DOLAR 5,7255
EURO 6,3463
ALTIN 276,8
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Hocalı’da Türklere ‘Soykırım’ ve Ankara’dan Sarkisyan’a Kutlama!

26.02.2013
55
A+
A-

Prof. Dr. CELALETTİN YAVUZ

26 Şubat’ta 21. yılı geride kalacak, soykırım gibi “Hocalı Katliamı”nın üzüntü ve öfkesi henüz tazeliğini korurken, bu katliamın komutanı Sarkisyan yeniden Ermenistan Cumhurbaşkanı seçildi ve Cumhurbaşkanı Gül de makamdaşını kutladı! Herhalde Azerbaycan Türk’ü olsanız buna sessiz kalamazdınız! Ekim 2009’da Ermenistan’la sınır kapılarının açılması için protokollerin imzalanması da daha dün gibi hafızalardadır. Protokoller imzalandığında Dağlık Karabağ meselesinde, yıllardır ihtimamla beslenen milli politikadan taviz verilmekte olduğu endişesi yaşandı.

1989’da Sovyet Senatosu, Dağlık Karabağ’ı Ermenistan’a vermek isteyince kriz duyuldu. Dönemin Cumhurbaşkanı Özal Sovyetlerde iken, “Mezhep farklılıkları sebebiyle Azerbaycan Türkleri, Türkiye’den daha çok İran’a yakın” demişti. Bu ifade hem Türkiye’de, hem de Azerbaycan Türk Cemiyetlerinde de tepki buldu.

Dönemin Başbakanı Akbulut da Sovyetlerin İçişlerine karışılmayacağını, ancak katliamların da onaylanamayacağını bildirmişti. Aynı tarihlerde DYP Genel Başkanı Demirel, “Türkiye’nin sessiz kalamayacağını!” ifadeyle hükümeti eleştirmişti.

Ancak Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de, Sovyetlerdeki büyük değişmeler yaşanırken bile 18 Aralık 1991’e kadar Dağlık Karabağ meselesini bir Sovyet iç meselesi gibi değerlendirmişti.

Bağımsızlık sonrası Azerbaycan, Şubat 1992 sonlarında Dağlık Karabağ’da Hocalı katliamı, Mayıs başında Şuşa’nın düşmesi, Laçin koridorunun açılması felaketini yaşadı.

Bunların en fecisi Hocalı vahşeti şöyle özetlenmektedir: “936 kilometrekarelik alana sahip ve 2.605 aileden ibaret, 11.356 kişinin yaşadığı Hocalı kasabası 26 Şubat 1992 tarihinde yüzyılın en acımasız soykırımına maruz kalmış ve kasaba tamamıyla yok edilmiştir. Hocalı bu katliamın yaşandığı sırada Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin koruması altında değildi ve tamamen savunmasız bir durumdaydı.
Hocalı da dağınık halde elinde hafif silahlar bulunan 150 kişi bulunmaktaydı. Azerbaycan silahlı kuvvetleri Hocalı halkına yardım edemedi, hatta uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün olmadı.

Ermenistan Silahlı Kuvvetleri köyü üç yönden kuşatmış, helikopter ve ağır silahların yardımı ile önce köyü bombalamış ve ardından da köye girerek sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmi rakamlara göre 613 kişiyi katletmişlerdir. Katledilenlerin 83’ü çocuk, 106’sı da çoğu yaşlı olan kadınlardı. Normalde en şiddetli savaşlarda dahi savaş dışında tutulan, dokunulmayan bu kesime Ermeniler yaşlı, kadın ve çocuk demeden acımasız işkenceler yaparak katletmiştir.

Bu katliamdan toplam 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulmuştur. 1.275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür.

Aynı vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır. Ermeniler bu köyü işgal ederek bütün bölge halkına bir mesaj vermek istemekteydiler. Nitekim Azerbaycan Türkleri için ağır bir mesaj vermiş oldular. Hocalı işgal edilerek ve neredeyse tamamen yok edilerek bölgedeki çözülme hızlandırılmış oldu…”

2009’da Türkiye-Ermenistan protokollerinin imzalanmasından sonra o dönemde şu fark edilmişti: Türkiye’deki Azerbaycan sevgisine karşılık güçlü bir “Ermeni lobisi, Rus lobisi vb.” bulunduğu, Azerbaycan’da da önemli bir “Türkiye sevdası” bulunduğu halde bir “Türk lobisi”nin yoksundu.

Son Söz: Yeni “Hocalı” olaylarıyla kırılmamak, soykırım ve adaletsizlikle karşılaşmamak için asgari müştereklerde birleşmeli, Türk devletleri kültür yanında ekonomik ve siyasi açıdan daha çok birbirlerine yaklaşmalıdır. Hocalı şehitlerine rahmet ve mülteci durumundaki Dağlık Karabağ’lı Türklere de topraklarına geri dönmelerini dileriz!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.