DOLAR 5,7745
EURO 6,4419
ALTIN 277,1
BIST 98.532
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Hesapsız Ve Cezasız Aklanma Olmaz

07.03.2014
92
A+
A-

İsmail Özdemir

Bir başbakan düşünün hırsızlığı ortaya çıkmış… Birkaç sene öncesine kadar yabancı bir ülkenin başkanının yanında “maaşımla geçinemiyorum” derken, bugün kaynağını açıklayamadığı ve anca kamyonlarla taşınabilen milyarlarca doları olmuş, bunları da kendi evine zor istiflemiş.

Bir başbakan düşünün rüşvetçiliği ortaya çıkmış… İranlı 29 yaşındaki bir çocuk, kendisi ve oğlu dahil kabinesinin bakanlarını rüşvetle avucunun içine almasına, istediği şeyi, istediği vakit “O…punun ve memurun parasını önce vereceksin” anlayışıyla yaptırmasına, paralel devletin alasını kurmasına yol vermiş.

Bir başbakan düşünün haramiliği ve haraççılığı ortaya çıkmış… İş adamlarına verilen kamu ihalelerinden kendisine milyon dolarları bulan yüzdelik pay alıyor, istediğini vermeyene “nasıl olsa kucağımıza düşecek” diyor.

Bir başbakan düşünün sansürcülüğü ortaya çıkmış… Doğruları milletle paylaşan, devletin sağlık bir şekilde işleyişinin devam etmesi gerektiğini söyleyip, bu ulvi duruşu koruyup kollayan muhalefet liderinin ve partisinin açıklamalarını, haberlerini gazeteleri ve televizyonları arayıp “Alo Fatih” çığırtkanlığıyla kaldırtıyor.

Bir başbakan düşünün yargıya bırakın müdahalede bulunmayı, adeta ırzına geçtiği ortaya çıkmış… İş adamlarının davalarını doğrudan takip ediyor ve kendi Adalet Bakanı’na yargının değil “kendi istedikleri kararın çıkması için” talimat veriyor.

Bir başbakan düşünün ayrımcılığı ortaya çıkmış… Kamu personelini, üstelik millet adına, milletin vicdanı adına adaletin yerini bulması için görevli olan hakimi “alevi olduğu için” fişliyor, dışlıyor ve böylelikle de ayrımcılığın alasını yapıyor. Kim bilir bu zihniyeti ile daha başka neler yaptı, nerelerde kimlerin hakkını gasp etti, kimlerin önünü kesti.

Bir başbakan düşünün ihaleye fesat karıştırdığı ortaya çıkmış… Diğer meseleler hadi bir yana, ülke güvenliğini etkileyen en önemli konuda “ihaleye bile girmeyen, başvuruda dahi bulunmayan” kendisine yakın bir işadamına, savunma sanayinin en önemli ve bütçeli ihalesini verebilmek adına ne kadar usulsüzlük, haksızlık varsa yapıyor.

Şimdi tüm bunları yapan, sabıkası bu derece kabarık olan bir başbakan yaptığı tüm pisliklerin, rezaletin, yüz karası suçların, hırsızlığının, ahlaksızlığının sandıkta aklanacağını söylüyor öyle mi?

Sandık, milleti temsil etme yetkisinin, hakkının ve hukukunun kimler tarafından korunacağının belirlediği yerdir. Milletin hakkının çalınıp, çırpılıp, malına kast etme yetkisinin alındığı yer değildir!

Hani bu arkadaşlar çok dindarlar (!) ya, madem öyle ilahi adaleti bir kez daha hatırlatalım. Şayet Müslüman iseniz, yaptıklarınız bedelini ödeyip, üzerinizde bulunan kul haklarını teslim edip, cezanızı CEHENNEMDE çektikten sonra, Yüce Allah müsade ederse Hayat Irmağı’na atılıp tüm kirlerinizden arınırsız.

Yani önce adalet yerini bulacak, yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz, sonra vicdanlar kabul görürse aklandık diyebilirsiniz.

Günah işleme özgürlüğünüz elbet ki var! Ama unutmayın, işlenen her günah için ödeyeceğiniz bir bedel ve çekeceğiniz bir ceza da mutlaka var! Ve şimdi bu bedeli ödemeden, cezanızı çekmeden “hiçbir gücün sizi aklayamayacağını da” bilmelisiniz!

İlahi adaletin en temel ölçüsü budur!

Cenabı Allah “huzuruma kul hakkı ile gelmeyin” buyururken, sizi hali hazırda ne sandık aklar nede başka birşey, unutmayın! İster başbakan olun isterseniz sultan yada hükümdar, bu ilahi kanun değişmez, değiştiremezsiniz.

Dünyalık menfaatler uğruna rezilliğinize kılıf örmek üzere aşağılık fetvalar veren şarlatanların da bu anlamda sizler için yapabileceği hiç birşey yoktur!

Gelelim beşeri adalete… Şimdi istediğiniz kadar didinseniz de, çırpınsanız da, kaçmaya fırsat arasanız da size fayda etmeyecek. Sandıkta gömülecek, hezimet yaşayacak ve mutlaka adaletin karşısına çıkıp hesap vereceksiniz.

Millet ne mal olduğunuzu, rezilliklerinizi, kepazeliklerinizi çok açık bir şekilde gördü. Bu saatten sonra sizin için en hayırlı olanı oturup düşünmek ve vakit kaybetmeden savunmanızı hazırlamak olmalıdır. Tabi derdiniz “aklanmak” ise…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.