DOLAR 5,7315
EURO 6,3524
ALTIN 271,4
BIST 106.846
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Hesap İçinde Hesap

06.05.2014
65
A+
A-

İktidar mensupları da artık kabul ve itiraf ediyor ki, Türkiye çok zor ve sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Sayın başbakanın paralel yapı tekerlemeleri 12 yıldır ülkenin ne hallere düşürüldüğünün bir itirafı olmaktan ileri gitmediği gibi, birçok bakanın ekonomiden dış politikaya, terörden yargıya kadar söyledikleri de ibret vericidir.

Bebek katili parmağında oynatıyor

Hiç kimse bir şey söylemese de, her vatandaş zaten bizzat neler olup bittiğini kendi günlük yaşantısında görüyor. Ülke çok ciddi ve yakın bir bölücülük tehdidi altındadır. İmralı’daki bebek katili iktidarı parmağında oynatmakta ve kan dökerek elde edemediği her şeyi, fazlasıyla masa başında AKP’den almaktadır. Ülkenin bir bölümünde görev yapan komutanlar, vali ve emniyet müdürleri feryat etmektedirler ve kontrolün tamamen bölücü hainlere geçtiğini söylemektedirler. Tarihin gördüğü en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ortalığa saçılmıştır. Bunların hiçbirinde bağımsız ve tarafsız yargı önünde aklanma olmadığı gibi, bizzat muhataplarının açıklamaları iddiaların tamamının doğru olduğunu ortaya koyuyor. Yolsuzluğun, hırsızlığın her yeri sardığını ve sıradanlaştığını, yargının görevini yapamadığını bütün dünya ibretle izliyor ve endişelerini dile getiriyor.

Dibe vurduk

Yargı ağır bir baskı altına alınarak iktidarın arka bahçesine dönüştürülmüştür. Anayasa Mahkemesi Başkanı bu durumdan duyduğu rahatsızlığı, Meclis Başkanı ve başbakanın gözlerinin içine bakarak yüksek sesle dillendirmiştir. Medyanın hali içler acısıdır. İktidar yanaşmalarının oluşturduğu havuzun ele geçirdiği bir medyanın dürüst, ilkeli ve varlık sebebine uygun bir tavır almasını beklemek, güneşin akşamdan doğmasını beklemekten farksızdır. Bunun sonucudur ki, dünyada basın özgürlüğü bulunmayan ülkeler kategorisine geriledik ve el-aleme alay konusu olduk. Dış politikada ayrı bir vahamettir. Kelimenin tam anlamıyla dibe vurmuş, içe kapanmış ve yalnızlaşmış durumdayız. Ortadoğu ülkeleri kadar dahi itibar ve saygınlık görmüyoruz. Ekonomi deseniz, açıklanan son enflasyon rakamları da gösterdi ki, her şey pamuk ipliğine bağlıdır. Vatandaşın borcu da, devletin borcu da gırtlağa dayanmıştır. Yarın ne olacağını, AKP ekonomisinin temeli olan borsa, döviz ve faizin nasıl seyredeceğini kimse kestiremiyor.

Kendi dertleriyle meşguller

Her biri diğerinden daha ağır, daha yakıcı olan bu listeyi çok daha uzatmak mümkündür. İstisnasız hiçbir alanda ümit veren, ileriye daha güvenle bakmaması sağlayan zerre kadar bir ışık görünmemektedir. Bütün bunların müsebbibi olan AKP her şeyi bir kenara bırakmıştır. Tamamen özel hesaplarıyla meşguldür ve kendi geleceğinin derdine düşmüş durumdadır. Bir taraftan devlet gücünü kullanıp yargıyı, meclisi, medyayı baskı altına alarak, içinde çırpındığı yolsuzluk ve rüşvet iddialarının üzerini örtmeye; bir taraftan Cumhurbaşkanlığı koltuğunu bir ganimet görüp sağlama almaya; diğer taraftan iktidarın varlığını ve devamını sağlayacak özel planlar yapıp hayata geçirmeye uğraşmaktadır. Ülkenin bu kadar ağır ve derin meselesi varken, AKP’nin gündeminde sadece bunların olduğunu ibretle ve hayretle izliyoruz. Daha az oyla daha çok milletvekili nasıl çıkarabilirim arayışına dayalı seçim sistemleriyle oynamak; bir menfaat ortaklığından ileri gidemeyen partinin, iç dengelerini koruyabilmek için 3 dönem kuralını gözden geçirmek ve başbakanın Cumhurbaşkanı adayı olması durumunda kimin partinin başına geçeceğiyle ilgili toto oynamak, AKP’nin tek ve en büyük meselesi haline gelmiştir.

Özel hesaplar

Dar bölge sistemi tartışmalarının ne kadar yersiz ve tehlikeli olduğunu daha önce bu köşede değerlendirmiştik. Parası, gücü, imkanı olanın öne çıkacağı bir sistemin nasıl büyük bir tehlike arz ettiğini aklı başında olan herkes görüp söyledi. Nitekim, AKP’nin de dönüp dolaşıp geldiği yer bizim tespitlerimize katılmak oldu. Bu arayıştan vazgeçmelerinin asıl sebebi sistemin ülkede yeni bölünmelere, yeni ayrışmalara yol açacak olması değil, ava giderken avlanma korkusudur. 30 Mart seçimleri esas alınarak yaptıkları araştırmalarda bu sistemle birlikte tek başlarına iktidar olmalarının imkansız olduğunu gördükleri gibi, bölücü siyasetin ne kadar tehlikeli noktalara gidebileceğini anladılar. Sonuçta yapacakları bu düzenlemenin kendi ayaklarına dolanacağını gördüler ve geri çekildiler.

3 dönem restleşmesi

3 dönem kurulanı devam ettirme kararı, ayrı bir tiyatrodur. Duruma göre vaziyet almanın ibret veren bir sürümünü izledik. Bu kararı almalarında sözlerinde durma gereğinden çok, özel menfaatlerin, derin hesapların etkili olduğunu görüyoruz. Erdoğan’ın çok azda olsa köşke çıkma ihtimali durumunda partiyi elde tutabilmesi ve Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Ali Babacan, Binali Yıldırım, Mehmet Ali Şahin ve Beşir Atalay gibi her an sorun çıkarabilecek isimlerden kurtulması gerekiyordu. Bunların yerine, milletvekili olabilmek uğruna her şeyi feda edebilecek, doğrudan Erdoğan’a bağlı kurşun askerleri partiye yerleştirebilmesi için 3 dönem kuralı büyük ve bulunmaz bir fırsat oluşturmuştur. 3 döneme takılanların kuralı değiştirmek için yaptıkları bütün baskı ve planlarına rağmen, bu fırsat kaçırılmamıştır. Ancak, yine evdeki hesabı çarşıya uyduramayacakları anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün nasıl bir pozisyon alacağı ve bu duruma ne diyeceği bir soru işaretidir. Şimdilik, bu kuralın da dönüp ayaklarına dönme ihtimalinin çok yüksek olduğunu söylemekle yetinelim.

AKP’nin gündemini bunlar oluşturuyor. Bu gündemde milletin dertlerine, ülkenin içinde bulunduğu büyük sıkıntılara çare olabilecek zerre bir şey gören varsa, beri gelsin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.