SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Hangi Merkezler Türkçülüğe Düşmandır ve Türkçüler Ne Yapmalı?

Bu haber 28 Ekim 2018 - 12:28 'de eklendi ve 3.176 kez görüntülendi.

Her ulusun, nihai amaç olarak belirlediği doğru ya da yanlış bir ülküsü vardır. Ülkü; bir ulusu motive eden, ona moral taşıyan, yaşama amacını anlamlı kılan hedeftir. Ermeniler “Büyük Ermenistan”, Yunanlar “Megola İdea (Büyük Yunanistan)”, İsrail “Büyük İsrail” gibi ülküleri veya projeleri devlet katından, kendi milletlerine taşırlar. ABD’nin Asya’yı ele geçirmeye dönük projesi bilindiği gibi BOP’dir. ABD, BOP içerisinde Kürtlere de bir “ülkü” vaat etmiş; Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den koparılacak parçalarla “Bağımsız Birleşik Kürdistan” hedefini Kürtlerin belirli bir kesimine taşımıştır.

Çevremizde Türk ulusunu Anadolu’dan atmak, uzun vadede imha etmek hedefiyle örgütlenmiş bu kadar devlet ve terör örgütü varken, birilerinin çıkıp “Türk’üm ama Türkçü değilim” ifadesini kullanması; Türk ulusunu ülküsüz bırakmak, farklı bir ifadeyle savunmasız bırakmak amacına hizmet eder. Aynı kişinin daha önce kendisi için “Benim dedelerim de Gürcü”, “Müslüman’ım de, geç”, “Türkçülük bölücülüktür” gibi ifadeleri de hafızalarımızdaki tazeliğini korumaktadır.

Bir devletin asli kurucu unsurunu inkâr etmek; o devletin kurucu ilkelerini, temel yapısını, tarihsel birikimini inkâr etmekle eş değerdir. Milletler için ülkünün öneminden bahsettikten sonra, Türk ülküsünün temeli olan Türkçülüğe, Türk milliyetçiliğine dair kim, ne söylemiş bir bakalım.

Önce biraz geriye dönelim ve milliyetçiliğe karşı kullandıkları yöntem hususunda farklı siyasi çevrelerin nasıl bir araya geldiğini, somut örneklerle hatırlayalım.

Ahmet Davutoğlu Dış İşleri Bakanı olduğu dönemde Hürriyet Gazetesine 17.09.2012’de vermiş olduğu röportajda “Ulusçulukla hesaplaşmanın zamanı geldi.” şeklinde bir ifade kullandı.

18 Şubat 2013. Yer Mardin. Başbakan Tayyip Erdoğan “Kimse bizim karşımıza Türklükle çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almış bir iktidarız.” dedi.

8 Temmuz 2014’te Erzurum’da yaptığı konuşmada Erdoğan, “Türkçülük ayrımcılıktır” şeklinde bir açıklama yaptı.

29 Eylül 2015. C.Başkanı Erdoğan muhtarlarla yaptığı toplantıda “Türküm diyebilirsin bu senin en tabii hakkındır. Ama Türkçüyüm dersen ayrımcısın” şeklinde konuştu.

Erdoğan’ın bir gazeteyi işaret ederek Atatürk’ün ifade ettiği “Türkiye Türklerindir!” vurgusuna dair, “Gazetenin bir tanesi yazmış ‘Türkiye Türklerin’ diye. Ahlaksız bu, hayâsız. ”

Tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla Birgün’den Hüseyin Şimşek’in sorularını yanıtlayan Demirtaş şu ifadeleri kullanıyor: “HDP, Kürtçü de değildir Türkçü de.

