DOLAR 5,7125
EURO 6,3746
ALTIN 278,0
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Az Bulutlu

Gerçek ve AKP’nin Masalları

29.05.2014
60
A+
A-

Fikri Atılbaz

Gerçek’le, AKP iktidarının içinde bulunduğu dünya, çizdiği tablo ve dağıttığı pembe gözlük hiç mi hiç uyuşmamaktadır. Başbakan Erdoğan ve şürekası bambaşka bir dünyada yaşamaktalar ya da içtikleri ne ise onu bizden saklıyorlar. Evet hangi açıdan bakarsanız bakın Türkiye gerçeği bir felaket. İster yurt içinden bakın ister yurt dışından, ister içerdeki sosyal kesimler açısından bakın, ister yurt dışındaki değerlendirme kuruluşları açısından sonuç hiç değişmiyor. Türkiye kan kaybediyor.

Dış basın tarafından lanetlenen bir ülke konumuna geldik. Bazı gazeteler, Başbakan Erdoğan’ı manşet yaparak kötülüyorlar. Türkiye dış ülkelerdeki itibarını yitirdi. Düne kadar katil olarak ilan ettiği İsrail’le, bu gün ‘enseye tokat’ moduna girince, herkesin aklına, ‘bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ demek geliyor.

Mahkeme İsrail’li komutanların tutuklanmasını istiyor, Erdoğan ilişlkilerimiz normalleşiyor diyor. Komutanların yakalanma kararına hiç değinmiyor. Zaten Mursi için dünyayı yıkarım diyen de bu Erdoğan değil miydi? Gördüğünüz gibi 4 rakamını da, Mursi’yi de, Mısır halkını da unuttuğu gibi, verilen idam kararları hakkında da konuşmadı. Erdoğan’ın özelliği bu konulara sıkıştığı zaman tabanına mesaj vermek için kullanıyor olması.

Twitter’a yasak koyması, gezi olaylarında çizdiği portre, 17Aralık sonrası içine düştüğü durum, Soma’da insanların yüreği yanarken, onun yarım kabadayılık taslaması Amerika ve Avrupa’yı Erdoğan ve AKP’den soğuttu. Evet sonuçta her yaptığıyla onlara hizmette kusur etmemesine rağmen, onlar kendi dediklerini yaparken daha uysal olmasını istiyorlar. Yoksa ona destek çıkmaları zayıflıyor. Erdoğan’ı bu haliyle desteklerlerse, bir diktatör heveslisini desteklemiş olacaklar. Bunun da kendi ülkeleri tarafından tevili mümkün değil.

Durum dışarıda böyle de içerde farklı mı? Hayır durum içerde de hiç iç açıcı değil. yerel Seçimlerden sonra, Cumhurbaşkanlığı sevdasına düşen Erdoğan, bilinmeyen bir sebepten dolayı hala Cumhurbaşkanlığına adaylığını açıklayamadı. Ancak yaptığı bütün hamlelerle, konuşmalarla aday olacakmış gibi gözükse de, bunu açıklayamamış olması korktuğunu göstermektedir. Ama neden veya kimlerden?

Cumhurbaşkanlığından Başkanlık sistemine geçiş için gerekli olan federatif yapıya da geçiş yapamayan bu AKP ve başı ortalıkta dolaşıp durmaktadır. Bakalım AKP’nin durumundan kim, hangi milletvekili faydalanacaktır? Ya da hangi şanslının kapısı çalınacaktır? Adaylık süreci, AKP’nin önünü tıkamakta, engellemekte, yanlış yapmasına sebep oluyor.

17 Aralık yolsuzluk operasyonundan sıyrıldıkların sananlar için, öyle bir şeyin mümkün olmadığını herkesin bilmesi gerekir. Er ya da geç adalet yerini bulacaktır. Soma, 17 Aralık’ı unutturmuştur; fakat herkes nereye koştuğunu bilememektedir. Şu an Soma’da yaşananların hükümetle ilgisi olanların hafızalardan silinmesi için büyük bir fırsat doğurdu. Nedeni Almanya üzerinden Sünni ve Alevi çatışmasını doğuracak ortam hazırlamanın eşiğine düşmüşlerdir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi bölücü çeteye terk edilmiştir. PKK, vergi adı altında haraç toplamaktadır. Vatandaşın üstünü karabasan gibi çökmüştür. Polis olup yol kesmekte, asker olup yol devriyesi yapmaktadır. kendi güvenlik teşkilatını kurmuştur. Karakolları basmaktadırlar. Resmi kurumları hiçe saymaktadırlar. Kürtçe resmi kurumlarda konuşulan birincil dil olmuştur. Bölücülük geçer akçe olmuştur. Dağlarımız PKK’nın kontrolü altındadır. şehirlerimiz, onların kontrolü altına girmiştir. PKK, dağdan şehire inmiştir. Asker kışlasına çekilmiş, sadece seyretmektedir. Polis üstüne atılan havai fişeklerle kutlamalara (!) katılmaktadır.

Türkiye felakete doğru yol almaktadır. Bunlar din diyerek iktidar olsalar da, Kuranla dalga geçenleri koruma altına almışşlardır. Bakara süresine makara diyen utanmazlar hala yüzleri kızarmadan geziyor. 700 bin liralık saat bu zihniyetin şanı, şerefi olmuştur. Ençok övünecek şey, Yahudi ADl örgütünden aldıkları kahramanlık madalyasıdır.

artık bu gidişe son verelim. Şayet son vermezsek Türkiye’nin sonu olacak!

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.