HAYAT PAHALILIĞI

HAYAT PAHALILIĞI
08.08.2021
A+
A-

Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklandı.

Buna göre tüketici fiyatları temmuz ayında %1,8 artarken yıllık olarak %18,95’e ulaştı.

Bu verilere göre 2003 Temmuzundan bu yana tüketici fiyatlarındaki artış en yüksek seviyesine ulaşmış oldu.

İşçi, memur, emekli, küçük esnaf gibi toplumun alt ve orta gelir gruplarının harcamalarının büyük kısmını oluşturan gıda ve alkolsüz içecek, ulaştırma ve ev eşyası grupları en çok fiyat artışının olduğu gruplar olmuş yaklaşık %25 seviyesine gelmiştir.

Ürün bazında en çok fiyat artışının görüldüğü ürünler salatalık %83, şeftali %73,2, ayçiçeği yağı %60,5, margarin %56,4, tavuk eti %56,3, mısırözü yağı %51,3 şeklinde gerçekleşmiştir.

Emekliye, memura ve işçiye verilen yıllık zam göz önüne alınırsa hayat pahalılığı tam anlamıyla orta yerdedir ve üzerinin örtülmesi mümkün değildir.

Tüketici açısından durum bu kadar vahimken gıda üretimimizin başlangıç ve temelini oluşturan çiftçiler açısından da durum hiç iç açıcı değildir.

Salça üreticileri ortalama kg. bazında çiftçilerle 65 kuruş üzerinden sözleşme yapmış olmasına rağmen sözleşme dışı domates fiyatları bu rakamın da altında 50 kuruş, hatta daha altındadır.

Bu rakamların bırakın üretim maliyetini karşılamasını toplama işçiliğini bile karşılaması mümkün değildir.

Patlıcan, biber, kabak vs mevsim sebzeleri için de durum farklı değildir.

Çiftçi kendi malını doğrudan tüketiciye ulaştıramaması durumunda kar sağlayamamaktadır.

Ege bölgesinin en önemli gelir kaynaklarının başında yer alan sultani üzüm için geçen yıl mahsulü için fiyatlar tatmin edici olmaktan uzak olup 2021 Ocak seviyesindedir.

Doğal olarak üzüm üreticileri tedirgin bir bekleyiş içindedir.

Buna bezer daha çok örnek vermek mümkündür.

Yaşanmakta olan ekonomik zorluklar milletimizde gelecek kaygısı yaratmakta onları mutsuz etmektedir.

Bir türlü sağlam temellere oturtamadığımız fiyat istikrarı ve ülke kaynaklarının adil paylaşımının bu günden yarına temin edilmesi mümkün olmamakla birlikte çözüm yolunda küçük de olsa adımlar atılabilmelidir.

Milletin dertleriyle hemhal olmak durumunda olan siyasetçilerin halkın yanında yer alması, şikayet ve beklentileri doğrudan tespit etmesi faydalı sonuçlar doğurabilecektir.

Hazır TBMM tatile girmişken sayın milletvekilleri halkın arasına karışmalı vatandaşın nabzını tutmalıdır.

Oda, dernek ziyaretleri yerini çarşı, pazar, fabrikalar ziyaret edilmeli vatandaşlar dinlenmelidir.

Dertlerine anında derman olunamasa bile onlarla birlikte aynı duygular paylaşılmalıdır.

Ülkeyi yönetenler, iktidarıyla muhalefetiyle tarlaya, bahçeye, köye gitmeli sanayi kentlerinde vardiya değişim saatlerinde servisleri bekleyen çalışanlarla sohbet etmeli, hiç olmazsa her şart altında halkımızla birlikte olduklarını göstermelidir.

Böylesine bir tablo milletimizin siyaset kurumuna güvenini arttıracaktır.

Halkımızın gülmesini sağlayamıyorsak onlarla ağlamayı denemek son derece adil yaklaşım olacaktır.

Ahmet Orhan

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.