DOLAR 5,6541
EURO 6,3405
ALTIN 259,1
BIST 101.849
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Parçalı Bulutlu

HERKESTEN MHP İL BAŞKANI OLMAZ…

09.07.2019
3.554
A+
A-

Yazıma; Gazeteci Yazar Yıldıray Çiçek’in anlam ifade eden şu sözlerle başlamak istiyorum: “Kavgada yoklar… Mücadelede yoklar… Paylaşımda yoklar… Çilede yoklar…
Sıkıntıda yoklar… Dertte yoklar… Ama MHP’de bir sıfat taşımak oldu mu hep varlar…
Kutsanmış adamlar adeta… Kimseyle kötü değiller, o yüzden düşmanları da yok.
Gelene ağam, gidene paşam hayatları…

Yazar Yıldıray Çiçek’in bu ifadesini ciddi manada kabul ediyoruz, haklı buluyoruz ve yürekten alkışlıyoruz. Bu tip kişiler tüm Teşkilatlarımızda olduğu gibi Edirne Teşkilatlarımızda da mevcuttur. Bunları; belde, İlçe ve İl Teşkilatlarından temizlenmelidir. Çünkü bu kişilerden cidi manada sıkıntı yaşanmaktadır…

24 Haziran ve 31 Mart’da yapılan seçimlerde MHP Edirne’de hüsran yaşadı, sıkıntı yaşadı, üzüntü yaşadı, ızdırap yaşadı, çile yaşadı… Söz konusu, her iki seçimde aldığı oy yüzdesi %5 küsür.. Aldığı oy toplamı 13 bin küsür… MHP Edirne’de ilk defa bu iki seçimde kötü sonuş almıştır… Edirne MHP ve Ülkücü camia çok büyük üzüntü yaşamıştır…

Siz sanıyorsunuz ki başkalarına suç yükleyerek vicdanınız temizlenir. Öyle bir dünya varsa hep beraber gidelim.

Önce kendi kusurlarınızı görün.. Sonra ne halt yiyorsanız yiyin. Eğer vicdan körlenmişse sizden ne köy olur ne kasaba olur.

Bir İl Başkanı; vicdanının sesini duymalı, olaylara objektif olarak bakmalı, subjektif olarak değerlendirmelidir…

Bir İl Başkanı; tavşana kaç tazıya tut düşüncesinde olmamalı, herkese mavi boncuk dağıtmamalı, herkese yalandan şiirin gözükmemelidir…

Bir İl Başkanı; hakka-hukuka riayet etmelidir, emeğe saygı göstermelidir, edepli-terbiyeli olmalıdır, bu davaya yapılan hizmetin ağırlığını bilmelidir, bir damla teri olmayanlarla sürekli dans yapmamlıdır…

Bir İl Başkanı; MHP İl binasına sürekli gitmelidir, yönetimine sahip çıkmalıdır, tek başına oraya-buraya gitmemeli, fitne çıkaranlarla, dedi-kodu yapanlarla, iftira atanlarla asla yan-yana gelmemelidir…

Bir İl Başkanı; çalışmalı, çitayı yükseltmeli, ivme kazandırmalı, başarılı olmak için var gücü ile mücadele etmelidir… Sosyal medyada fotoğraf paylaşmakla çalışma olmaz olmaz olmaz! Yalandan iyi görünmek ile kimseyi kandıramazsınız…

Bir İl Başkanı, Davasını, Partisini, Genel Merkezini, Bilge Liderimizi Aslanlar gibi savunmalı ve sahip çıkmalıdır…

 

Bir İl Başka’nın; özü bir-sözü bir, eğilmeyen bükülmeyen dik duran olmalıdır… Bu davaya ömrünü vermiş olanların hakkını gasp edip, hakkı olmayanlara veren olmamalı. Çünkü siyasette iki yüzlülüğe asla yer yoktur. Siyasetçide arlanma-utanma olmalıdır…

