DOLAR 5,8843
EURO 6,5171
ALTIN 281,8
BIST 94.137
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

İhanet güruhu memnun

27.07.2013
76
A+
A-

Orhan Karataş

Akıl ve ruh sağlığı yerinde olan herkes, çözüm dedikleri şeyin aslında PKK’yla ortaklık kurup ülkeyi lime lime etmek olduğunu anlamış ve kabul etmiştir. Zaten kendileri de aleni biçimde itiraf ediyorlar. Dünkü yazımıza konu olan Bülent Arınç’ın söyledikleri bunun en son örneğidir. MHP lideri sayın Bahçeli’nin dediği gibi, AKP döneminde yaşanan hiçbir şey tesadüf değildir. Dolayısı ile bölücü ihanetin bugün bu kadar azmış hale gelmesi de planlı biçimde sağlanmıştır.

AKP’yle her şey tersine döndü

Dünyanın her yerinde teröre karşı ivedilikle ve kararlılıkla mücadele yapılır. ABD’nin onbinlerce kilometreden gelip Irak’ı kan gölüne çevirmesinin gerekçesi terörle mücadeleydi. Afganistan yine “terörle mücadele” denilerek işgal edildi. Hiç kimse de, bunun aksini söylemedi, söyleyemedi. Nitekim, AKP öncesinde Türkiye’de terörle mücadeleyi adam gibi yaptı ve sonuç aldı. Bugün AKP’nin itibarlı hale getirip her türlü konforunu sağladığı bebek katili, bu kararlılık sayesinde dağdan inmek zorunda kaldı. Fazla kaçamadan yakalandı ve çürüyüp yok olması için İmralı’ya tıkıldı. Kan durdu ve ülkeye huzur geldi. AKP ile birlikte bu süreç tersine döndü. Önce terörü azdırdılar, sonra da teslim oldular. Terörle mücadele bir hükümet ve devlet politikası olarak değil de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin azmiyle yürüdü. Çok geçmeden onun da formülünü buldular. Varlığımızın güvencesi olan bu kurumun yıpratılması, yorulması ve caydırılması için yoğun bir çaba gösterildi. Ömrünü terörle mücadelede tüketmiş komutanlar, terör örgütü kurmak gibi trajikomik bahanelerle içeri atıldı.

TSK sonuç aldı, AKP teslim oldu

Bütün olumsuzluklara rağmen Türk askeri, asli görevini yerine getirmekten geri durmadı. Ancak, AKP’nin Habur rezillikleri, Oslo ve İmralı müzakereleri hain güruhunun cesaretini arttırdı ve iyice azdırdı. Bunun sonucunda iştahları o kadar kabardı ki, 2012 yılını sonuç alma dönemi olarak ilan ettiler. Kalkışma yapacak, bölgede kurtarılmış bölgeler oluşturacak ve ülkenin bir bölümünü silah zoruyla ele geçireceklerdi. AKP’nin varlığı onlar için bir ganimetti ve bu fırsat kaçırılmamalıydı. Dağdaki katiller başta olmak üzere, bütün yandaşlarını buna inandırdılar. Ancak, kahraman güvenlik güçleri canlarını siper ederek buna izin vermedi. Bütün oyunları, bütün planları bozduğu gibi, bölücü örgüte ağır kayıplar verdirdi. Eli silahlı katilleri kıpırdayamaz hale getirdi. İnlerinde vurdu, sığındıkları yeri dar etti. Askerin bu kararlılığı karşısında bölücü örgüt eridikçe eridi. Moral olarak çöktü. Kendi içinde isyanlar başladığı, bölünmeler olduğu, dağa çıkaracak kimse bulamadıkları kendi itiraflarıyla ortaya çıktı. Kış aylarıyla birlikte durumları daha da zorlaştı. Saklanacakları yerler hedef olduğu için çaresiz kaldılar. Çaresizlik çözülmeyi beraberinde getirdi. Bu gelişmeler karşısında yıllardır PKK’nın baskısı ve tehdidi altında kalan bölge insanına da rahat bir nefes alma imkanı buldu. PKK ile aralarına mesafe koymaya başladılar. Yapılması gereken bu süreci kararlılıkla devam ettirmek ve artık neredeyse can çekişme noktasına gelen PKK’yı olduğu gibi teslim almaktı. AKP’nin bazı gönüllü sözcüleri bile bunu söylediler ve yazdılar. Kış aylarında kararlı biçimde mücadele verilmesi ve bu katillerin inlerinde rahat etmelerinin önüne geçilmesi durumunda, bahar aylarında dağlarda PKK’nın yeniden hayat alanı bulamayacağını örgütten kaçanlar net şekilde itiraf ettiler.

BOP’lu hedefler

İşte tam bu süreçte AKP bir defa daha PKK’nın imdadına yetişti. PKK’nın bitmesi AKP’nin varlık sebebine uygun değildir. AKP’yi iktidara taşıyan ve iktidarda tutanların BOP’lu hedeflerine ulaşabilmeleri için PKK’nın varlığının ve katliamlarının devam etmesi gerekiyor. Bunu İmralı canisi BDP milletvekilleriyle yaptığı görüşmede açıkça itiraf etmiştir. AKP’de bunu yaptı. Bir taraftan “sınır dışına çıkın. Operasyon yapılmayacak” teminatları verdi ve “müzakere, barış, çözüm” diyerek, can çekişen PKK’ya yeni hayat alını açıldı. Diğer taraftan masa başında ne istedikleri soruldu ve tamamının yerine getirilmesi için takvim yapılıp sözler verildi. İmralı bir siyasi parti konumuna getirilerek, orada yatan bebek katilinin her türlü konforu sağlandı. Bugün oradan örgüt yönetiyor, ülkenin gündemini belirliyor ve AKP’ye talimatlar yağdırıyor.

Türk milleti ne diyor?

Şu işe bakın ki, PKK’nın bitmeye ve vazgeçmeye en yakın olduğu dönem, AKP sayesinde en iyi sonucu aldığı dönem oluyor. Yıllardır kan dökerek yapamadıklarını, AKP’den fazlasıyla koparmışlardır. Ülkenin belli bir bölgesinde fiili olarak hakimiyet kurmuş, sözde asayiş birimleri oluşturmuş, vergi toplamaya başlamışlardır. Ordu kurma hazırlıkları yaptıklarını içimiz sızlayarak öğreniyoruz. İhanet sadece Türkiye ile sınırlı kalmamış, AKP’nin onayı ve yardımıyla Irak’dan sonra Suriye’de de kontrolü sağlamış ve böylece büyük Kürdistan hayallerinde rüyalarında göremeyecekleri mesafeler kat etmişlerdir. Bu durum doğal olarak bu ülkeyle, bu milletle meselesi olanlar için bayram havası oluşturuyor. BOP’un sahibi Obama memnun. Büyük Kürdistan hayaline bir adım daha yaklaşan Barzani memnun. İmralı’daki bebek katili memnun. Dağdaki elebaşılar memnun. AKP’den yeni teslimatlar bekleyen ve artık sıranın kendine geleceğini hesaplayan Ermenistan memnun. Akdeniz’de daha rahat yayılma imkanı bulan İsrail memnun. Bu kadar memnuniyetin içinde Türk milletinin ne dediğinin, Türkiye Cumhuriyeti’ni hangi akıbeti beklediğinin ne önemi var!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.