Siyasal İslamcı yapının Türk ve Türkçülük düşmanlığı bu kadar ortadayken, ABD’nin Ortadoğu’da ve Türkiye’de temel aktör olarak kullandığı bölücü terör örgütünün, Türkçülüğü “faşizm” olarak nitelendirmesi on yılların bir gerçeği olarak ayrı yerde durmaktadır. Biraz daha ileri gidelim. Batı emperyalizmi için en büyük tehdit “Kemalist milliyetçilik”, bizim deyişimizle Türk milliyetçiliğidir. Çünkü bizim milliyetçiliğimiz, anti emperyalist bir temele dayanır. Bu yönüyle, Batı’nın sadece Türkiye’ye dönük egemenlik kurma planlarına değil; Asya’ya egemen olma ve Asya’nın kaynaklarını denetleme planlarına karşı da bir set koyma işlevine sahiptir.

Tabi ki kimse Türkçü olmak zorunda değil. Birey ve çevrelerin hangi dünya görüşüne sahip olacağına kimse karar veremez. Ancak Türkiye’de Türkçülüğü hedef alanların kimlerle aynılaştığını net olarak görmek lazım:

Siyasal İslamcılar, bölücüler ve tabi uluslararası bir terör örgütü olan FETÖ, Türkçülüğü hedef alarak ABD ve AB emperyalizmiyle aynı mevzide buluşmaktadırlar. Daha doğru bir ifadeyle, bu örgütlenmeler (Siyasal İslamcılar, FETÖ ve YPG / PKK) Türk Devleti’nin kurucu ideolojisi olan Türkçülüğe karşı ABD’nin ekonomik ve siyasi hedeflerine uyumlu bir söylem ve eylem geliştirmektedirler.

Özellikle 2000’li yıllarda Türkçülüğün yükselen bir fikir hareketi olacağını ön gören küresel merkezler, kendi denetimlerinde bir “Türkçülük” hareketi oluşturarak veya var olan teşkilatlar içerisine sızıp, onları yönlendirerek, NATO ekseninde bir sözde Türkçülük etkisinin oluşmasına neden olmuşlardır. Atatürk, Akçura, Gökalp, Gaspıralı, Galiyev ekseninin dışında; NATO şemsiyesi altında savunulan sözde Türkçülük de, en az Siyasal İslamcı hareketler, bölücü terör örgütü gibi güç merkezleri kadar Türkçülüğün karşısında konumlanan odaklarıdır.

Türkçülük, disiplinli bir program olarak Ulusal Kurtuluş Savaşımız ve Cumhuriyet’in ilk 15 yılında, temel kurucu ideoloji olarak Türk tarihindeki yerini almıştır. Yusuf Akçura’nın ifade ettiği gibi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin başta Büyük Millet Meclisi Hükümeti namıyla, sonra hakiki adıyla kurulması, Türk milliyetçiliği açısından Türkçülük idealinin gerçekleşmesi demektir. Çoğu Türkçülerin belki hayatlarında gerçekleşeceğini ümit bile edemedikleri ideal, bir Türk dehasının kudretiyle bir gerçek olmuştu, milli Türk devleti kurulmuştu.” (1)

Bu temelden yola çıkacak olursak, Türkçülüğü hedef yapan birey, çevre veya merkezler; aynı zamanda Türk Ulus Devleti’nin ve Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş ilkelerini de hedef almış olur.

Türkçüler; Türk ulusunu ve genel olarak Asya’yı hedef alan emperyalizmle uzlaşan, emperyalizmin projelerine uyumlu adımlar atan akımlara karşı fikir temelinde sürekli bir mücadele yürütmelidirler. Bu bizim boynumuzun borcudur. Küresel emperyalizmin şemsiyesi altında himaye edilen bölücülük, Siyasal İslamcılık, liberalizm, sahte “Türkçülük”; Türkçülerin gerçek fikir hedefidir. “Biz, bizi yok etmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı mücadeleyi ilke edinen” bir ideolojiye inanıyoruz. Bu yüzden Türkçülüğü “anti emperyalist bir halk cephesi” olarak görüyor ve Müdafaa-i Hukuk hareketinin kurucusu olan Türkçülerin yolundan yürüyoruz.

MİTHAT AKAR

1 – Yusuf Akçura, “Asri Türk Devleti ve Münevverlere Düşen Vazife”, Türk Yurdu, c.3, sayı 13, Ekim 1925, s.1-16.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.