Lafa gelince üç günlük dünya dediler… Sonra! En sevdiklerini üç kuruşa değiştirdiler… Lafa gelince Yaratılanı-Yaratan’dan dolayı çok sevdik dediler… Sonrada, ALLAH yarattı demediler bu davaya canı pahasına hizmet edenlere dünyayı dar ettiler… Hep suçu başkalarında aradılar ve çok kalp kırıldılar çok…

Kendini samimi gibi gösteren sahte insanlardan, bilgiçlik taslayan cahil insanlardan, tevazu kılığında dolaşip benlik duygusu olan insanlardan, hatayı kendi nefsinde değil hep başkalarında arayan kibirli insanlardan MHP İl Başkanı olmaz…

Hz. Ömer uyarıyor; İnsanların en kötüsü, Ahiretini dünyası için satandır. Daha da kötüsü ahiretini başkalarının dünyası için satandır…

Siyaset korkakların değil, mert, asil, erdemli, yiğit ve adam gibi adamların işidir. Siyaset kendi menfaati için kimsenin önünde eğilmeyen, bükülmeyen, dik duranların işidir.

Cemal Süreya’nın da ifade ettiği gibi; Küskünlüğüm hayata değil, içindeki beş para etmez insanlara. Bıkkınlığım ise, onların yüzüne bakmak zorunda kalmam aslında.

İnsan ancak dostları kadar büyür, dostları kadar gelişir. İnsanın çapı, dostlarının çapı kadardır.

Charles Bukowski’nin ifadesiyle; Eğer bazı insanlara bir şans daha veriyorsan, kendini bir daha kandırmayı göze alıyorsun demektir.

Kişinin kalitesini, dostları belirler. Kim olduğunu bilmek isterse, kimselerle dost olduğuna bakmalı insan.

Merhum Galip Erdem ne güzel söylemiş; Bir kere dönen, ilerde tekrar dönebilir; döneklere dikkatli davranın..

Bir insanla dost olmak, geleceğinizi o insana emanet etmektedir. Dostlarımızın, boyasıyla boyanır, ahlakı ile ahlaklanırız.

Hz. Mevlana’nın ifadesine bakın; İnsanı inciten kişinin, Allah’ı incittiğinden haberi yoktur. O bilmiyor ki bu küpün suyu, Hak ırmağının suyu ile birleşmiştir.

Siyaset korkakların işi değildir, olmamalıdır. Kiminle kim ne iş tutuyorsa veya hesap yapıyorsa bu bilinir. Hele ki MHP’den bu kaçmaz.

Necip Fazıl diyor ki; Hayatta üç çeşit insandan korkacaksın: Dağdan inme, dinden dönme, sonradan görme.

Hak etmediğin bir muamele gördüğünde unutma… O kişi senin değerini ve
sana yaptığını anlamadan ölmez… Çünkü Allah, el-Hakem’dir…

Çıkar ittifakları sabah kurulur akşam bozulur. Tekrar kurulur yeniden bozulur. Karanlık süreç gelgitlerle devam eder. Sonuç da; bir ağızdan hepimiz kardeşiz türküsünü söylerler, söylerler ama kimseyi inandıramazlar… Çünkü hepisi kardeş değil kalleştirler…

Biz ağzımızla konuşur, beynimizle düşünür, aklımızla kavrar, sevgimizle kucaklar, gönlümüzle coşar, yüreğimizle inanırız. İnandığımızı söyler, sonu ölüm de olsa dönmeyiz.

Onun için diyorum ki, herkesten MHP İl Başkanı olmaz, herkesten yönetici olmaz!… Yöneticiliğin mektebi-medresesi yoktur, yöneticilik Allah vergisidir.
Yazımı; Bilge Lider Devlet Bahçeli’nin şu sözleri ile bitiriyorum: “Dava arkadaşlığı orumluluk gerektirir, vefa gerektirir, fedakârlık gerektirir, hepsini geçtik sabır ve iyi niyetli olmayı gerektirir. Dava arkadaşlarının Birbirine saygılı, müşfik, muhabbet dolu olması kaçınılmaz bir görevdir. Asılsız İsnat, itham ve iftira davaya sığmaz!”

ZAKİR TERCAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.