebek katilinin ellerine emanet etmiştir!

Yıllardır yeni anayasa yapım fikriyle meydanlara çıkan, seçim döneminde bas bas bağıran AKP iktidarı bu dönemde yapılması için çalışmalar yürütülen yeni anayasa konusunda adres olarak meclisin yolunu değil, İmralı’nın yolunu tutmuş ve Türk Milleti’nin beklentilerini değil PKK’nın hedeflerini ve isteklerini yeni anayasa içerisine koymanın derdi ve telaşına düşmüştür.

Nitekim geldiğimiz noktada bebek katili ve terörist başının istekleri doğrultusunda AKP’nin yeni anayasaya; Türk kavramının yer almadığı, anadilde savunmadan sonra anadilde eğitiminde var olduğu ve özerk bölgelerin hayata geçirilmesine olanak sağlayan konuları yerleştirebilme ve yürürlülüğe sokabilme arayışına girmiştir. Durum öyle bir hal almıştır ki, bu taleplerle ilgili yalanlayıcı hiçbir açıklamada bulunmayarak AKP aslında konuların gerçekte de var olduğunu, suskunluğu ile teyit etmektedir.

Ancak AKP’nin İmralı canisi ile neyin anlaşmasına vardığını ısrarla toplumdan gizlemesine karşın PKK terör örgütü yöneticilerinden bu süreçte birçok açıklama yapılmış ve taleplerinin neler olduğu, AKP’den neleri hayata geçirmelerini istedikleri sırlanmıştır.

Böylesi bir açıklamayı son olarak PKK’nın yöneticilerinden Mustafa Karasu yapmıştır. PKK’nın Avrupa’da yayınlanan bir yayın organında çıkan yazısında aynen şu ifadelere yer vermiş ve PKK’nın AKP eliyle hayata geçirilmesini istedikleri konuları”Kürtlerin varlığını ve özgürlüğünü kabul etmeyen bir anayasa hiçbir biçimde yeni olmaz. Yeni anayasa olmasının tek koşulu budur. Anayasanın bir maddesinde mutlaka Kürtlerin ulusal varlığından söz etmek şarttır. Kuşkusuz bu da yetmez. Türkiye’de toplumların ya da bölgelerin kendi kendini yöneteceği bir demokratik sistem gerekir Buna demokratik özerklik denmektedir” ifadeleriyle beraber sıralayarak gözler önüne sermiştir. İşte başta başkanlık sistemi olmak üzere işine gelen birçok konuda “konuşulsun, tartışılsın” üslubuyla kamuoyunu yumuşatmayı akıllarınca rehber edinen AKP’nin, bu konuların kamuoyundan tepkiyle karşılanacağını bilmesi, PKK’nın taleplerini kabul etmekle teröristlerin istediği her şeye ulaşacaklarını Türk Milleti’nin fark edecek olması sebebiyle ısrarla sessiz kalmakta ve neyi kabul ettiğini, neyi görüştüğünü açıklayamamakta, ihanetini bir an önce meşrulaştırabilmek için ivedilikle yeni anayasanın meclisten çıkarılması tartışmasını başlatmaktadır.

Zaten bu telaşın halini de Başbakan Erdoğan’ın yeni anayasa ile ilgili gündemde olan çalışmaların Mart ayı sonuna kadar bitirilmemesi haline kendilerine başka bir yol çizeceklerini açıkladığı ifadelerinden anlamış bulunuyoruz.

AKP’nin böylesi bir aceleci tavrı şüphesiz ki dışarıdan gelen ve bölgemizle alakalı olan konularla doğrudan bağlantılı bir haldedir. Bugün Türkiye’de PKK’nın ve bebek katilinin muhatap alındığı ve taleplerinin karşılanarak Türk Milleti’nin adım adım çözüldüğü süreçle, Irak’da Barzani ile Maliki arasında yaşanan gerginliğin, Kerkük üzerindeki kanlı hesaplaşmaların, Türkmenler üzerinde uygulanan saldırı, sindirme ve yok etmeye yönelik girişimlerin, ayrıca Suriye’de PKK’nın kolu olan PYD’nin günden güne elinin güçlenmesinin doğrudan ilgi ve alakası vardır.

Daha da geniş bir ifadeyle bu saydığım bölgeleri içerisine alan gelişmeler yani Türkiye, Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki olan bitenler aynı paralellikte hareket eden ve aynı projeye hizmet eden çalışmaların ürünü olarak karşımızda durmaktadır.

Dolayısıyla açıkça ifade etmek gerekir ki AKP eliyle Türkiye içeriden çözülmeye çalışılırken, güney sınırımız boyunca ilerleyen hat ile de sözde Kürdistan’ın sınırları günden güne birileri tarafından belirginleştirilmeye çalışılmaktadır.

Yıllardır yazdığımız ve söylediğimiz gibi BOP’da sunulan haritalarda ve hedef olarak dillendirilen konularda ne varsa şuan olan bitenlerde bütün bunlar çerçevesinde yol almaktadır. Ortadoğu’da yaklaşık yüz yıldır kurulması planlanılan ve bunun için uğraşılan sözde Kürt devleti hedefine batı dünyası, Sevr Anlaşması’nın mimarları ve Şark Projesi’nin sahipleri ilk kez bu kadar yaklaşmış bulunmaktadır.

Analar ağlamasın, göz yaşları akmasın denilerek sözde terörün biteceğini vaat eden zihniyet ile PKK’ya istediği herşeyi verilerek Türkiye teslim edilmektedir. Sınırlarımızın yanı başında yer alan gelişmeler karşısında sergilenen yanlış ve ABD’nin BOP’na hizmet eden duruş sebebiyle Türk Milleti topyekun bir kuşatmanın içerisine alınmış durumdadır.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin geride bıraktığımız Salı günü gerçekleştirilen meclis grup toplantısında yapmış olduğu konuşmalarındaki “Çözülen terör değil, Türkiye Cumhuriyeti’dir. Çözülen ağır bölücülük sorunları değil, tarihi ve sosyolojik mevcudiyetimizdir.” sözleri yaşadıklarımızın en net özetini oluşturmaktadır.

Yüz yıl önce Osmanlı yıkılırken başarılamayan, tamamlanamayan, sekteye uğrayan ne varsa, bugün üzerine daha da fazlası konularak Batılılar tarafından hayata geçirilmek istenmektedir. O gün, son sözünü söylediğinde cihanı dize getiren Türk Milleti bugün hala son sözünü söylememiştir.

Milli uyanışın, milli direnişle buluştuğu yerde, ihanet projesi olan açılımın, Müslüman dünyasını bölmek ve parçalamak isteyen BOP’un ve İslam’ın içini boşaltmak isteyen dinler arası diyalogun karşısında tek başına duran MHP ve Türk Milliyetçileri ile Türk Milleti yeniden çaresizliği yenmeyi başaracaktır.

Tarih elbet ki bugündür! Yeter ki yaşanılanlardan ders alınsın ve tercihler doğru yönde yapılsın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.