DOLAR 5,8939
EURO 6,5574
ALTIN 281,6
BIST 94.390
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

“İhanet” Kavramı ve Yalçın Akdoğan’a Bir Cevap

26.07.2013
53
A+
A-

Doç.Dr.Ruhi ERSOY

Bilindiği gibi Doç.Dr.Yalçın Akdoğan Ankara Milletvekili, Başbakan’ın açılımdan sorumlu Başdanışmanı Yenişafak ve Star Gazetelerinde de malum konularda köşe yazarı. Yalçın Bey birkaç gün önce yine bir köşe yazısında MHP ve Lider Devlet Bahçeli’nin siyaseten kullandığı dili ve bu aralar sıklıkla sayın Bahçeli’nin AKP’nin açılım politikaları için “İhanet” kavramını kullandığını ama bu kavramın yersiz ve yanlış olduğunu vurgulayan bir yazı kaleme aldı.

Biz de sayın Akdoğana Bir hatırlatma yaparak Devlet Bahçeli’yi bu kavramı kullanmaya getiren süreci izah etmek isteriz.

Öncelikle ifade etmek gerekirse Sayın Devlet Bahçeli nezaket ve zerafet kurallarına en çok dikkat eden siyasi liderdir denebilir. Bahçeli’nin dilinde hiçbir siyasetçinin şahsını hedef alan kişilik özellikleri üzerinden onu eleştirip itibarsızlaştırma tarzında bir emare göremezsiniz.

Bir diğer vurgulanması gereken konu ise AKP’nin iktidar olduğu ilk yıllarda sayın Devlet Bahçeli’nin uzunca bir süre iktidarı eleştirmediğini görürsünüz. Hatta yapmış olduğu bir açıklamada da Milli İrade’ nin tercihi bu şekilde tecelli etmiştir, hükümetin uygulamalarını takip edip göreceğiz umarız ülkemiz için hayırlı işler yaparlar mealinde vurgular yapmıştır. Önce Ülkem ve Milletim sonra partim ve ben anlayışının siyasetteki neredeyse tek temsilcisi olarak Demokrasi’nin sağlıklı işleyişi ve Devletin bekası için yer yer AKP’nin işine gelecek duruşlar da sergilemiştir.

Zamanla pulları dökülüp gerçek yüzü ortaya çıkmaya başlayan AKP zihniyeti’nin özellikle Türk milleti ve Devleti’nin geleceğini tehdit eden politikalar uygulanmaya konuldukça MHP ve Sayın Bahçeli’in kullandığı siyasal dil uyarıya dönüşmüş. “Hükümetü uyarıyoruz” “aklınızı Başınıza alınız” ” “Bu yaptığınız bir akıl tutulmasıdır”” Bir an önce aklınızı başınıza alınız” “Ülkemizi ve milletimizi bir maceraya sürüklemeyiniz” “Şahsi menfaatleriniz Ülke çıkarlarının önünde olmasın” gibi ikaz ve hatırlatma diline dönüşmüştür. Ne zaman ki Açılım adı altında BOP eksenli bir proje hayata konulmaya başlandı işte ondan sonra kullanılan dilin dozunu Sayın Bahçeli arttırmaya başlamıştır.

Bilindiği gibi kavramlar düşüncenin kapları gibidir hangi kavramın hangi durumda kullanıldığı da bu açıdan önemlidir. Örneğin “gaflet” ve “dalalet” kavramları farkına varmadan içine düşülen olumsuzluklar için kullanılır ama bu durumda bilerek ve isteyerek uzun süre kalmak ihanete eş değer bir sonuç meydana getirir. Siyaseten Gaflet uykusundan uyandırmak için birilerinin çıkıp bu durum İhanettir demesi kadar doğal bir sonuç olamazdı. AKP’nin başta, açılım ve dış politikaları olmak üzere, her türlü iradesine tartışmasız olarak destek veren gökkuşağı koalisyonunun bile artık kendi içinde ayrıştığı görülmekte. Taraf’tan Emre Uslu’nun Zamandan Ekrem Dumanlı’nın Malum sürecin çıkmazlarıyla ilgili eleştirilerini hadi taktiksel kabul edip AKP’yi kendiyle işbirliğine zorlama olarak görelim Pekala AKP içinden çıkan sağduyulu bir ses Prof.Dr.İdri Bal’İn Başbakana sunduğu rapor ve sürecin tehlikeleri üzerine basın yoluyla yaptığı uyarılar da mı size bir şey izah etmiyor. Yalçın Akdoğan, Beşir Atalay, Hakan Fidan ve Başbakan dışında AKP içinde milli iradeyi temsil eden milletvekilleri dahi sürecin içini bilmediğini özel sohbetlerinde ifade edip endişelerini dillendiriyorlar.

Bütün bunlar olup biterken”1 Ağustos 2009″ tarihinden bu yana durduğu yer hiç değişmeyen tek parti MHP tek Lider de Devlet Bahçeli olmuştur. Bugün gelinen noktada Sözde açılımı Milli Birlik ve Kardeşlik projesine çeviren Ayrışma ve bölünmenin hızla devam etmesine zemin hazırlayan iklimi her alanda bir şekilde devam ettiren AKP politikalarının artık Türk Milleti nezdinde de çöktüğü açık bir biçimde ortadadır. Eğer bir biçimde MHP ve sayın Bahçeli’yi bu projeye dahil edebilselerdi acaba bugün ki durumda Türk Milleti’nin umudu ve çaresizliği ne durumda olurdu bir düşünelim.

