DOLAR 5,6851
EURO 6,2939
ALTIN 272,1
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Sağanak Yağışlı

Haçını örtenler

13.12.2012
56
A+
A-

İslam dünyası ve özellikle ülkemiz büyük bir Haçlı kuşatması ile karşı karşıyadır. Siyasetimiz, kültürümüz, inancımız başta olmak; üzere basın ve yayın kuruluşlarımız, derneklerimiz, dini cemaatlerimiz, sanat camiamız…

El atılmadık kurum, kuruluş kalmamış görünüyor. Ülkemizden farklı olarak giremedikleri diğer İslam ülkelerini ise, ya işgal ederek ya da Suriye’de olduğu gibi isyan çıkararak amaçlarına ulaşmaktalar.

Ancak ben ülkemizde örtülü Hıristiyanlık üzerinde durmak istiyorum.

Hem inancımız hem de hukuk sistemimiz, her vatandaşımızın istediği inanç ve dinde olmasını mümkün kılarken, toplumda Haçını örtme gereği duyan yazar, ilahiyatçı, akademisyen, siyasetçi, sanatçı, gazeteci unvanlı bay ve bayanlar neden buna ihtiyaç duyarlar?

Çok ilginçtir, Türkiye’de yürütülen azınlık faaliyetlerinin tamamı dini görünümlü, İslamcı bir kimliğe sahiptir. Bakıyorsunuz yazar; başı örtülü, eli-ayağı düzgün, özenle, bezenle seçilmiş bir hanım…

İslamcı bir gazetede yazı yazmakta, ekranlara çıkmakta ama ne yazıları milli ve dini, ne de konuşmaları. Olabilir gazeteci diyorsunuz… Bir değil, iki değil hep böyle… Bunların dilinde konuşulan konu eğer terörse suçlu, devlet. PKK’nın hiç suçu yok… Ermeni soykırım iddiaları ise suçlu, Türkler… Konu Suriye ise suçlu Esat, haklı Amerika… Bu maalesef hiç değişmiyor.

Hemen hemen her zaman durum vaziyet bu… Mabet deyince hemen bir kilise muhabbeti başlar dillerinde. Konuşanın başörtülü olduğunu görünce camii, türbe sohbeti yapacak sanırsınız ama boşuna bekler, avucunuzu yalarsınız… Yurt dışı gezilerinden bahisle, gezdikleri kiliseleri anlatır, dururlar…

Hatta ne kadar Müslüman olduğunu size anlatmak içinde kilisede namaz kıldığını bile anlatır. Tabii mum yakıp, guduklandığından (üçgen işareti kastedilmiştir) hiç söz etmez, ama suçüstü olduğunda ise feryadı koparır. “Orası da Allah’ın evidir…” falan filan…

Kilise Hıristiyanlara ve size göre inandığınız Tanrı’nın evi olabilir. Ama biz Müslümanlara göre Allah’ın evi sadece “Takva temelli” ve her türlü gösterişten uzak mescitlerdir. Dileyen dilediğine inanır, buna kimse karışamaz, bizim anlatmaya çalıştığımız hem inancımız, hem de hukuk sistemimiz buna izin verdiği halde, neden Haçlarını örterler? Hem de başörtüleri ile…

Başörtüleri ile saç yerine Haç örtenlerin, adının Müslüman adı olması sizi yanıltmasın, taptıkları ve yaptıkları hep, Haçtır. Bunların başörtülerinden ısrarları İslam’ın örtünme emri olması değil, Haçlarını gizlemeleri. Örtünmeyi emreden Allah ecnebilerin mabetlerini ve dinlerini sevdirmeyi, yasaklamıyor mu?

Yahut onlara topraklarını satmayı, onlarla birlik olup Müslüman coğrafyasını kan gölüne çevirmeyi yasaklamıyor mu? Yahudi’ye kalkan olup arz-ı mevut idealini gerçekleştirmeye yardım etmeyi, haram kılmıyor mu? Kilise anlatan dilleri bu yanlış politikaları anlatmak için neden dönmez?

Saç bahane, Haç şahane…

Ülkemizde Dinlerarası Diyalog ve Medeniyetler İttifakı ile tek hak din olan İslam’ın Hıristiyanlık ve Yahudilikle eşitlenerek, hak batıl ile karıştırılmıştır. Artık din denince İslam’dan başka dinler gündem edilmekte, onlar da hakmış gibi gösterilmektedir.

Çok değişik çevre ve meslek gruplarında olmasına karşın hepsinin ortak yönleri Amerikan İslam’ının inanç ölçüleri olan “Ilımlı İslam” akaididir. “Dinler eşit… dinlerin hepsi ilahi… Hangisinde olursan ol fark etmez… Kilise, cami, havra hepsi Allah’ın evi…”

Bu inanç ve akait sahibi İslam’a göre kesinlikle Müslüman değildir. Çünkü İslam’a göre hak bir tane, o da İslam’dır. Tüm bu gerçekler ışığında, Haçını örtenlerin maksadı milleti değiştirme ve dönüştürme amacıdır.

Yusuf KARACA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.