Hiç uzağa gitmeyelim son birkaç aydır PKK’nın Türkiye üzerinde oluşturduğu iklime bakalım ve PKK’nın PYD adıyla Suriye’de astığı sözde Bayrak ve teşebbüs ettiği Devletleşmeyi düşünelim yeter ama biz yine de bazı hatırlatmalar yapacak olursak;

1- Son gelişmelerle ortaya çıkan en yalın gerçeklik “PKK artık devlet tarafından “terör örgütü” diye tanımlanıp yok edilmesi gereken bir illegal oluşum omaktan çıkmıştır.

2- PKK Devlete denk bir pozisyon elde etmiş bu durumunu da uluslar arası kabullendirme süreci konusunda da önemli mesafeler almıştır.

3- PKK Devlet yetkililerini kan emici örgütüyle görüşmek zorunda bırakmış yarınlarda bölgenin tek sahibi olacağından emin bir güç olarak kendisini ortaya koymuş ve bu durumun da bu şekilde algılanmasını başaran bir görüntü vermektedir.

4- PKK ‘nın Bu durumunun siyasal dille ifadesi de Gezi olayları sırasında Erdoğan’ın Öcalan’dan “terörist başı” diye bahsetmesi üzerine Selahattin Demirtaş tarafından ifade edilen şu sözlerde kendisini bulmuştur “Onunla görüşen sensin. O terörist ise sen ne olursun” PKK’nın meşrulaşma durumuna zemin hazırlayan AKP politikalarını tarihin kaydına düşürmüştür.

5- PKK’nın bir diğer büyük kazanımı, Güneydoğu Anadolu’da halkın çok büyük bir bölümüne yaşanan süreci PKK’nın devleti, TSK’yı yendiği algısını meydana getirmesi bu yolla artık kendi devletimizi kurma yoluna girdik anlayışının yaygınlaşmasını sağlamıştır.

6- Murat Karayılan, PKK Genel Başkanlığı ve Konseyinden bahsederken, “Bunu Devlet Sistemiyle kıyaslarsak eğer, Cumhurbaşkanlığına tekabül ediyor” demektedir. Remzi Kartal, “Kongra Gel yasama organı ise, KCK Yürütme Konseyi hükümettir” , demektedir.

7- Bebek katili Öcalan’ın bir mahkumdan siyasal bir lidere dönüştürülmesinin sonucu Time dergisinde kendisini göstermiş ve dergiye göre Öcalan dünyanın en etkin 100 lideri arasına girmiştir.

8- PKK etnik romantizmi Milli Kimlik seviyesine çıkartmak için bölgede önemli adımlar atmakta Güvenlik güçleri’nin gözü önünde resmi PKK’lı teröristler için anıt mezarlar yaptırmakatadır. Anıtlar sembollerdir ve hafıza oluşturma ve kimlik inşasında önemli işlevler üstlenir.

9- KCK yapılanmasıyla devlete eş güdümlü kendi kaymakamlarını atatıp Devletin Kaymakamlarına bizden habersiz iş yapmayacaksınız tehdidi savurabiliyorlar.

10- PKK devletleşme emaresinin sembolik göstergeleri olarak bölge halkından vergi topluyor onun diğer adı olan PYD ise Sınır kontrollerinde gümrük kurabiliyor.

11- PKK’nın taktik değiştirdiği vur kaç döneminin yerine kal hakim ol asayişi sağla biçimine evrildiği ve bunun göstergesi olarak da Bölgede asayiş uygulaması yapacak kadar cesaretlendiği görülmektedir.

12- BDP’li Hasip Kaplan’ınTürkiye’nin Üç tarafı sadece denizlerle çevrili değil Üç tarafı Kürdistan diyerek fiili duruma yaptığı vurgu ve gizli tehdit yenir yutulur bir biçimde değildir.

13- Barzani’nin Erbil’de Düzenlenen Kürt Konseyin’de Öcalana özgürlük çağrısı ve değişik sınırlar içindeki Kürt halklarının birliği vurgusu Basra Körfezinden İskenderun’a uzanan Büyük Kürdistan umudunun yeşerdiğini göstermektedir.

Sayın Yalçın Akdoğan PKK’nın devlet olma umudunun yeşermesine vesile olan bu maddelerin sayısı daha da arttırılabilir bu kadarının bile oluşturduğu fiili durum ortadayken Sayın Devlet Bahçeli’nin “İhanet içerisindesiniz” demesi neden bu kadar zorunuza gidiyor. Kabul edin bu işi beceremediniz belki iyi niyetliydiniz ama unutmayın ki Devlet hayatında duyguların ve iyi niyet temennilerinin yeri yoktur. Ülkeyi daha büyük maceralara sürüklemeden ya bu işi dondurun ve vaz geçin ya da Millet iradesini adres olarak gösterin diyen Devlet Bahçeli ‘nin tavsiyelerini dikkate alın . Siz aynı zamanda akademik bir titre sahipsiniz size tavsiyem odur ki özellikle 1 Ağustos 2009 tarihinden bu yana sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmalarını ve kapsamlı basın açıklamalarını ideolojinizden ve duygularınızdan arınarak derli toplu bir biçimde okuyun inanın çok istifade edeceksiniz ve belki de Yüce Türk Milletinden özür dileyeceksinizdir. Devlet Bahçeli Bey’in tespit ve tavsiyelerini içeren Söz konusu kaynaklara erişim sorunu yaşarsanız size yollayabiliriz. Böylece AKP’nin MHP için nasıl fitne üretiriz hangi mitingde kime üç hilal açtırırız tarzında politik ayak oyunları oynayan imajına da daha düzeyli bir seviye getirmiş olursunuz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.